Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu

 

 

Sivas Şehitleri

 

 

1 Ocak 2007 Tarihinden İtibaren HİT

PAMUK ŞEKERİ GİBİ BİR ÖDÜL

Mustafa Elveren – Em. Öğrt

Basında izlediğim kadarıyla, Değerli Yazar Sayın Orhan Pamuk’a Nobel Barış Ödülü verilmesinden itibaren, alkışlayanların ve sevinenlerin olduğu kadar, karşı çıkanlar da oldu. Bu karşı olanların cephesinden daha çok milliyetçi-ırkçı kalemler ile resmi devlet ideolojisi yazarları tarafından şiddetle ve acımasızca eleştirildiğini  hep birlikte gördük.

Bu resmi ideologlar ve milliyetçi kalemler özet olarak şu iddiaları ileri sürüyorlar; "Türkler bir milyon Ermeni, 30 bin Kürt kesti", “Washington ve Brüksel siyasilerinin ve bürokratlarının dayatmak istedikleri emperyalist tutuma destek veren açıklamalar yapıyor.”, “romanlarında  Atatürk’ü aşağılamak” “Bunu özgürlük adına, demokrasi adına diye pazarlıyor” “Fransız Parlamentosu Ermeni tasarısını onaylarken, aynı anda ödülü alması rastlantı mı?”  Bu iddiaların  doğruluk payı var mı?  Bu iddiaları tek tek ele alıp incelediğimizde, Orhan Pamuk’un ne kadar gerçekçi ve cesur olduğu ortaya çıkacaktır.

Ben çocukluğumdan beri büyüklerimden Dersim katliamı ile ilgili anlatımların dışında, Ermenilerin de nasıl öldürüldüklerini hep dinlemişimdir. Doğu Anadolu Bölgesi’nin bir çok illerinde olduğu gibi Dersim’de de epeyce Ermenilerin varlığı olduğu biliniyor. Hala oralarda defineciler tarafından Ermenilerin yaşadığı yerleşim yerlerinde altın ve benzeri gömüler araması yapılıyor.Bu yerleşim yerlerinden bir tanesi de benim köyün komşusu olan  Bağın Köyünde (Sonradan Devlet tarafından bir çok kürt ve alevi köylerinin isimlerinin değiştirilmesi gibi bu  köyün ismi de  Dedebağ Köyü olarak değiştirilmiştir.)  bu tür aramalar çok yapıldı. Benzer çalışmaların bundan 25 yıl önce Van’da da yapıldığını  bizzat kendim şahit oldum. Hatta bazıları bu çalışmayı birlikte yapmayı bile teklif ettiler. Tabi ki, bunlar kulaktan duyma bilgilerdir. Bu bilgiler arasında ayrıca  öldürme olaylarında bir çok kışkırtmalar yaratılarak  Kürtlerin de kullanıldığı  gerçeğidir. Ancak, ne kadar ermeni öldürüldüğünü bilmiyorum. Orhan Pamuk bir milyon dedi, olabilir. Sayısı yüz bin de olsa, bir milyon da olsa , bir katliamın yapıldığı anlaşılmaktadır. En doğrusu da konunun geniş kapsamlı olarak tartışılmasında hiç kimse rahatsız olmamalıdır.Sayın Mehmet Metiner'in dediği gibi, "Fransa bu kararı almakla hem içeride hem de dışarıda çok ciddi bir demokratik ve özgürlükçü muhalefetle karşı karşıya gelmiş bulunmaktadır".Fransa Devleti’nin bu yönde aldığı yasaklama kararı bana göre pek  mantıklı ve ciddi değildir. Olayı sadece politik çıkarları için  kullanmak istedikleri anlaşılmaktadır. Çünkü, Fransa da dahil olmak üzere, hiçbir Avrupa ülkesinde fiili olarak düşünce ve ifade özgürlüğünü engellemek mümkün değildir.

Yine Sayın Orhan Pamuk tarafından söylenen otuz bin kürdün öldürülmesidir. Hangi otuz bin? Orhan Pamuk az söylemiş, Sadece Dersim katliamında yüz binlerce alevi-kızılbaş kürdün katledildiği söylenmektedir.  Artık gerisini siz tahmin ediniz. Bu olay daha çok yakın bir tarihtir. Hem de cumhuriyet döneminde yapılan bir katliamdır. Hala tanıkları yaşamaktadırlar. Yani olay hala canlı bir tarihtir. İnkar etmek mümkün mü?

