Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu

 

 

Sivas Şehitleri

 

 

1 Ocak 2007 Tarihinden İtibaren HİT

Hasan Sabah ve Alevilik-11-

Sedat Gezgin (Hılmanlı)

Şamanizm nedir?

     Şamanizm bir dinmidir?  Şamanizm köken olarak nereden gelmektedir? Şamanizm gerçekten  Türklere ait bir din midir? Şamanizm ile Alevilik arasında bir bağ varmıdır? Gerçekten Alevilik bir “Ortaasya inancı” olan Şamanizmin devamı mıdır? Buna benzer soruları çogaltabiliriz. Yazımızın bu bölümü ile birlikte, Hasan Sabah ve Alevilik adlı araştırma yazımızda burada son bulacaktır.

     Bundan 30 yıl önce gerek Kürt toplumunun ve gereksede Kürt alevi toplumunun Şamanizmden haberi bile yoktu. Türk toplumununda öyle Şamanizmle fazla bir dialogu ve bilgisi yoktu. Sadece Şamanizmin bir Ortaasya inancı olduğu, ve Türklerin bu inanca sahip olduğundan bahsedilirdi. Özellikle Şamanizm ve Alevilik arasında kesinlikle bir bağ olduğundan bahsedilmezdi.

     Son 25 yıldır Kürt halkının verdigi özgürlük ve demokrasi mücadelesinin yükselmesiyle, gerek Kürt toplumu ve özelliklede Kürt Alevi toplumu tarihini ögrenmeye ve araştırmaya başladı. Kürt Alevileri hem inanç bazında dinlerine, ve hemde ulusal bazda kimliklerine sahip çikmaya başladılar.

     Kürt  Alevileri kimligine ve inancına sahip çikinca, Türk devleti paniklemeye başladı. Anayasada Alevilik ve kurumları yasak olmasına rağmen, Alevi toplumu üzerindeki baskıyı hafifletti. Aleviler derneklerini, bir inanç kurumu olan Cemevlerini açmaya başladılar. Bilahare basın ve yayın alanında Alevilik adına gelişmeler yaşandı.

      Türk devleti Kürt Alevilerinin en azından Kürtlerin vermekte olduğu özgürlük ve demokrasi mücadelesine kaymasını engellemek için yeni yeni teoriler geliştirdi. Bu teoriler “aleviler öz be öz Türktür”, “aleviler Horasan’dan gelmedir”, “aleviligin bir Türk inancı olan Şamanizmin devamı olduğu”  şeklindeki teorilerdir.

     Bu konular üzerinde daha evelki bölümlerde kısmen deginmiştik. Özellikle 1990 lı yıllarda Sovyetler Birliginin yıkılmasıyla beraber, Türkik Cumhuriyetler bağımsız devlet oldular. Bunu fırsat bilen Türk yazar ve çizerler Ortaasya’ya giderek, sanki orayı yeniden keşf ettiler. Yüzlerce binlerce kitap yazıldı ve basıldı.

     Yeni gördükleri Ortaasya’yı sanki yeniden keşfeden  ırkçı-kafatasçı ve  Türkçü  kesimler Şamanizm ve Alevilik üzerine  bol bol teoriler geliştirdiler. Önüne gelen bir şeyler yazarak, Kürt alevilerinin bilincini çarpitmaya çalistilar. Ve de bundan da belirli bir  ölçüde kazanımlar elde ettikleri kanaatindeyim. 1930 yıllarında çikarmis oldukları ırkçı-faşist Güneş-Dil teorisine benzer teorilerle, Şamanizm ve Aleviligi buluşturmaya çalistilar.

     Özellikle Kürt asıllı olup da dönme-devşirme ihanetçi aleviler olan İzedin Doğan, Cemal şener ve benzerleri Türkçülük yarışına girdiler. Bu unsurlar birçok hayali ve yalan teoriler uydurarak Kürt Alevilerinin kafalarında çeliskiler  yarattılar. Alevi olmayan, hatte Alevi düşmanı olan birçok yazar ve kuruluş da Alevilik üzerine yazmaya başladı. Amaç Kürt Alevilerinde kafa karışıklığı yaratmak ve Kürtlerin vermekte olduğu özgürlük ve demokrasi mücadelesinin  Batı Kürdistan’daki Kürt alevileri ile buluşmasını engellemekti.

     Türk devletinin yapmış olduğu propaganda Kürt Alevileri üzerinde etkili olmuştur.  Horasan ve Şamanizm üzerine üretilen teoriler Kürt Alevileri üzerinde etkili olmuştur. Şamanizm hikayeleri ile devlet hedefine biraz ulaşmıştır. Dolayısıyla Batı Kürdistan’daki sınır boylarında yoğun bir nüfusa sahip olan Kürt Alevileri zaten asimilasyonun ve erimenin etkisiyle de Kürt özgürlük ve demokrasi mücadelesinden kopmuştur.

     Ayrıca Türk devleti bu bölgeye herhangi bir ekonomik yatırım yapmamıştır. Kürt alevileri yaşadıkları coğrafyayı terkederek batı metropollerine ve yurt dışına  adeta göçe zorlanmışlardır. Göç eden Kürt Alevileri burada  asimile edilerek hem inanç bazında ve hemde ulusal bazda eritilmişlerdir. Bugün kendisine “Türküm” diyen, “ aslımız Horasan’dan gelmiştir” ve “gerçek müslüman biziz” ve benzeri söylenen teoriler bu asimilasyonun sonucudur.

     Özellikle mücadelenin yoğun olduğu Dersim ve çevresinde Türk devleti, Kürt Alevileri üzerinde yoğun bir karşi propaganda yaparak, burada Kürt özgürlük ve demokrasi mücadelesini izole etmeye  çaba harcamıştır. Bundan da başarılı olduğu düşüncesindeyim. Çünkü Dersim’de Kürt Alevi halkı Zazacılık, Dersimcilik, CHP’lik, Kemalistlik, Maoculuk ve sahte alevilik gibi parçalara ayrılmıştır. Yani Dersimde Kürt halkının birliginden bahsetmek mümkün degildir. Çetelik başinı almış gidiyor. Yeni üretilen Horasan ve şamanizm teorileri revaçtadır.

     Şamanizmi incelerken, dönme-devşirme ihanetçi Alevilerle yola çikamayiz. Şamanizm üzerine en iyi araştırma yapan Türk Alevisi sayın Ünsal Öztürk’tür. Yazar araştırmalarını “ Alevilerin Büyük Sırrı” adlı eserinde toplamıştır. Ben şahsen bu eseri önemli bir kaynak olarak görüyorum. Her Alevinin ve özelliklede Türk Alevilerinin bu eseri okumasını salık veririm. Sayın Öztürk kitabında, dönme-devşirme, ırkçı ve kafatasçı yazar-çizerlere gereken cevabı vermektedir.

     Şamanizm gerçekten bir din midir ?  TC. Devlet yazarlarına göre şamanizm bir dindir. Ancak Ural-Altay dağları arasındaki küme ve guruplarda genel bir din degildir. Türkçü ve ırkçı kesime göre şamanizmde gök tanrısı Bay-Ülgen, yer tanrısıda şeytan(erlik) olup, büyüye ve sihire dayanan bir din olduğu iddia edilmektedir.

     Şamanizm sadece Ortaasya da degil, Sibirya’nın en uç  köşesine kadar olan bölgelerde yaşanmaktaydı. Amerika kıtasında yaşayan Kızılderililerde de şamanizme benzeyen inançlar vardır. Bugün hala Amazon nehri ve kolları üzerinde yaşayan yerli Kızılderililer mevcuttur. Bu alanlara tek tanrılı dinler girememiştir. Şamanizm denilen “sihir ve büyüye” dayanan bu inanç hala burada etkin bir biçimde yaşanmaktadır.

     Ayrıca Afrika’nın birçok bölgesinde tek tanrılı dinlerin giremedigi yerlerde de şamanizme benzeyen sihir ve büyü hareketleri mevcuttur.  Özellikle Afrika’nın animist (yarı hayvan) denilen yaşam bölgelerinde birçok topluluklarda bu görülmektedir. Türk ırkçıları şamanizmin Türklere ait olduğunu iddia etmektedirler. Peki, Amerika’daki Kızılderililer ve Afrika’daki animist yerli zencilerdemi Türk müdür? Türk ırkçılarına göre onlarında Türk olması veya Türküm demesi mecburiyeti vardır. Tıpkı  Türkiye’de yaşayan herkesin kendisine “Türküm” demesi gibi.

     Daha evelki bölümlerde şamanizmin sadece Türklere has bir inanç olmadığını belirtmiştik. Ortaasya’daki kabile ve etnik topluluklardaki insanlarda şamanizm olduğu gibi, günümüzde hala Amerika kıtasında yaşayan Aztek, Maya ve İnka gibi kavimlerin kültürlerinde de bu inanç hala yaşamaktadır. Hatta Uzakdoğuda yaşayan ve Sibirya’nın en ucra köşelerinde de bulunmaktadır.

     Şamanizm her yerde aynı Sisteme sahip, aynı kurallara bağlı bir inanç degildir. Amerika’daki Kızılderililer veya Orta-Asya’dakiler aynı degildirler. Aralarında birçok farklılıklar vardır. Ancak Alevilikte bu  böyle degildir. Alevilik binlerce yıldır her türlü asimilasyon, katliam ve erimelere rağmen, özünden fazla bir şey kaybetmemiştir.  Biçimsel farklılıkların olması, degişik toplumların  yaşadığı kültürel biçimselleşmeye bağlıdır.

     Şamanizmde din adamı Şaman (kam) olup, iyi ve kötü ruhlarla yaptığı ayin sırasında temas kurar. Şamandan başka hiç kimse iyi ve kötü ruhların  nerede olduğunu, ruhların neden hoşlandığını, ruhların neden nefret ettigini bilemez. Ancak Şaman bunları bilir. Şaman  ayinde transa(Tanrıya) kalkar ve gider, kendisinden geçer, ayıldığı zaman nerede olduğunu ve ayin sırasında ne yaptığını bilemez.

     Şamanın  yaptıkları tamamen  sihir ve efsuna  dayanır. Yapılan ayinlerden sonra tanrılara kurbanlar kesilir. Kötülük tanrısı Erlik kovulur, ve iyilik tanrısı Bayülgen için güneş batımına kadar ayinler yapılır. Şaman (Kam) dualarını okur ve göklere doğru uçar. Yani ruhu göge yükselip tanrı Bayülgenle buluşur.  Bu buluşmada karşilıklı dialoglar ve pazarlıklar yapılır. Bu dialogdan sonra Şaman davulunu ele alır ve dönerek çalmaya başlar. Sarhoş oluncaya kadar içilir ve transdan uyanan Şaman  doğa ve tanrılarla kurduğu ilişki ve konuşmayı hatırlayamaz. Yani transdan  sonra uyanan Şaman normal bir insan haline  döner.

     Şaman transa geçerken ağzı köpüklenir.  Bu da okuduğu duaların etkisiyle olur ve korkunç bir görünüm sağlar. Her şaman adayı belli bir egitimden geçer. Şamanlık genetiktir. Şaman adayı hocasından cinlerin çesitlerini, dillerini, düşman büyülerini uzaklaştırma teknigini, davulun ve diger törenlerde kullanılan araçların kullanılmasını ögrenir.  Altay kavimlerinde Şaman dokuz kat göklere çikar ve tanrı Bayülgenin oğlu Karakuş (kartal) Şamana yardım eder.

     Şamanlık ruh merkezlidir, Alevilik ise insan merkezlidir. Alevilerde doğuş-yaradılış anlayışı dünyadaki bütün dinlerden farklıdır. Alevilerin yeraltı tanrısı şeytan Erlikle  ve çocuklari ile bir alışverişini olduğunu söylemek delilik ve hayaldir. Aleviler hak’a inanırlar.  Hak doğruluk demektir, ikrar-ı iman demektir. Aleviler hayır ve şer’e inanmazlar. Hayır ve şer Adem ile Hava’nın düşüncesidir.

     Hak Alevilerin Naci ile Naciye güruhunun kalbindeki bir noktadır. Bu yüzden Aleviler insana, insanların kalplerine taparlar. Aleviler kendilerine 73. Fırka olduğunu, Naci ve Naciye’nin çocuklari olduğunu kabul edeler. Şeriat, tarikat ve marifet kapısı bu dünyada hazırdır. Önemli olan hakikat kapısıdır. Hakikat “başka bir alemde” dir. Alevilerde Can ve Canan bir gömlege girerler. Alevilerde ateş, su ve toprak ile bir gömlege girerler.

     Alevi ayinlerinde trans olayı yoktur. Alevi pirleri cemlerde iyilik ve kötülük tanrısıyla dialog kurmaz ve böyle bir şey söz konusu degildir. Alevi pirleri insanı muhattap alırlar.  Alevi pirlerinin sihirle ve efsunla bir ilişkileri yoktur.  Alevi pirlerinde davul çalmak  ve dönmek vede içki içip sarhoş olmak yoktur.  Alevi  pirleri  transa geçip göge çikmaz ve tanrıyla bir dialoga girmezler.

     Alevi cemlerinde semahın davullu-içkili şamani ayinlerle bir ilişkisi yoktur. Alevilerin mitolojik ve kozmolojik anlayışları ile Şamanların anlayışları birbirine zıttır. Alevilerde cemi yöneten pir, aynı zamanda toplumun hakemligini, avukatlığını ve toplumun düzenini sağlar. 

     Alevi pirleri ceme sarhoş degil, ayık olarak gelir ve cemi yönetir. Şamanlarda Kam  sarhoştur, üfürükçülük yapar ve ibadet sırasında kendinden geçer.  Şamanizmin Alevilikle  nasıl bir ilişkisi olabilir ?   Şamanizmi  ve Aleviligi hayali tezlerle birbirine benzetmenin amacı, Alevi kültürünü Türkleştirmek ve yozlaştırmaktır. Dolayısıyla Kürt Alevilerini asimile ederek Kürt Ulusal mücadelesinden uzaklaştırmaktır.

     Ali soyundan gelen, Ali yandaşi olarak da  tarif edilen “Alevilik” kavramı, Alevi Erenlerini İslam toplumu içine alabilmek için kullanılmaktadır. İslam ülkelerinde ve Arap  yarım adasında ne saz, ne kadın-erkekli ibadet olan cem töreni düzenlenmektedir. Dolayısıyla Aleviligin  Şamanizmle bir ilişkisi olmadığı gibi, islamiyet ile ve Arap kültürü ile de bir ilişkisi yoktur.  Ancak birileri kalkıp, yedi  dereden  teoriler üreterek, Aleviligi islama ve şamanizme  bağlarsa, buna sadece aptallık ve sahtekarlık diyebiliriz.

     Alevilik dogmayı red eder, bilimin gelişmesini dikkatle izler ve Aleviligin tarihi insanlığın tarihidir. Aleviler için yaşam haktır.  Aleviler ölünce hakka yürürler. Hak ölmek degildir, hak yürümek ve yaşamaktır.  Aleviler ruha filan inanmazlar. Ölen kişinin  ruhunun  gökyüzünde dolaşması ve daha sonra  başka birine geçmesi sadece uydurmadır.  Aleviler ruhun daha yaşarken nereye gittigini gözleri ile görürler.

     Aleviler şeytanı  temelden red ederler.  Ona Şamanizmdeki gibi “ulu ata” demezler. Alevilerin temel felsefesi ikrar-ı imandır. Aleviler görünmeyen tanrıyla  bir ilişkileri yoktur. Alevilerin yolu hak yoludur. Hak yolu doğruluktur ve hak kalplerdeki bir noktadır. Aleviler için herşey insandır. Aleviler görünmeyen tanrılara, taşa, puta ve ağaca tapmazlar.

 

      Alevi Semahı ve Şaman Ayini Arasındaki Farklılıklar

 

     Semahlar iki ve daha çok kişi tarafından oynanır. Birisi yorulunca, yerini digerine bırakır. Sema ve Şaman ayinleri ve ayinleri yöneten kişiler  arasındaki farları şöyle sıralayabiliriz.

1- Şaman sihirbazdır,  ruhların bu dünyadaki temsilcisidir. Alevilerde pir insandır, ruhla bir ilişkisi yoktur, pirde sihirbazlık yoktur.

2- Şaman ayini kendisi yapar, halk seyircidir. Cem ayinini pir yönetir ve halk ayini birlikte yapar.

3- Şaman ayinde Transa kalkar. Cemde Trans yoktur

4- Şaman ayininde hesap-kitap yoktur, Şaman sihir yapar, fal bakar. Cemde böyle bir şey yoktur. Pir cemi yönetir, semaha kalkmaz.

5- Şaman Trans sırasında ruhlara  aracılık yapar, hastayı iyileştirir, büyücülük yapar, fal bakar. Cemlerde ruhlar işin içinde olmaz, büyü ve sihir yoktur.

6- Şamanda düşkünlük  ve musayiplik gibi kavramlar yoktur. Cemde düşkünler kabul edilmezler  ve ceme alınmazlar.

7- Şamanın çalgisi davuldur, zildir ve çandir.  Cemde ise saz vardır.

8- Şamanda SIR yoktur, ilişki kurduğu ruha göre hareketler yapar ve sayıklar. Alevilerin sırrı vardır, SIR çok önemlidir.

9- Şamanın ulu atası şeytan (erlik) ve çocuklaridir. Alevilerde Hak insandır.

10- Şamanlarda dönme hareketler saat yönündedir, yani soldan sağa doğru döner. Alevilerde ise semah tam tersi olup,  sağdan sola dönerler.

       Yukarıda da görüldügü üzere Şaman ayinleri ile Alevi cemleri ve semahları biribirine zıt kozmik sistemlere  sahiptirler. Tamamen birbirine zıt olan bu inançlar maalesef bugün  birbirlerine eklenerek sahiplenmek istenmektedir.  Bunun da amacını  yazımızda dile getirmiştik.  Hasan Sabah ve Alevilik adlı araştırma yazımı  bir yıldan fazladır okuyucularımıza sunmaya çalistim. Bundan sonra başka bir araştırma yazımızla  tekrar buluşmak üzere herkese selam ve saygılarımı sunuyorum.

 

01.01.2010 / Gomanweb

  Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu