Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu

 

 

Sivas Şehitleri

 

 

1 Ocak 2007 Tarihinden İtibaren HİT

12 EYLÜL DARBESİ VE ATATÜRK YAĞCILARI

Mustafa Elveren – Emekli öğretmen

Misafir olarak gittiğim şehirlerdeki Elazığlı ve Dersimli hemşerilerimin iş yerlerine zaman buldukça uğramaya çalışırım. Daha çok siyasi konular olmak üzere, kendileriyle  güncel olayları tartışmaktan büyük keyif alıyorum. Tabi ki, tüm bu tartışmalar fikir özgürlüğü düzeyinde olunca keyifli olabiliyor.

Bunlardan bir kahvehanenin sahibi ile ilginç bir tartışmam oldu. Kahvehane sahibinin ilk okul mezunu olduğunu, halk arasında “kırıkçı” diye tabir edilen “lünpen”  kültürünün etkisinde bulunduğunu daha önceden öğrenmiştim. Adam; Atatürk, vatan, millet, bayrak gibi kavramların ne anlama geldiğini bile bilmiyordu. Aramızdaki tartışma özetle şöyle gelişti:

Mustafa Hoca:

-         Sayın hemşerim, şu anda benim gördüğüm kadarıyla kahvenin duvarlarını Atatürk resimleri ile donatmışsın. Karşılıklı duvarlara çerçeveli iki tane orta boy, çay ocağına bir tane büyük boy poster asmışsın. Ayrıca,  içerdeki kolonda asılı bulunan takvimin her sayfasında birer tane Atatürk resmi mevcuttur. Duvar saatini bile Atatürk resmi ve Türk Bayrağı’yla süslemişsin. Bu kadar çok Atatürk resmini kahveye asmanın bir anlamı olmalıdır. Atatürk’ü çok mu seviyorsun? Bu Atatürk sevgisi nereden geliyor?

Kahve Sahibi:

-         Türkiye’de bütün işyerlerine Atatürk resminin asılması mecburidir.12 Eylül’de Kenan Paşa’nın resmi ile birlikte asıyorduk. Şimdi artık kimse Kenan Paşa’yı sevmiyor. Bu sebeple  onun resimlerini kaldırdım. 12 Eylül Darbesi olduktan sonra dev…  gibi örgütlere haraç vermekten kurtuldum. Atatürk çok büyük adamdır. CHP’yi Atatürk kurmuştur. Atatürk bizi düşmanlardan kurtarmıştır.

Mustafa Hoca:

-         Tamam da, neden bir tane değil , bu kadar çok resim astın? Birden fazla  zorunlu olmadığına göre, senin bu söylediklerin bana inandırıcı gelmiyor. Bu işin içinde bir iş var gibi geliyor bana. 12 Eylül Darbesinden önce bulunduğun bölgedeki sol örgütlerden satın aldığın birkaç tane dergiyi haraç mı sayıyorsun? Esas beni düşündüren de budur.

Kahve Sahibi:

-         Müşterilerin yanında bu tür konuları konuşmak doğru olmaz. Gel şu yakındaki hemşerimizin meyhanesine gidelim, orada daha rahat konuşuruz. Masrafları da ben karşılarım. 

Düşündüm ki, kahve sahibi çok haklıdır. Çünkü kahvedeki müşterilerini benim sözlerimden dolayı kaybedebilirdi. Hem ekmek parasını kazanması gerekiyordu. Bu durumda, kahve sahibinin önerisini kabul ettim. Ve ikimiz birlikte meyhaneye gittik. Duman altı olmuş meyhanenin içine kısa bir göz atınca, kahvehanedeki Atatürk resimlerinin orada da aynen sergilendiğini gördüm. Kahvehane sahibi bira, ben ise rakı içiyordum. Meyhanede kaldığımız yerden tartışmamıza devam ediyoruz..

Kahve Sahibi:

-         Yahu, Hocam! Sen niye beni bu kadar zorluyorsun. Kahvede müşterilerin yanında sakın böyle şeyleri konuşmayasın. Benim müşterilerimin çoğu CHP’li kişilerdir. Ben CEHEPEYİ-MEHEPEYİ bilmem. Baykal’a da oyumu vermedim. Önceki seçimde Cem Uzan’a vermiştim. Bu seçimde de boş kullandım. Ben ekmeğim için çalışıyorum. Duvardaki Atatürk resimlerini de, onların çok hoşuna gidiyor diye astım. Şimdi beni anladın mı? 

Bu sırada meyhane sahibi de bizim masaya oturmaya başladı.  Kahve sahibine sorduğum soruları aynen ona da sordum. Meyhane sahibinden de  benzer yanıtları aldım. Hatta meyhane sahibi biraz daha ileri giderek, AB’nin Türkiye’yi bölmek istediğini, Kürtlerin de bunlara alet olduğunu vs. gibi sözler sarf etti. Başımı iki elimin arasına alarak derin  düşünmeye daldım. Bir ara başımı kaldırarak Kahvehane ve meyhane sahibine biraz da alkolün tesiri ile şu sözleri mırıldayarak söylediğimi hatırlıyorum.

Mustafa Hoca:

-         Benim anladığım kadarıyla siz ATATÜRK YAĞCILARI sınız.  Bu ülkede sizin gibi ATATÜRK YAĞCILARI olduğu sürece  cumhuriyetimizi demokratikleştirmek çok zor olacaktır. Acaba, AB ülkelerinde de böyle şeyler oluyor mu? Onlar da ulusal değerlerinin üzerinden böyle kişisel çıkarlar sağlıyorlar mı? Avrupa Birliği üyesi olup da bu güne kadar bölünmüş bir ülke var mı? Bu ülkelerde yüzlerce cami yapılıyor, hiç kaygılanıyorlar  mı? Onlarca ülke bir araya gelerek, sınırları ortadan kaldırıp, tek para birimi kullanıyorlar. Biz komünistler sınırların kaldırılmasını hep savunmuyor  muyduk?  Bu soruların cevabını biraz kendiniz araştırıp, bulmalısınız. Fakat, siz tembelliğe alışmışsınız. Kestirme yoldan yine şekilcilik yaparak, resimler üzerinden geçimlerinizi sağlamaya devam edeceksiniz. Belki haklı taraflarınız da vardır. Tümden reddetmiyorum.  Ancak, ATATÜRK YAĞCILARI olmaktan vazgeçiniz.

Kendimi konuşmaya o kadar kaptırmışım ki, her ikisinin de beni çok dikkatlice dinlediklerini fark ettim.  Hatta başlarıyla beni göstermelik de olsa onaylıyorlardı. Konuşmam bitince, her ikisi birden çakır keyif bir halde;

-         Sen de haklısın Hoca.

Yarı şaka, yarı ciddi gülerek hep birlikte oradan ayrıldık. 12 Eylül darbesinin diktatörü de dahil olmak üzere hiç kimseyi rencide etmemiştik. Bu tür tartışma kültürüne artık alışmıştım. Doğrusu da budur.

11.09.2007

elverenmustafa@hotmail.com

info@gomanweb.com

www.gomanweb.com

E-POSTA İLE GELEN YORUMLAR

zamanınızı daha iyi değerlendirebileceğinizi düşünüyorum.

Abuzet Ortac - info@ortac.de

Sayın Elveren,

Kahve ve Meyhane sahipleri ile ilgili yazınızı okudum. Aydin bir şahıs olduğunuzu yazınızdan anlaşılıyor. Ancak pek anlam veremediğim husus şudur:

Emekli olduğunuza göre zamanınız da vardır, ancak değerli zamanınızı sizin tabiriniz ile lümpenlere veya lümpen kültürü etkisi altında kalan şahıslara verdiğinize pek anlam veremedim. Türkiye genelinde olduğu gibi Kürdistanda da bu tip insanların sayısı tahmin edildiği gibi az değildir. Zamanınızı daha iyi değerlendirebileceğinizi düşünüyorum. Burada saygı sınırları dışına çıktı isem özür dilerim.

Sevgilerimle Selamlar

                               ______________________

SİZE BU MESAJI 2 AÇIDAN YAZIYORUM -

murat hikmet  - murathik@hotmail.com

AKTÜEL BAKIŞ 'TA YAYINLANAN " 12 EYLÜL DARBESİ VE ATATÜRK YAĞCILARI " YAZINIZI OKUDUM. SİZE BU MESAJI 2 AÇIDAN YAZIYORUM
1-YAZINIZI GÜZEL BULDUM TEBRİK ETMEK İSTEDİM.
 2-SOYADINIZ İÇİN ..ZİRA BENİM SOYADIM DA <  ELVEREN > .BEN MARDİNLİYİM.
 ACABA AKRABA MIYIZ DİYE MERAK ETTİM. SİZ NERELİSİNİZ.? TABİİ SAKINCASI YOKSA..
GERÇİ  SOYADI BENZERLİĞİ DE OLMA İHTİMALİ VAR  AMA  BU SOYADI AZ KULLANILAN BİR TÜR..BEN İLK DEFA RASTLADIM.
BU VESİLE İLE BAŞARILAR VE SELAMLAR

12.EYLÜL.2007 ÇARŞAMBA SAAT 00:05

 

  Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu