Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu

 

 

Sivas Şehitleri

 

 

1 Ocak 2007 Tarihinden İtibaren HİT

CEM VAKFI, ALEVİLER, DTP VE MHP

Mustafa Elveren

Bundan sonra CHP yerine MHP’nin devletin siyasi kanadı olduğunu söyleyebilir miyiz? Bence olabilir. 22 Temmuz seçimlerindeki MHP’nin başarısı bir çok kişiyi ve kuruluşu etkilediğini görmekteyiz. Bunlardan en önemlisi ise, Aleviler adına hareket ettiğini söyleyen Cumhuriyet Eğitim Merkezi (CEM) Vakfı Başkanı İzzettin Doğan’ı ve Kürdleri temsil iddiasında olan Demokratik Toplum Partisi (DTP)’nin Genel Başkanı Sayın Ahmet Türk’ü örnek gösterebiliriz.

MHP’nin düzenleyeceği Erciyes Kurultay’ına bazı Alevilerin de katılması için CEM Vakfı Genel Başkanı Prof.İzzettin Doğan tarafından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye devamlı  çağrı yapılmaktadır. Zaten CEM Vakfı’nın seçimlerde MHP’yi dolaylı olarak desteklediğini biliyoruz. Her nedense bu zat, Alevileri zorlama yöntemlerle islam’ın içine sokup, yıllardır eritme politikasını da yürüttüğünü görmekteyiz. Babasının siyasi mirasını başarılı bir şekilde devam ettirdiğini söylemek mümkündür.

Bu seçimlerde yüzde 47 oy alan Ak Parti yerine yüzde 14 oy almış MHP’nin devlet katında daha çok itibar görüp, ön plana çıkarılmasının bir anlamı yok mu? Buradan hareketle,  bunca büyük alevi  dernekleri ve birlikleri varken, hiç Alevilikle ilgisi olmayan İzzettin Doğan gibi kişilikler neden aleviler adına hep ön plana çıkartılıyor?  Devletten beslenen bu ve benzeri Aleviciler devlet içinde bir siyasi ayak oluşturmuş olabilirler mi? Bu soruları daha da çoğaltabiliriz. Fakat, ne yazık ki, bu sorulara ben de  net cevaplar veremiyorum. Çünkü, elimizde yeterli kanıtlar olsa dahi, bu antidemokratik sistem içerisinde ispatlamak çok zordur.

İzzettin Doğan’ın görmek istemediği Alevi kuruluşlarının söylediklerine de bir göz atmakta yarar vardır. ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU Genel Sekreteri Turan Eser tarafından yayınlanan bildiride “ALEVİLER MHP’DEN DAVET DEĞİL, ÖZÜR VE TARİHSEL YÜZLEŞME BEKLİYOR!” denilmektedir.Yine Türkiye’nin en büyük Alevi derneklerinden biri olan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ise, CEM Vakfı ile MHP yakınlaşması için “YOL DÜŞKÜNÜ  i.DOĞAN ile  MHP FLÖRTܔ olarak  nitelendirmektedir.  Eğer toplumsal barış adına bir şeyler yapılmak isteniyorsa, bu kuruluşların da açıklamaları devlet tarafından dikkate alınması gerekir.

Diğer taraftan TBMM’deki yemin töreni sırasında DTP Genel Başkanı Sayın Ahmet Türk’ün MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin elini sıkarken iki büklüm olmasını bir DTP üyesi olarak içime sindiremedim. DTP’nin  oluşturduğu bu cıvık çamur bazı muhalif Kürd yazarları ile bir kısım sol guruplar tarafından sürekli yüzümüze serpilmektedir.  

DTP’nin dialogtan ve barıştan yana olmasını çok önemsiyorum. Ancak, bunu yaparken iki büklüm olmaya da gerek yoktur. Her işin bir bedeli olduğu gibi, barış içinde eşit ve özgürce yaşamanın da bir bedeli vardır. Çünkü, savaştan ve devletten beslenenlerin sürekli provakasyon  yaratacaklarını bilmeleri gerekir.  Bunu kimi zaman sahte dostluk elini uzatarak, kimi zaman da tehdit ederek yapabilirler. Ama, her uzatılan eli tümden de reddetmek doğru bir yaklaşım olmaz. 

Toplumsal barışın sağlanmasının en önemli kurallarından biri de,  kimliklerin ve inançların eşit duruma getirilmesidir. Birinin diğerinden üstün kılınması veya daha çok ön plana çıkarılması halinde ırkçılığı ve şovenizmi körüklemekten başka hiç bir işe yaramayacaktır.  “Özgür ve eşit yurttaş” bilincinden hareketle, sorunların önemli bir bölümünü çözmek  olasıdır.

Kürdler, Aleviler, Solcular, DTP’liler, MHP’liler vs. hiç kimse bana kızmasın. Çünkü ben gözlemlerimi ve düşüncelerimi evirmeden-çevirmeden, saklamadan içimden geçenleri aynen yazdım. Eğer kızanlar varsa, şimdiden onlardan özür diliyorum.

11.08.2007

Mustafa Elveren – Emekli Öğretmen

E-POSTA:  elverenmustafa@hotmail.com

WEB:  www.gomanweb.com

 

  Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu