Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu

 

 

Sivas Şehitleri

 

 

1 Ocak 2007 Tarihinden İtibaren HİT

 Memleketin Halleri' mi?

Yaşar Seyman

Masamda okumam için göz kırpan hem de adıma imzalı kitabın adı' Memleketin Halleri'... Yazarı, bana hep Birgün'ün çıkış öncesi günlerini çağrıştırdığından, L Doğan Tılıç mı ? Birgün'ün liderlerinden Doğan Tılıç mı? İkisi de...

Birgün'ün uzun soluklu yazarlarından Sevgili Tılıç'ın, köşe yazılarını derlediği kitabını zevkle okuyorum. Su gibi yazılar. Su gibi akarken; anımsatan, değiştiren, dönüştüren, çoğaltan, yaşatan yazılar. Nurullah Ataç, "Her yazı bir mektuptur" diyor. Her yazı yazarın aynasından yansıyanlarla, yazanın yaşamından izdüşümleri değil mi ? Köşe yazıları da demlenir ve tadında içilir.

Memleketin son üç yıllık yazıları tarihten süzülerek günümüze ışık tutuyor. 'Daldan dala memleket' bölümü Anadolu türküsünün dizelerini dile düşürüyor.' Dert bir değil elvan elvan' ve 'Devr - i AKP' ile sürüyor. Belleği zayıf toplumda hele bir de seçim sürecine giren ülkede ne çok şeyi anımsatıyor bu bölüm ne çok şeyi...

'AH AB, VAH AB ' bölümü gelinen noktada fiilen tıkanan AB sürecini, yitirilen umutları göz önüne seriyor.

'Sol yanım sızlıyor' bölümü Orhan Veli'nin, 'Sol Elim' şiirinin dizelerini çağrıştırıyor: " sarhoş oldum da/ seni hatırladım yine; / Sol elim, / Acemi elim, / Zavallı elim !"

Alevi olmayan bir yazarın öfkelerden süzülmüş Alevi yazıları sadece yürek titretici değil aynı zamanda düşündürücü. Aydın babadan özlü bir söz, soylu bir miras gibi : " Ben de Aleviyim. Var mı onlar gibi temiz insan ?" diyen babanın oğlu, " Çocukluk oyunlarını beraber oynadığımız Alevi arkadaşlarımın, Alevi olduklarını, onlar unutmak isteseler bile, ben unutmadım. Alevi değilmiş gibi davrananlara en çok ben kızdım." Diyor.

12 Eylül yazıları' Babam ve Oğlum' filmi tadında insan duyarlılıkları ile örülü ama kararlı bir duruşun, korunan özün ve yarına ışık düşüren sözlerin demeti sanki: " 2004 yılının 12 Eylül günü ölüler yürüyordu Ankara sokakların da. Öylesine çoktular ki... 12 Eylül günü ölüler yürüyordu, başları dik" diyor.

'Tatil Yazıları' bölümünde gittiği yöreleri, doğa ve insan güzellemeleri ile okura sunuyor. Dinlence de bile ülke sorunlarına duyarlığı ile örnek oluyor.

L Doğan Tılıç'ın kitabında kadın haklarına yönelik satır aralarında özlü sözler kadar güçlü belirlemeleri dışında kadın dünyasına yolculuk, sorunlarına çözüm önerileri ne de az? Tüm devrimciler gibi aşk yazıları ya satır aralarında gizli ya utangaç ya da çok az... Oysa, bu duyarlı yüreğin, bu devrimci duruşun aşka dair sözü kendinde saklı kalır mı?

Arkadaş yayınlarının armağanı ' Memleketin Halleri' kitaplıktaki yerini aldığında gülen yazılar, gülmeyi bilmeyen siyasetçilerimizi ve insan sevgisinden yoksun yönetenleri anımsatıyor. Gülmenin mucize olduğu gerçeğini de... Kitap okumayan insanların, insan ilişkilerinden, yaşamın derinliklerinden ne denli uzak ve sığ sularda yüzdüklerini görmenin acısıyla, okudukça güzelleşmeyi sürdürüyorum.

'Memleketin Halleri'ni, ülkemin değişmeyen yazgısına yolculuk etmenin hüznünü duyarak ve umudu tazeleyerek okudum. 'Birgün Efsanesi'ni anlatacağın kitabı sabırsızlıkla bekliyorum... Yoksa Birgün gazetesi, yüz binleri aşan satışları nasıl bulur? Bilmez misin, bizimkileri sürekli uyarmak gerek?

 

  Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu