Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu

 

 

Sivas Şehitleri

 

 

1 Ocak 2007 Tarihinden İtibaren HİT

BUNLAR MI SİVİL?

Mustafa Elveren – Em. Öğrt

Sadece fiziki görünüşleri dışında ahlaki ve düşünsel olarak kadınlıkla hiç bir ilgisi olmayan, Yine isimlerinin başına yerleştirdikleri “Çağdaş” ve “Türk”  kelimelerini  kendilerine şemsiye yapmanın haricinde, çağdaşlıkla hiç bağdaşmayan, çoğunluğu  türkleştirilmiş dönme ve kırmalardan oluşan sözüm onlara bazı kadın kuruluşları, İstanbul İnsan Hakları Derneği eski başkanı Sayın Eren Keskin hakkında paralı ilanlar vererek, güya “protesto” etmişler. “Glu glu dansçı” Erbakan’ın deyimi ile “fosiller” yine sahneye çıktılar.

İlanı veren dernek, vakıf ve benzeri kuruluşların isimleri dikkatlice incelendiğinde, çoğunun belki de tamamının devlet tarafından desteklendiği ve finanse edildiği anlaşılacaktır.Mecliste bulunan iki siyasi partinin (CHP-DYP) İl  Kadın kollarının içinde bulunması dikkat  çekicidir. Öyle anlaşılıyor ki, daha önceleri isimlerinin başına “şehit”, “gazi”, “vatansever”, “milliyetçi”, “ulusalcı” sözcükleriyle bezeyerek  piyasaya sürdükleri yedek güçlerini yeterli görmemiş olacaklar ki, ortalığı bulandırmak için doğrudan işin içine giriyorlar. Peki, Türkiye’de  insan hakları savunucuları ile demokratik kurumlarına tehditler ve baskılar yapılırken, Mazlum-Der gibi bir avuç demokrat Müslüman dışındaki müslümanlar   neredeler? Her zaman söyledim ve bir kez daha tekrar edeyim, siyah cüppeliler ile yeşil cüppeliler zaman zaman iktidar ve rant çelişkilerinden dolayı kavga edebilirler, bu kavgada gerçek devrimci sol ve demokrasi savunucuları taraf olmamalıdırlar. Sayın Eren Keskin gibi bir avuç direnişçi demokrat kadınlarımız bunlara alet olmadıkları için, bu gün bu “fosillerin” hedefi haline geldiler. Bir avuç da olsalar,  yüz elli kişi de olsalar, yine de “Türk” ve “Çağdaş” unvanlı “fosillerin korkulu rüyası haline geldiklerini söyleyebiliriz. Gerçek çağdaş, evrensel değerlerin savunucusu, demokrasi militanı Sayın Eren Keskin’e her geçen gün sevgim ve özlemim kat kat artarak sürüyor. Geçmişten günümüze kadar yaşanan olayları şöyle bir gözümüzün önüne getirelim. Sayın Eren Keskin’i; başta militarist gizli güçlerin  yaptığı tehdit ve saldırılar, Fatih Altay gibi tosun yazarların baskı ve hakaretleri, Ülkücü tosuncukların küfürleri, şimdi de ”çağdaş” ve “Türk” ön unvanlı   tosunlar saldırmaya başladılar. Yetmedi, kendilerini alevi-bektaşi olarak lanse eden, sadece isimlerinden başka Alevilikle hiçbir ilgisi olmayan, sitelerinin baş köşelerine  türk-islam sentezcisi yazarları yerleştirip, alt kademelerine de dede falan, dede filan….  gibi isimleri koyup, günde beş vakit Türklük için ibadetini yaptıktan sonra, geri kalan zamanlarını da .islama ve onun peygamberine methiyeler yazan, zaman buldukça da Kürtlere ve demokrasi güçlerine saldıran   resmi ideolojinin alevi geçinen savunucularını da unutmamak gerekir. Adamlar kendilerini akıllı, bizi aptal sanıyorlar, madem ki sen dedesin, dedelik de Muhammed’in soyundan geldiğine göre, senin Araplığın kesinleşiyor. O halde aleviliği kullanarak neden türk-islam sentezciliğini yapıyorsun? Tam tersine Araplara karşı düşmanlık besliyorlar. Tıpkı korucu ve işbirlikçi kürdün ihanetine benziyor. Bunlar bu günlerde başta Kürtler olmak üzere, Türkiye devrimci, sosyalist,demokrat  ve aydın kuruluşlarına ve kişilerine,  “çağdaş-Türk” unvanlı kuruluşlarla  aynı cepheden saldırıyorlar.O kadar ileri gidiyorlar ki, bazen de sahte barış sözcüklerini  bir yerlerine yerleştirip, bu değerleri hem dejenere etmek ve hem de bu değerler üzerinden rant elde etmeye çalışıyorlar. Son günlerde saldırılarına devrimci ve demokrat sanatçı Sayın Ferhat Tunç’u da eklediler. Bu sahte alevi kuruluşlarına  karşılık, birçok  gerçek alevi kurum ve kuruluşları da dimdik ayaktadır ve Türkiye demokrasi güçlerine katkı sunmaya devam ettiklerini memnuniyetle görmekteyiz. Dünya’nın ve dolayısıyla Türkiye’nin de en büyük alevi kuruluşu olan ve bir çok ırktan oluşmuş ABF bu alevi kurumlarının başında gelmektedir. Artık  kürtsüz  ve Alevisiz bir demokrasinin mümkün olamayacağının bilincine herkesin varması gerekir. Aleviler, sahte çağdaşlar değil, gerçek çağdaş Pir Sultan’ı ve Kerbela direnişçilerinin  geleneğini temsil etmelidirler.

Daha önceki yazılarımın birinde belirtmiştim, bu dönem insan  hakları savunucularına ve bizim gibi demokratlara yöneleceklerdir. Önce tetikçilerini kullanacaklar ve arkasından da, bir takım sözüm onlara sivil olduğunu söyleyen  “çağdaş-Türk” ünvanlı dernek ve vakıflarını devreye sokarak, iktidarlarını perçinleştirmeye çalışacaklardır. Bu günkü hükümet  esas iktidar güçleriyle uzlaştığı anlaşılmaktadır.  Yani,esas iktidar sahipleri olan  siyah cüppeliler ile iktidar olduğunu sanan yeşil cüppeliler arasında bazen birbirleriyle sert şakalar yapmaktadırlar.Bu  şaka muhabbetinde   demokrasi savunucuları   taraf olmadıkları için hedef seçilmişlerdir. Bu saldırıları püskürtmek için ancak, alanlardaki kitle sayısının 150 kişiden 150 bin kişiye çıkarıldığı zaman mümkün olacaktır. 10.06.2006

Mustafa Elveren - Emekli öğretmen

www.komanweb.bravehost.com

komanweb@hotmail.com

Mustafa Elveren'in Tüm Yazılarını okumak için tıklayınnız >>

  Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu