MAYIS AY’I ANMALARI VE  SOL

Mustafa Elveren – Em.Öğrt.

Bilindiği gibi, önceki yıllarda bir çok yerleşim birimlerinde 1 Mayıs Şehitlerini Anma ve 1 Mayıs Emek, Mücadele ve Dayanışma Bayramı’ndan sonra, bu Ay’da yitirilen tüm devrimcileri ortak platformlarda anma etkinliklerini gerçekleştirmek, bir gelenek haline gelmiştir. Böylesi ortak etkinliklerin yapılması, sosyalist-özgürlükçü-demokratik Sol’un birliği açısından da çok yararlı olacağını düşünüyorum.

Demokrasi, özgürlük ve sosyalizm savunucularının öncülerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan her yıl olduğu gibi bu yıl da (6 Mayıs 2008) hem mezarları başında, hem de Türkiye’nin  ve Dünya’nın bir çok yerleşim birimlerinde sevenleri ile dostları tarafından  çeşitli etkinliklerle anılacaklardır. Ayrıca,18 Mayıs’ta İbrahim Kaypakkaya için de aynı şekilde anma etkinlikleri yapılacaktır. Diğer bir anma ise, Mayıs Ayı’nda Diyarbakır Cezaevi’nde bedenlerini ateşe veren Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Eşref Aynık ve Mahmut Zengin için yapılacağıdır.

Bu değerler üzerinde Sol’un ortak hareket etmesi gerekmektedir. Ama, hangi sol? Günümüzde evrensel Sol ile resmi ideolojinin savunuculuğunu yapan sahte “Ulusalcı Sol”u birbirine karıştırmamak gerekir. Deniliyor ki, “hem ulusalcı ve hem de devrimci sol olabilir”miş. Demokratları, sosyalistleri ve devrimcileri idam eden bu düzeni savunarak solcu olduklarını söyleyenler, ancak sahte solcu olabilirler. Bu demagojiyi yapanlar genel olarak “Kemalizm”’in arkasına sığınan tek tip düşünen kesimlerdir.

Türkiye'de herkes görüşlerini ifade edebilmeli, hakaret ve iftira olmamak kaydıyla çok acımasızca birbirlerini eleştirebilmelidirler. Çünkü bizler önce eleştiri kültürünü öğrenmeli ve içimize sindirebilmeliyiz. Yapılan eleştiriler kültürel zenginlik olarak değerlendirilmelidir. Böylece bir çok eksiğimizi ve yanlışımızı giderebiliriz. Buradan hareketle, aşağıdaki örneği vermek suretiyle, konuyu pekiştirmek istiyorum.

Ezilen bir halkın ya da ulusun yanında yer almayan nasıl solcu olabilir ki? Hele bir de solculuk adına Kürt karşıtlığını yapmak. Tam bir komedi ve dram sahnelerini andırıyor. Web üzerinde açtığı formlarda “CESETLERLE ÖVÜNENLER VE BİR TEHDİT” başlıklı  yazımı tartışmaya açan, Wiyana’da oturan “Hızlı Solcu”lardan birisine yazdığım cevabi e-postanın bir bölümünü buraya aktarıp, takdirini sizlere bırakıyorum.

“Ben, sorunların silahla değil, demokrasi içinde mücadele vererek çözüleceğine inanıyorum. Benim sosyalizm ve devrimcilik anlayışım böyledir. Ancak, ortak paydalarımızın olduğunu da biliyorum. Bu bakımdan; demokrat kemalisler, sosyal demokratlar, demokratik Alevi kurumları, demokratik Kürt kurum ve örgütleri ile emekten yana olan tüm sosyalist ve devrimci solcuların (Milliyetçi-ulusalcı-sahte kemalistler sol olamaz.) ortak paydalarda asgari taleplerde bir arada olmalarını hep hayal etmekteyim. Hayal diyorum, çünkü, Dünya'nın en zor işi solcuları bir araya getirmektir. Olsun, fakat hayali bile hoştur.“

Bir çok insan inandığı değerleri uğruna canını verecek kadar kararlı ve inançlıdırlar. Yanlışlığını ya da doğruluğunu tartışmıyorum.  İnançları uğruna hayatını kaybeden tüm devrimci değerleri saygı ile anıyor ve  selamlıyorum.

05.05.2008 / Mustafa Elveren  - Em. Öğrt. 

mustafaelveren@gmail.com

www.gomanweb.com

Ekleme Tarihi: 05.05.2008 / Gomanweb