Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu

 

 

Sivas Şehitleri

 

 

1 Ocak 2007 Tarihinden İtibaren HİT

“Aleviler Sağa Açılıyor” mu?

Mustafa Elveren – Em. Öğrt

Seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, son günlerde bir kısım basında Alevilerle ilgili çıkan haberler dikkat çekicidir. Başta ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu olmak üzere, Saadet Partisi’nden MHP’ye kadar birçok partinin Alevi kesime yönelik projeler geliştirdiğini, ANAP Genel Başkanı Sayın Erkan Mumcu tarafından Diyanet İşleri Başkanlığı'nın  'İnanç Hizmetleri Başkanlığı' adı altında yeni bir birimin kurulmasını istemesi, hayra alamet değildir. Bu doğrultuda, kendilerini alevi “babası” ya da “dedesi” olduğunu iddia eden kaşarlanmış birkaç politikacının “Yıllardır Sola oy veren alevilerin sağ partilere açılacağı”  yönündeki demeçleriyle süsleyerek Alevi Halkını yanıltmaya yönelik bir çalışmanın yapıldığı anlaşılmaktadır.

Aynı doğrultuda demeç veren şu isimleri dikkatlice inceleyiniz. Cem Vakfı yöneticisi Yesari Gökçe, Alevi yazar Reha Çamuroğlu ve Cemal Şener, Bektaşi babası Şakir Keçeli, (Burada eski CHP’li şimdiki Saadet Partili ve Ehlibeyt Vakfi Başkanı Fermani Altun ile Riza Zelyut’u da unutmamak gerekir)  oh ne ala! Cem Vakfı’nın lideri durumundaki kişiyi aleviler artık çok iyi tanımaktadırlar. Yıllardır Kemalizm şapkası altında  başta Oniki Eylül diktatörlüğünün ürünü olan Turgut Sunalp’ın MDP’sine  Alevileri pazarlayan bir kişi olduğu biliniyor. Hatta Tansu Çiller ile  pazarlıklar yaptığı, Çiller’den Aleviler adına bütçeden para aldığı da söylenmektedir. Alevi Yazar dedikleri Reha Çamuroğlu ise, zaten yıllardır DYP’nin yönetici kadrosunda çalışan kişidir.  Cemal Şener ile Alevi babası diye adı geçen  Şakir Keçeli ise, yıllardır CHP’nin içinde yöneticilik ve geçmişte milletvekilliği ve senato üyeliği adayı olmuşlardır. İlk Devlet Partisi olan CHP’nin solculukla bir ilgisinin olamadığı bilinen bir gerçektir. En başta MHP olmak üzere, her biri  Kemalizm’in farklı versiyonu olan partilerdir. Bunlara  solcu alevi demek tabiatına aykırıdır. Bu zihniyet yetmişli yıllarındaki Birlik Partisi’nin onlarca milletvekilini Süleyman Demirel’e teslim eden sahte Alevicilerdir. Hiç kimse Aleviliği Kemalizm ile eş değerde tutamaz. Bundan böyle, “Rejimin sigortası”  oyununu oynamamalıdır.

Yıllardır “Şeriat geliyor” korkusuyla aleviler,  “komünistler gelir, din elden gider” korkusuyla da İslamcılar  hep karşı karşıya getirildiler. İşte Maraş, Çorum,  Sivas, Gazi vb. olayların sebebi “Devletin Bekası”  adına yapılan kanlı politikalar değil mi?  Bu gün  ise, biraz daha şekil değiştirerek,  “Vatan bölünüyor” korkusuyla  halkı yönlendirerek meydanlarda linç  olayların yaşanmasına sebep olmaktadırlar. Bu ülkede bir kısım siyasi partiler hükümet oldular, fakat hiçbir zaman iktidar olamadılar. Bu çarkın içindeki bazı akılsız politikacılar da, “Bölücüleri” meclise taşımamak için kazdıkları yüzde onluk baraj kuyusuna kendileri düştüler. Bu nedenle halkın yüzde elliden fazlası şeklen de olsa mecliste temsil edilmemektedir.

Yine, bir çoğumuz biliyoruz ki, gerçek demokratik – laik devlet düzeninde ne zorunlu din dersi eğitimi olur, ne de Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumlar olur. Dini kurumları devlet finanse edemez, ancak denetler. Zaten binlerce vakıf ve dernekler aracılığıyla yapılan finans kaynakları mevcuttur. Bu kadar büyük bir rant pastası ortada mevcut iken,  Diyanet İşleri Kurumu gibi ikinci  büyük  rant pastasına  gerek var mıdır?

Bu gün  durup dururken Alevilerin oyları bu beyleri neden  ilgilendiriyor? Benim anladığım kadarıyla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yakında iki önemli davayı ele alıp görüşeceklerdir. Bunlar, zorunlu din dersi eğitimi ve seçim baraji ile ilgili açılan davalardır. İşte tam  burada  Devlet basını da kullanarak, sözüm onlara “alevi babası, dedesi”ni devreye sokuyor. Çünkü, AİHM’den aleviler lehine çıkabilecek bir sonucu aleyhine çevirmek istediklerini tahmin etmek zor olmasa gerek.

Artık aleviler oyuna gelmemelidirler. Kürtlerin uyanmasıyla birlikte aleviler de uyanmışlardır. Bundan sonra hiçbir korkuya ve kışkırtmaya kapılmadan, barış ve özgürlük temelinde, hak mücadelesinde kendisi gibi mağdur olan diğer halklarla birlikte öncelikli ortak paydalarda bir araya gelerek, demokrasi yolunda ilerlemektir.

25.09.2006

Mustafa Elveren

elverenmustafa@hotmail.com

www.komanweb.bravehost.com

 

  Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu