Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Kategori: Dersim-Tunceli Haberleri
Yayınlanma: 18 Şubat 2013
Share Button

husniye-karakoyun-tunceli-emek-gazetesiBu gazete 10. Yaşını kutlayacak bugün. Yaşadıklarınız EMEK’le harmanlanmışsa yorucu, yazılanlar birilerine dokunduğu için nasırına basılanlar kendindeki eksikliği düzeltmek yerine çirkinleşmişse, küçük kentte sorunlar boyunu aşmışken susup durmamış, suya sabuna dokunma! telkinine yenik düşmemişseniz, mutlak on yıl uzun bir süredir. Kaldı ki, yaşam insana bahşedilmiş en değerli şeyken vede zamanı en azından ben çok fazla önemserken, on yıl daha bir kıymetli.

Madem bu gazete meşakkatli süreçlerden geçti ve madem her başarısında başarısızlığının iç acısını bu gazeteyi hedef haline getirerek bastırmak istedi üç-beş zavallı, daha da önemlisi her yazılanın ardında ben arandım, uğrunda sürgünler yedim, 10. Gurur yılında söyleyecek sözüm olmalı diyorum. Beceremeyeceğim göreceksiniz. Yine de tüm acemiliklerimle deneyeceğim, bu gazeteyi bugünlere taşıyan yüreği güzel çoğunluğun hoşgörüsüne sığınarak.

***

Okulda öğretmenler bize sol avucunuzu kapatın, işte yüreğinizin büyüklüğü bu kadardır diye öğretirler. Çocukluğumda bu sol avuç kadar yüreğe itiraz etmiştim. Yaşadığım her an, bu itirazımın haklılığına daha çok inanır oldum. Ben yüreğimin büyüklüğünün ebadı olmadığına inandım hep. Cesurluğun ve cesaretin sonradan öğretilmiş bir öğreti mi yoksa doğuştan mı geldiği üzerine çokça kitaplar karıştırdıysam da, net bir sonuca ulaşamadığımı belirtmeliyim. Ancak yüreğimin ve hayatta kapladığım alanın çok daha büyük olduğundan eminim.

Tunceli küçük. Yüreği güzel binlerce insana inat, ön yüzde çokça görünen bazı şarlatanlar bu güzelliği perdelediğinden, konuştuğunuz herkeste adeta dedikodusunun yapıldığına dair mutsuzluğuna tanık olursunuz. Ben üretenin, düşünenin, sorgulayanın konuşulmasını olağan kabul edenlerdenim. Bu nedenle bu kente geldiğimden bu yana, bazen satırarasına sıkıştırılmış duyumları sadece dinlemeyi yeğliyor, yanıt dahi vermiyorum. Zira Mevlana’nın “Lakin biri konuştuğunda bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye.” Cümlesini düstur edindim.

Bu yazı daha en başından özür ve beceriksizlik itirafıyla başladığından kimsenin büyük beklentisi yoktur kuşkusuz.

Zaten yakın zamanda bu gazetede bir köşeyle sizlere ulaşacak yazdıklarım. Çünkü yazmayı hep çok sevdim. Belki konuşamadığımdan yazmaya sığınıyorum.

On yılı özetlemek gerekecek belki ama bunu yapmayacağım. Nitekim 2012’de 9. Yılda gazetenin kuruluşundan o güne kadar geçen süre özetlenmişti. (www.tunceliemek.com.tr internet sayfasında http://www.tunceliemek.com.tr/haberdetay.asp?bolum=5151&uyeid=0 linkinden okuma imkanınız var) Gerçi o yazıda da “Terzi Söküğünü Dikemez” özlü sözüyle yazının istenen tadı veremeyeceğine vurgu yapılmıştı.

Ne Taraf Olduklarını Bilmeyenlerin Bir Taraf Yapma Çabası

Vali Mustafa Taşkesen beni Kütahya’nın Simav İlçesi Dağardı Köyüne sürgün ettiğinde, buradan sürgün edip tek tek görevine mahkeme kararlarıyla geri dönen diğer tüm kamu görevlileri gibi bana da bir hikaye derlemişti bağlı olduğum Bakanlık nezdinde. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürüne gidip dosyamı görmek istediğimde tarihin belki benim açımdan kaydedeceği en tuhaf anları yaşamıştım.

Bakanlık 16 yıllık bir öğretmenini sürgün ederken, elinde bir dosyası dahi yoktu. Üstelik 16 yılda TAKDİRNAME, TEŞEKKÜRNAMElerim ile 6 yıllık sicil notundan ötürü KADEME İLERLEMESİ almış, girdiğim sınavı kazandığımdan UZMAN ÖĞRETMEN olduğum halde ve daha da önemlisi zorunlu hizmetin 3 yıl olduğu dönemde Güneydoğu’da 6 YIL görev yapmışken, sürgün gibi bir devlet memurunun hayatında ciddi travma yaratacak bir uygulamaya maruz kalan biri için Bakanlığa bir dosya dahi gönderilmemişti.

O dönemde Karakoçanlı olan Personel Genel Müdürü benim ısrarlarımda baktırdığı dosyanın Bakanlığa gelmediğini öğrenince Tunceli Milli Eğitim Müdürlüğünü arattırmış ve dosyanın hala gönderilmediğini öğrenmişti. “Peki biz neye istinaden bu öğretmeni sürgün ettik?” diyerek öfkeyle ayağa kalkıp personeline bağırınca, ben dikkatle yüzüne bakmış sorusunu yinelemiştim “Siz beni neye istinaden sürgün ettiniz?” Soruya aldığım yanıt, hayatta insanların belki makam ve mevkilerinin hiçte öyle abartılmaması gerektiğini, kendini korumak adına düştükleri içler acısı halin en çarpıcı göstergesiydi: “Ya öğretmenim Vali Bey gelip bu öğretmen terör örgütü yanlısı haberler yapıyor, dedi diye il dışı görev yeri değişikliğini hemen onayladım.”demişti.

Ben ve terör örgütü yanlısı haber yapmak…?

Tarih cesurları ve sünepeleri hep aynı potada harmanlıyor. Ancak hatırlarken her ikisini aynı saygınlıkla yad etmiyor.

Vali beni kendi deyimleriyle “terör örgütü yanlısı” haber yapıyor gösterip sürgünü Ankara’da sahneletirken, Tunceli’de çok sayıda kişinin sürgünü için yapılan gösteride benim adım sendika üyesi olmadığım gerekçesiyle okunmamıştı. Üstelik o sendikalar ki kendi seslerini bu gazete sayesinde yüzlerce kez duyurabilmişti.

Daha da garip olan, 2006 yılında dönemin Valisi Mustafa Erkal tarafından sürgün edilen 6 öğretmene ilişkin ben yerel basının çok daha etkin olması halinde bunun önüne geçilebileceğini düşünüp kendimi hedef haline getirmek pahasına içlerinden o dönem Eğitim-Sen Tunceli Şube Başkanı olan ve kendisi de sürgüne maruz kalmış M. Hanifi Bekmezci ile yapılan söyleşilerin altına imza koyup duyurmaya çalışırken, 2011 yılında kendi sürgünüme imza atanlardan birinin Hanifi Bekmezci olduğunu öğrenmenin en derin acısını yaşadım.

Bugün cezaevinde olan Bekmezci, buradan tereddüt etmeden açıklamalıyım ki yardımıma ihtiyaç duyarsa şayet, aynı 2006 yılında olduğu gibi tereddütsüz, kırgınlığıma yenik düşmeden, kendisine katkı sunacağımı bilmeli.

Hayatım boyunca, ölüm, öldürme, kin, nefret, kınama gibi sözcükleri sevmedim. Gerekçesi ne olursa olsun, öldüren taraf kimse, yanında olmayı da sevmedim. Çatışmalı sürece ilişkin, bu nedenle ben her tarafın ölümüne üzülen, ağlayanlardanım. Valinin can havliyle beni böyle gösterme çabasına ancak acıyla gülebilirim.

Savaşın bile bir ahlakı olmalı. Ben Sayın Vali Mustafa Taşkesen’e dair düşüncelerimi yazıp kendisine ulaştırmış, bunları mahkeme tutanaklarına da ilerde muhakkak yazılacak kitaplarda yer verilmek üzere ölümsüzleştirmişken, şimdi yeniden yazmak niyetinde değilim.

Ancak daha sonra Bakanlığın istemesi üzerine gönderilen dava dosyasında Vali Taşkesen’in; beni tanımadığını ancak Tunceli EMEK Gazetesinin önünden minibüsle geçerken beni büroda çalışırken gördüğünü (beni tanımıyor ama çalışanın ben olduğumu biliyor?) Ar-Ge’de görevlendirilen Öğretmen Neslihan Toprakçı ile TKY’de görevli Barış Can, Karayolları Şube Şefi Aydoğan Ergün, Tunceli EMEK Gazetesini Vurucu Kobra adıyla internetten tehdit ederken tespit edilip mahkemece cezalandırılan dönemin MEM Şube Müdür Vekili Süleyman Çakmak, Tunceli Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Elif Polat’ın ifadeleriyle ortaya karışık bir şeyler derlenip toparlanmış gönderilmişti.

Bu sürece dair ilerleyen zamanlarda belki yeni bir şeyler yazılabilir.

Ancak ben Vali Taşkesen’in sürgün edip kısa süre önce görevine iade edilen Tunceli İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı ve öncesinde hışmına uğrayan çok sayıdaki diğer kamu görevlilerinin dillendirdiği gibi öfkeli değilim. Kendisine onların söylemine yansıyan haliyle bedduada etmiyorum.

Aksine teşekkür edeceğim birkaç isim var. Onlardan biri de Vali Taşkesen.

Teşekkürün ilk kahramanı Elif Polat. Tunceli Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Elif Polat, belki üç-beş sayı çıkıp kapanacakken haftalık başlayan bu gazete serüveninde bugün sahip olduğu tüm büyümesini ona borçlu.

Gazeteye her yaptırımı, haksızlığı, bu gazetede büyüme azmi yarattı. Resmi ilanları düşürmek için Tunceli EMEK’e her yıl farklı senaryo hazırlayan Polat’a dair Basın İlan Kurumundan bu yıl gelen raporlar aslında yanlı tutumuna, görevi kötüye kullanmasına bir kanıt. Üç gazeteyle eşit mesafede durmayı başaramamış, adil ve adaletli olamamışlığı artık bu raporla belgelenmişken, olması gereken ya kendisinin hemen o görevden ayrılması yada Sayın Vali Hakan Yusuf Güner’in O’nu bu görevden almasıyken, bu sürecin sonunda doğru bir karar beklentimizi koruyoruz.

İkinci teşekkürümü Vali Mustafa Taşkesen’e buradan yapmış olayım. İnsanlara dair çevreme daha dikkatli bakmamı sağladığı için.

Bir de hakiki teşekkürü hak edenler var ki o da bu satırları okuyan gerçek dostlarımız olan büyük çoğunluk sizlersiniz. Yazının bir yerinde söylemiştim, bu kentin en büyük talihsizliği; yüreği güzel binlerce insanın ön tarafta duran ve tüm bunları perdeleyen birkaç yüzsüze yenik düşmesidir.

Yazdıklarım; onlara da, önünde saygıyla eğildiğim çok sayıda dost olarak adlettiklerime de ulaşacak biliyorum. İşte o dost yüreklerin önünde saygıyla eğilirken, diğerlerine söyleyecek söze gerek duymuyorum. Çünkü denir ki “Bir yalancıya en büyük ceza, kimsenin kendisine inanmaması değil, kendisinin kimseye güvenmemesidir.”

Ait oldukları yer, onlara en büyük cezayken, söylenerek dahi heba edilecek söze gerek var mı?

Hüsniye KARAKOYUN

http://www.tunceliemek.com.tr/haberdetay.asp?bolum=6450&uyeid=0

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EN SON EKLENEN HABERLER

Goman’ın Gomik Mezrası’nda Orman Yanıyor

22.07.2014

Goman’ın Gomik Mezrası’nda Orman Yanıyor Bu gün öğle saatlerinde Dersim’e bağlı Goman Köyü’nün Gomik mezrasında bilinmeyen bir nedenle yangın çıkmıştır. Gomik mezrasında bulunan İbrahim Elveren ve Gökhan Kahraman’ın t
Munzur'da Plaj Keyfi

22.07.2014

Hava sıcaklıklarının 40 dereceyi aştığı Tunceli'de vatandaşlar, Pülümür ve Munzur Çayı kıyısında bulunan plajlara akın etti. Tunceli'e Kent sakinlerinin yanı sıra tatillerini geçirmek için yurt içi ve yurt dışından gelen va
Mazlum Doğan ve Kemal Pir Arasında 3

22.07.2014

Mazlum Doğan ve Kemal Pir Arasında 3 "K" Diyaloğu.. Mazlum Doğan Diyarbakır zindanında Esat Oktay'ın yardımcısı Cengiz'e yaptırdığı işkencelerden dolayı tepki gösterir : Mazlum: "Bu yapılan insanlığa sığmaz." Cengiz: "İnsanl
Sırrı Öztürk -  ‘Emeğin Ressamı’ Avni Memedoğlu Belgeseli Üzerine

22.07.2014

‘EMEĞİN RESSAMI’ AVNİ MEMEDOĞLU BELGESELİ ÜZERİNE Sırrı Öztürk ‘Emeğin Ressamı’ Ağabeyim Avni Memedoğlu’nu (1924 - 9. 10. 1998) 16 yıl önce doğaya teslim etmiştik. Onun eserlerini derli-toplu olarak Sorun Yayınları
Faiz Cebiroğlu - Şeytani saldırılar

22.07.2014

Şeytani saldırılar Faiz Cebiroğlu Şeytan, hem Arapça, hem de İbranicedir: Düşman oluyor. Düşmanlarımız, bizlere, sitelerimize saldırıyor. Ölümle tehdit ediyorlar. Şeytan, şeytandır: beyinsiz olmak demektir. Beyinsizler, bizle
Yasemin Cin - Kutsal geceler(?!), kandiller ve KUR'AN!

22.07.2014

Kutsal geceler(?!), kandiller ve KUR'AN! Yasemin Cin      Sistemin kurucusu Yüce Yaratıcı, yaşamın zorluklarla dolu olacağını ve insanın isterse, çabalarsa bu zorlukları aşabileceğini öngörmüştür. Bu yüzde
Namık Çınar - Sizden ne köy olur, ne kasaba

22.07.2014

Sizden ne köy olur, ne kasaba Namık Çınar Ülkemiz coğrafyasının kaotik bir Ortadoğu toprağına çevrilmesine seyirci mi kalacağız? Çünkü AKP, İsrail’in Filistin halkına reva gördüğü zulmü bahane ederek, politika borsasında
Nihat Ekinci - İki Savaş Bir Seçim

22.07.2014

İKİ SAVAŞ BİR SEÇİM NİHAT EKİNCİ Hatırlayalım. Her şey BOP yani büyük Ortadoğu projesi ile başladı. Ardından Arap baharı esintileri başladı. İlk görünen ya da gösterilmek istenin aslında Ortadoğu halklarının değişim t
Dersim'in Güzellikleri Sergilenecek

20.07.2014

Tunceli'de Dersim Fotoğraf Kulübü adı altında toplanan yaklaşık 9 kişilik grup, çalışmalarını sergilemeye hazırlanıyor. Dersim Fotoğraf Kulübü'nden yapılan açıklamada, dört mevsim fotoğrafladıkları Munzur Vadisi ve kentin di
Kuraklık üreticileri kötü etkiledi

20.07.2014

Kuraklık üreticileri kötü etkiledi Bu yıl yaşanan dolu, kuraklık ve don olayları üreticiyi çok etkiledi. Su kaynaklarının kurumaya başladığını söyleyen Tunceli Ziraat Odası Başkanı Mazlum Arslan, yaylalara çıkan üreticileri
Belediye, festival öncesi kent genelinde temizlik çalışması yaptı

20.07.2014

Festival öncesi temizlik Tunceli Belediyesi, 14. Munzur Kültür ve Doğa Festivali hazırlıkları kapsamında, kent genelinde temizlik çalışması yürüttü. Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, Belediye Başkan Vekili Seyidali B
Ali ERDOĞAN - “To be or not to be!”

20.07.2014

“To be or not to be!” Ali ERDOĞAN elbistanliali@fsmail.net 2 Temmuz’dan bu yana, Rojava ve Kobane’den bir varolma mücadelesi veriliyor. İngilizlerin deyimiyle “To be or nat to be” ( olmak ya da olmamak). Rojava, pek çok Kürt ayd
Gülsen FEROĞLU - Sende bilme Lavinya

20.07.2014

Sende bilme Lavinya Gülsen FEROĞLU Hiç dönmeyecek olanlara öyle yandı ki içim, öyle yandı ki; yollarını kaybetti kelimelerim. Öyle işte… o çocuk düşlerimiz yok artık. Ki çerçevesini önce ailenizin, yaşadığınız ortamın ç
Üç Kuruşluk Petrol Ve Doğal Gaz Uğruna Katledilen Filistin Halkı

20.07.2014

ÜÇ KURUŞLUK PETROL VE DOĞAL GAZ UĞRUNA SATILAN, KATLEDİLEN FİLİSTİN HALKI VE POLİTİKACILARIN SAHTE SÖZLERİ Irkçi Siyonist Yahudiler, İsrail devletinin kuruluş aşamasından beri, bir başka ifadeyle 1949 yılı öncesinden beri, Nazi
Ahmet Kahraman - ‘Saz çalan adam’

19.07.2014

‘Saz çalan adam’ Ahmet Kahraman Selahattin Demirtaş adında bir Kürt çıktı. Hırsızlığın taraftar bulmada tavan yaptığı, hırsız olmayanın yadırgandığı, kimilerinin meydanlarda "cebimdeki cüzdanımı da çalsa, ben hırsız
Tunceli'de Yüksek Gerilim Hattı Gerginliği

19.07.2014

Tunceli'de Yüksek Gerilim Hattı Gerginliği Tunceli ‘de vatandaşların tapulu arazisinden geçirilmek istenen yüksek gerilim hattı gerginliğe neden oldu. Köylerinde yüksek gerilim hattı çalışması başlatılması üzerine tepki göst
Faiz Cebiroğlu - Öfke üzerine belirlemeler (I)

19.07.2014

Öfke üzerine belirlemeler (I) Faiz Cebiroğlu Öfke, umuttur. Umut, öfkedir. Öfkeli olmadan umut olmaz. Umutsuz öfke de hiç olmaz. Öfke nedir? Öfke, bana göre, içsel bir kudrettir. İnsanın derinliklerinde bir ateş gibi yanar. Derinl
İsmail Cem Özkan - Yeryüzüne savaş düştü!

19.07.2014

Yeryüzüne savaş düştü! İsmail Cem Özkan Savaş çığlıkları yeryüzünü yine doldurmaya başladı. Savaştan çıkarı olanlar, ekonomik kriz var diye kasalarını dolduranlardır. Her savaş yeni zenginleri ve yeni refah düzeyini
Adil Okay - İsrail Yine Kara Harekatına Başladı… Yani…

19.07.2014

İsrail Yine Kara Harekatına Başladı… Yani…Adil Okay17 temmuz 2014: “İsrail 8 bin askerle Gazze’ye saldırdı. Gazze gece boyu karadan, havadan ve denizden ağır bombardıman altındaydı. Şu ana kadar biri 5 aylık bebek, biri çocuk 1
Radikal Demokratlara veya Gerçekten Demokratlara Çağrı

19.07.2014

Radikal Demokratlara veya Gerçekten Demokratlara Çağrı Demokrat ya da Demokrasi sözcüğünün başına “gerçekten” ya da “radikal” gibi bir sıfatı koymak gerekiyor. Çünkü her şey gibi kavramlar da zamanla eskiyor ve esas anlamı
Ozan ŞAHTURNA - Rojava Halkına Selam

19.07.2014

ROJAVA HALKINA SELAM Sarı beyaz yeşil kırmızıYürüdü gelini kızıÇok yüreklendirdi biziRojova Halkına SelamSelam Halklarına Selam Sofralara kaşık olsunTarihlere beşik olsunTüm Halklara ışık olsunRojova Halkına SelamSelam Halklar
Ozan ŞAHTURNA - Sılav Lı Gelê Rojava

19.07.2014

SILAV LI GELÊ ROJAVA Kesk û sor û zer Qîz û bûk meşiyan Hêz dane dilê me Silav li gelê ROJAVA Silav li gelan silav Bila bibe kevçiyê sifreyan Bila bibe dergûşa dîrokan Bila bibe ronahiya gelan Silav li gelê ROJAVA Silav li g
Biz Aleviler Olarak Demirtaş’ı Destekliyoruz… Ya Siz?

19.07.2014

BİZ ALEVİLER olarak DEMİRTAŞ’ı DESTEKLİYORUZ…… Ya siz ??? Türkiye’de ilk defa Cumhurbaşkanı,10-24 Ağustos 2014’te halk oylaması ile seçilecek. Somut 3 tane aday var. Recep Tayyip Erdoğan (AKP), Ekmeleddin İhsanoğlu (CHP/MHP)
Ergin Doğru - Köye dönüş öze dönüştür

16.07.2014

Köye dönüş öze dönüştür ERGİN DOĞRU Doğa ve insan yaşamı bir birini bütünleyen, iç içe geçmiş vazgeçilmezlerdir. İnsanın doğayla birlikte yaşamasının en kolay olduğu yerler ise köylerdir. Köy yaşamı, insanın doğa i
Hüseyin Habip Taşkın - 1990-1998 Türkiye’sinde Yaşananlar

16.07.2014

1990-1998 Türkiye’sinde Yaşananlar Hüseyin Habip Taşkın Nasıl bir ülkede yaşıyorum? diye kendi kendinize hiç sordunuz mu? Sormadıysanız mutlaka sorun ve unutmayın ki sorduğunuz her soruda yanıtlar bulacaksınız. Önünüz açılac
Dev. Maden-Sen üyesi maden işçileri, gece Soma’dan Ankara’ya hareket etti

16.07.2014

Dev. Maden-Sen üyesi maden işçileri, gece Soma’dan Ankara’ya hareket etti Maden işçileri Ankara Kızılay’dan TBMM’ye yürüyerek siyasi partilerin grup başkanlıklarına ve Meclis Başkanlığına taleplerini içeren dosya sunacaklar.
Hasan Bildirici - Günay Aslan ve ben

16.07.2014

Günay Aslan ve ben Günay'la biz Van Gölü çocuğuyuz. Karşı kıyılarda doğmuşuz. “Akdeniz Kültürü” gibi, ayrı bir “Van Gölü Kültürü” var. İnsan yaşadığı coğrafyaya benzermiş, biz Günay’la Van Gölü’ne benzeriz.
Mustafa Karabudak - Devletin Tuzluçayır sendromu

15.07.2014

Devletin Tuzluçayır sendromu Mamak 1950’lerde doğdukları yerde doymayan emekçiler, yani bizlerin çoğunlukla Sivas, Yozgat, Çorum, Gümüşhane ve Kayseri’den gelen emekçilerin yollarının kesiştiği yerleşim yeridir. Köyden gelen yo
Aleviler Kobani Sınırına Doğru yola çıktı...

15.07.2014

Kırklar Aşkına biz Aleviler hak ve hakikat için Kobani sınırında cem olmaya gidiyoruz... Kırklar aşkına Kırk kişi çağrısıyla yola çıkan biz Alevi Dede, aydın ve yazarlarına Alevi kurumları temsilcileriyle katılarak destek vermi
Nihat Ekinci  -  KOBANÊ

15.07.2014

KOBANÊ Nihat Ekinci Kobanê Rojavada bulunan, Suriye’deki iç savaş sırasında kendini yönetme kararlığı göstererek demokratik özerklik ilan eden üç kantondan biri. Enver Muslim yönetiminde 22 bakandan oluşan bir yürütmesi ve 101 k