Siz Atatürk’ü tabulaştırıp,  en ufak bir düşünceyi ifade etmeyi suç sayarsanız, ülkeye gerçek demokrasi yerine  resmi ideolojiyi   demokrasi diye halka yutturursanız, çok doğal olarak halkın aydın ve yazarları da demokrasi mücadelesini vermek durumundadırlar. Hak ve özgürlüklerin olmadığı bir ülkede, Orhan Pamuk’un demokrasi  ve özgürlük adına bu ödülü hak etmesi, Türkiye için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum.Bence pamuk şekeri gibi bir ödüldür.

Şimdi   “Fransız Parlamentosu Ermeni tasarısını onaylarken, aynı anda ödülü alması rastlantı mı?” idiasına gelince. Eğer Abdullah Öcalan’a verilen idam kararının Şeyh Sait'in 74.yıldönümüne gelmesi  (“Karar, Şeyh Sait'in 74. yıldönümünde geliyor...”  - Can Dündar) ne kadar rastlanti ise, bu olay da o kadar bir rastlantı olabilir. Ancak, ben komplo teorisi uzmanı değilim. Her zaman ve bir çok yazılarımda da belirttiğim gibi, bu konuları Sayın Mahir Kaynak’a sormak lazımdır. Son olarak bu ırkçı ve resmi ideologlara şunu söylemek  istiyorum. Siz bu ülkeyi hala  ONİKİ EYLÜL DARBESİ’nin  ürünü olan Anayasa ile yönetiyorsanız, bu elbiseyi kendinize yakıştırıyorsanız, daha çooook böyle rastlantılarla karşılaşacaksınız. Kendinize yakıştırdığınız bu elbiseyi zorla bana da giydirmişsiniz. Bu elbisenin içinde boğulmaktansa, Avrupa kumaşını tercih ederim ve bunun için de mücadele etmek zorundayım.  

17.10.2006

MUSTAFA ELVEREN

EMEKLİ ÖĞRETMEN

E-POSA         : elverenmustafa@hotmail.com

WEB SİTESİ: www.komanweb.bravehost.com

YORUM - 1

Hemşerim ve Arkadaşım Muzaffer Hoca'nın e-Posta ile bana gönderdiği yorumunu aynen yayınlıyorum. Ayrıca gösterdiği ilgiden ve  duyarlılığından dolayı da kendisine teşekkür ederim. (Editör)

Sayın hocam , Orhan Pamuk'un ödülünü öyle güzel yorumlamışsınki , yazacaklarımıın tümünü sen yazmışsın. Hatta bu mesajı dostlara iletmek istedim  ama beceremiyorum  galiba yanlışlıkla sana gönderdim. Güneş balçıkla sıvanamaz. Biz ne çektiysek bugüne kadar  bu inkarcı politikadan çektik. Bugün gün ışığına çıkarılan gerçeklerden ödü kopanlar var. Çünkü bu gerçeklerin devamından korkuyorlar. Doğu  ve güneydoğunun  tamamına yakını  kürtve ermenilerin yaşadığı topraklardır. Köylerimizdeki mevkilerin isimleri hala ermenilerden kalma isimlerdir. Örneğin: Pozi avıngı, Kaniyı ğıço, Diyari dıdıvin, Tuyı şuşı Ğıdiyan, nalı bargı Bumevkilerin sahipleri acaba nerede? Yörenin ünlü ses sanatçısı 'Garabetı ğıço nerede Sanatkarlar Nabet, Şıki Kıwo nerede Bunun gibiler yazmakla bitmez. Dersimde yapılanlara ne isim koymak lazım?  Botan Palu  Koçgiri  Ağrı'ya ne demeli Bence Orhan Pamuk sayıları çok az söylemiş  Selam ve saygılarımla

Muzaffer Kaya - Emekli Öğretmen

YORUM - 2

Sayın Meliha Hanım'ın yorumunu  aşağıya aynen alıyorum. Değerli Meliha Hanım'a bu yorumundan dolayı da teşekkür ederim. (Editör)

PAMUK ŞEKERİ YAZINIZI OKUDUM HOCAM BAŞKA ŞARTLARDA OLSA İNAN PAMUĞUN ÖDÜLÜNE EN AZ SİZİN KADAR SEVİNİRDİM.AVRUPA KUMAŞI ÖYLE İNCE BİR KUMAŞTIRKİ GİYDİĞİN ZAMAN ÜZERİNDE YIRTILIVERİR İNAN. ONU GİYEN ÜLKELERİN DURUMU GÖZLER ÖNÜNDEDİR. SAYGILAR HOCAM.

MELİHA

 

  Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu