BU HABERİ PAYLAŞINIZ

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Kategori: Dersim-Tunceli Haberleri
Yayınlanma: 18 Şubat 2013

husniye-karakoyun-tunceli-emek-gazetesiBu gazete 10. Yaşını kutlayacak bugün. Yaşadıklarınız EMEK’le harmanlanmışsa yorucu, yazılanlar birilerine dokunduğu için nasırına basılanlar kendindeki eksikliği düzeltmek yerine çirkinleşmişse, küçük kentte sorunlar boyunu aşmışken susup durmamış, suya sabuna dokunma! telkinine yenik düşmemişseniz, mutlak on yıl uzun bir süredir. Kaldı ki, yaşam insana bahşedilmiş en değerli şeyken vede zamanı en azından ben çok fazla önemserken, on yıl daha bir kıymetli.

Madem bu gazete meşakkatli süreçlerden geçti ve madem her başarısında başarısızlığının iç acısını bu gazeteyi hedef haline getirerek bastırmak istedi üç-beş zavallı, daha da önemlisi her yazılanın ardında ben arandım, uğrunda sürgünler yedim, 10. Gurur yılında söyleyecek sözüm olmalı diyorum. Beceremeyeceğim göreceksiniz. Yine de tüm acemiliklerimle deneyeceğim, bu gazeteyi bugünlere taşıyan yüreği güzel çoğunluğun hoşgörüsüne sığınarak.

***

Okulda öğretmenler bize sol avucunuzu kapatın, işte yüreğinizin büyüklüğü bu kadardır diye öğretirler. Çocukluğumda bu sol avuç kadar yüreğe itiraz etmiştim. Yaşadığım her an, bu itirazımın haklılığına daha çok inanır oldum. Ben yüreğimin büyüklüğünün ebadı olmadığına inandım hep. Cesurluğun ve cesaretin sonradan öğretilmiş bir öğreti mi yoksa doğuştan mı geldiği üzerine çokça kitaplar karıştırdıysam da, net bir sonuca ulaşamadığımı belirtmeliyim. Ancak yüreğimin ve hayatta kapladığım alanın çok daha büyük olduğundan eminim.

Tunceli küçük. Yüreği güzel binlerce insana inat, ön yüzde çokça görünen bazı şarlatanlar bu güzelliği perdelediğinden, konuştuğunuz herkeste adeta dedikodusunun yapıldığına dair mutsuzluğuna tanık olursunuz. Ben üretenin, düşünenin, sorgulayanın konuşulmasını olağan kabul edenlerdenim. Bu nedenle bu kente geldiğimden bu yana, bazen satırarasına sıkıştırılmış duyumları sadece dinlemeyi yeğliyor, yanıt dahi vermiyorum. Zira Mevlana’nın “Lakin biri konuştuğunda bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye.” Cümlesini düstur edindim.

Bu yazı daha en başından özür ve beceriksizlik itirafıyla başladığından kimsenin büyük beklentisi yoktur kuşkusuz.

Zaten yakın zamanda bu gazetede bir köşeyle sizlere ulaşacak yazdıklarım. Çünkü yazmayı hep çok sevdim. Belki konuşamadığımdan yazmaya sığınıyorum.

On yılı özetlemek gerekecek belki ama bunu yapmayacağım. Nitekim 2012’de 9. Yılda gazetenin kuruluşundan o güne kadar geçen süre özetlenmişti. (www.tunceliemek.com.tr internet sayfasında http://www.tunceliemek.com.tr/haberdetay.asp?bolum=5151&uyeid=0 linkinden okuma imkanınız var) Gerçi o yazıda da “Terzi Söküğünü Dikemez” özlü sözüyle yazının istenen tadı veremeyeceğine vurgu yapılmıştı.

Ne Taraf Olduklarını Bilmeyenlerin Bir Taraf Yapma Çabası

Vali Mustafa Taşkesen beni Kütahya’nın Simav İlçesi Dağardı Köyüne sürgün ettiğinde, buradan sürgün edip tek tek görevine mahkeme kararlarıyla geri dönen diğer tüm kamu görevlileri gibi bana da bir hikaye derlemişti bağlı olduğum Bakanlık nezdinde. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürüne gidip dosyamı görmek istediğimde tarihin belki benim açımdan kaydedeceği en tuhaf anları yaşamıştım.

Bakanlık 16 yıllık bir öğretmenini sürgün ederken, elinde bir dosyası dahi yoktu. Üstelik 16 yılda TAKDİRNAME, TEŞEKKÜRNAMElerim ile 6 yıllık sicil notundan ötürü KADEME İLERLEMESİ almış, girdiğim sınavı kazandığımdan UZMAN ÖĞRETMEN olduğum halde ve daha da önemlisi zorunlu hizmetin 3 yıl olduğu dönemde Güneydoğu’da 6 YIL görev yapmışken, sürgün gibi bir devlet memurunun hayatında ciddi travma yaratacak bir uygulamaya maruz kalan biri için Bakanlığa bir dosya dahi gönderilmemişti.

O dönemde Karakoçanlı olan Personel Genel Müdürü benim ısrarlarımda baktırdığı dosyanın Bakanlığa gelmediğini öğrenince Tunceli Milli Eğitim Müdürlüğünü arattırmış ve dosyanın hala gönderilmediğini öğrenmişti. “Peki biz neye istinaden bu öğretmeni sürgün ettik?” diyerek öfkeyle ayağa kalkıp personeline bağırınca, ben dikkatle yüzüne bakmış sorusunu yinelemiştim “Siz beni neye istinaden sürgün ettiniz?” Soruya aldığım yanıt, hayatta insanların belki makam ve mevkilerinin hiçte öyle abartılmaması gerektiğini, kendini korumak adına düştükleri içler acısı halin en çarpıcı göstergesiydi: “Ya öğretmenim Vali Bey gelip bu öğretmen terör örgütü yanlısı haberler yapıyor, dedi diye il dışı görev yeri değişikliğini hemen onayladım.”demişti.

Ben ve terör örgütü yanlısı haber yapmak…?

Tarih cesurları ve sünepeleri hep aynı potada harmanlıyor. Ancak hatırlarken her ikisini aynı saygınlıkla yad etmiyor.

Vali beni kendi deyimleriyle “terör örgütü yanlısı” haber yapıyor gösterip sürgünü Ankara’da sahneletirken, Tunceli’de çok sayıda kişinin sürgünü için yapılan gösteride benim adım sendika üyesi olmadığım gerekçesiyle okunmamıştı. Üstelik o sendikalar ki kendi seslerini bu gazete sayesinde yüzlerce kez duyurabilmişti.

Daha da garip olan, 2006 yılında dönemin Valisi Mustafa Erkal tarafından sürgün edilen 6 öğretmene ilişkin ben yerel basının çok daha etkin olması halinde bunun önüne geçilebileceğini düşünüp kendimi hedef haline getirmek pahasına içlerinden o dönem Eğitim-Sen Tunceli Şube Başkanı olan ve kendisi de sürgüne maruz kalmış M. Hanifi Bekmezci ile yapılan söyleşilerin altına imza koyup duyurmaya çalışırken, 2011 yılında kendi sürgünüme imza atanlardan birinin Hanifi Bekmezci olduğunu öğrenmenin en derin acısını yaşadım.

Bugün cezaevinde olan Bekmezci, buradan tereddüt etmeden açıklamalıyım ki yardımıma ihtiyaç duyarsa şayet, aynı 2006 yılında olduğu gibi tereddütsüz, kırgınlığıma yenik düşmeden, kendisine katkı sunacağımı bilmeli.

Hayatım boyunca, ölüm, öldürme, kin, nefret, kınama gibi sözcükleri sevmedim. Gerekçesi ne olursa olsun, öldüren taraf kimse, yanında olmayı da sevmedim. Çatışmalı sürece ilişkin, bu nedenle ben her tarafın ölümüne üzülen, ağlayanlardanım. Valinin can havliyle beni böyle gösterme çabasına ancak acıyla gülebilirim.

Savaşın bile bir ahlakı olmalı. Ben Sayın Vali Mustafa Taşkesen’e dair düşüncelerimi yazıp kendisine ulaştırmış, bunları mahkeme tutanaklarına da ilerde muhakkak yazılacak kitaplarda yer verilmek üzere ölümsüzleştirmişken, şimdi yeniden yazmak niyetinde değilim.

Ancak daha sonra Bakanlığın istemesi üzerine gönderilen dava dosyasında Vali Taşkesen’in; beni tanımadığını ancak Tunceli EMEK Gazetesinin önünden minibüsle geçerken beni büroda çalışırken gördüğünü (beni tanımıyor ama çalışanın ben olduğumu biliyor?) Ar-Ge’de görevlendirilen Öğretmen Neslihan Toprakçı ile TKY’de görevli Barış Can, Karayolları Şube Şefi Aydoğan Ergün, Tunceli EMEK Gazetesini Vurucu Kobra adıyla internetten tehdit ederken tespit edilip mahkemece cezalandırılan dönemin MEM Şube Müdür Vekili Süleyman Çakmak, Tunceli Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Elif Polat’ın ifadeleriyle ortaya karışık bir şeyler derlenip toparlanmış gönderilmişti.

Bu sürece dair ilerleyen zamanlarda belki yeni bir şeyler yazılabilir.

Ancak ben Vali Taşkesen’in sürgün edip kısa süre önce görevine iade edilen Tunceli İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı ve öncesinde hışmına uğrayan çok sayıdaki diğer kamu görevlilerinin dillendirdiği gibi öfkeli değilim. Kendisine onların söylemine yansıyan haliyle bedduada etmiyorum.

Aksine teşekkür edeceğim birkaç isim var. Onlardan biri de Vali Taşkesen.

Teşekkürün ilk kahramanı Elif Polat. Tunceli Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Elif Polat, belki üç-beş sayı çıkıp kapanacakken haftalık başlayan bu gazete serüveninde bugün sahip olduğu tüm büyümesini ona borçlu.

Gazeteye her yaptırımı, haksızlığı, bu gazetede büyüme azmi yarattı. Resmi ilanları düşürmek için Tunceli EMEK’e her yıl farklı senaryo hazırlayan Polat’a dair Basın İlan Kurumundan bu yıl gelen raporlar aslında yanlı tutumuna, görevi kötüye kullanmasına bir kanıt. Üç gazeteyle eşit mesafede durmayı başaramamış, adil ve adaletli olamamışlığı artık bu raporla belgelenmişken, olması gereken ya kendisinin hemen o görevden ayrılması yada Sayın Vali Hakan Yusuf Güner’in O’nu bu görevden almasıyken, bu sürecin sonunda doğru bir karar beklentimizi koruyoruz.

İkinci teşekkürümü Vali Mustafa Taşkesen’e buradan yapmış olayım. İnsanlara dair çevreme daha dikkatli bakmamı sağladığı için.

Bir de hakiki teşekkürü hak edenler var ki o da bu satırları okuyan gerçek dostlarımız olan büyük çoğunluk sizlersiniz. Yazının bir yerinde söylemiştim, bu kentin en büyük talihsizliği; yüreği güzel binlerce insanın ön tarafta duran ve tüm bunları perdeleyen birkaç yüzsüze yenik düşmesidir.

Yazdıklarım; onlara da, önünde saygıyla eğildiğim çok sayıda dost olarak adlettiklerime de ulaşacak biliyorum. İşte o dost yüreklerin önünde saygıyla eğilirken, diğerlerine söyleyecek söze gerek duymuyorum. Çünkü denir ki “Bir yalancıya en büyük ceza, kimsenin kendisine inanmaması değil, kendisinin kimseye güvenmemesidir.”

Ait oldukları yer, onlara en büyük cezayken, söylenerek dahi heba edilecek söze gerek var mı?

Hüsniye KARAKOYUN

http://www.tunceliemek.com.tr/haberdetay.asp?bolum=6450&uyeid=0

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EN SON EKLENEN HABERLER

Hande Çayır - Tunceli’ye gittim Dersim’den döndüm

31.01.2015

- Ah be gülüm, bilir misin ki benim ailem Kemalist, ben PKK’yi yirmi yaşında öğrendim. - ... - General’i izledin mi?- ... - Tek kaynaktan beslenmişsin be gülüm... Sarhoş Atlar Zamanı?  Tunceli’ye gittim Dersim’den döndüm H
Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği Kadına Yönelik Şiddeti Protesto Etti

31.01.2015

Kadınlar Katillerin Bulunmasını İstedi Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği'nin çağrısıyla Sanat Sokağı'nda toplanan kadınlar, kadına yönelik şiddeti ve cinayetleri protesto etti. İlimizde öldürülen kadınların isimlerinin
Dersim’li atlete Milli Takım kampına davet

31.01.2015

Dersim’li Atlet Şiyar Munzur Güven, 2020 Tokyo Olimpiyatları Atletizm Milli Takım kampına davet edildi. Dersim’li Atlet Şiyar Munzur Güven, 2020 Tokyo Olimpiyatları Atletizm Milli Takım kampına davet edildi. Atletizm Federasyonu taraf
Dersim’de Engelli Çocukların Kayak Keyfi

31.01.2015

Dersim’de koruma altında bulunan engelli çocuklar, Ovacık ilçesinde karla kaplanmış yollarda kızakla kaymanın keyfini çıkardı. Koruma altında bulunan engelli çocuklar,Ovacık ilçesinde karlı yollarda kızaklarla kaydı Dersim’de k
Ezgi Başaran - HDP'nin barajı ve Cemaat'in oy oranı

31.01.2015

HDP'nin barajı ve Cemaat'in oy oranı Ezgi Başaran HDP'nin barajı geçmesi yaklaşık 55 milletvekiliyle Meclis'e girmesi demektir. Peki bu 20 civarında milletvekili nereden gelecek? HDP milletvekilleri ve eşbaşkanları sıklıkla vurgular o
Kaç yaşına kadar yaşayacağınız DNA'nızda gizli

31.01.2015

Vücut yaşı bilinen kişilerin kaç yaşına kadar yaşayacağının öngörülebildiği ortaya çıktı DNA’da meydana gelen kimyasal değişimlerin insanların ‘biyolojik yaşı‘nın anlaşılmasını sağladığını kanıtlayan bilim ins
Şehirden   iki kongre!

31.01.2015

Şehirden   iki kongre! Şeyhmus DİKEN Diyarbakır kimlik,   kültür, tarih ve binler yıldır yaşanmış onca hikayenin boyverdiği bir   buluşma, yüzleşme ve yaşam ortaklığının boyverdiği bir kavşak noktası. &
Şeyhmus DİKEN - Şehirden   iki kongre!

31.01.2015

Şehirden   iki kongre! Şeyhmus DİKEN Diyarbakır kimlik,   kültür, tarih ve binler yıldır yaşanmış onca hikayenin boyverdiği bir   buluşma, yüzleşme ve yaşam ortaklığının boyverdiği bir kavşak noktası. &
Xwe Metin Ayçiçek - Metal-İş Grevi Gelecek Umutlarını Besliyor!

31.01.2015

Metal-İş Grevi Gelecek Umutlarını Besliyor! Xwe Metin Ayçiçek Geçtiğimi günlerde Meclis’in İçişleri Komisyonu’ndan geçen İç Güvenlik Yasa Paketi ve henüz Komisyon’a gelmemiş olan internete ilişkin yeni "düzenlemeler" öner
Sinan Kazım Özüdoğru Kitabı: Devrimciler Ölmez

31.01.2015

Sinan Kâzım Özüdoğru'nun ağabeyi Emin Özüdoğru, 2010'da bianet'te yazdığı yazıda kardeşinin arkadaşlarına bir kitap için çağrı yapmıştı. Füsun Özbilgen'in derlediği kitap yayınlandı: "Devrimciler Ölmez". Haluk Kalafat /
Çalışmak, kazanmak ve zamanı planlamak

31.01.2015

Çalışmak, kazanmak ve zamanı planlamak Ayhan Bilgen Çalışmak, kazanmanın ön şartıdır ama yeter şartı değildir. Zamanı doğru planlamadığınızda ortaya koyduğunuz emek, çaba kazanmaya yetmeyebilir. Hele yarışa çok daha dezava
İşçi sınıfına selam

31.01.2015

İşçi sınıfına selam Suat Bozkuş İnsanın insanlaşması toplumsal üretimle başlıyor. Hayat üretim demektir. Hayat durmaz, en kaotik günlerde bile hayat devam eder, üretim de... İşçi sınıfı dünyanın her köşesinde, her an “n
Rıdvan Turan - HDP kazanacak!

31.01.2015

HDP kazanacak! Rıdvan Turan Komşuda Syriza’nın elde ettiği seçim başarısı, Türkiye’de yapılacak genel seçimlerde HDP’nin başarısını daha zorunlu hale getirmekle kalmadı, aynı zamanda daha da mümkün kıldı. Her ne kadar iki
Ali İhsan Aksamaz - Nefret Suçu ve Murat Bardakçı

31.01.2015

Nefret Suçu ve Murat Bardakçı Ali İhsan Aksamaz Bu makalemin konusu Murat Bardakçı. Daha doğrusu, onun geçenlerde “Habertürk Gazetesi”nde yazdığı bir makalesi. Söz konusu makale, 21 Ocak 2015 tarihinde yayınlandı. Makalesinin ba
Ahmet DERE - Hoşgörü

31.01.2015

Hoşgörü Ahmet DERE Din, dil, ırk farkı yapmadan tüm insanların birlikte yaşadığı bir dünya yaratmak bizim elimizde. Hiç bir dinde insanları birbirinden üstün görme hakkı kimseye verilmediği gibi, tüm dinlerin ortak değerlerinde
Hoşgörü

31.01.2015

Hoşgörü Ahmet DERE Din, dil, ırk farkı yapmadan tüm insanların birlikte yaşadığı bir dünya yaratmak bizim elimizde. Hiç bir dinde insanları birbirinden üstün görme hakkı kimseye verilmediği gibi, tüm dinlerin ortak değerlerinde
Sanatçı Seyfi Doğanay hayatını kaybetti

31.01.2015

Dersim'li Halk müziği ve fantezi müzik sanatçısı Seyfi Doğanay, kaldırıldığı hastanede 51 yaşında hayatını kaybetti. Kalp ağrısı şikayetiyle geldiği Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde iç kana
Köyümde Eğitime Çığır Açanlar / Kortu Köyü-Dersim

30.01.2015

1951 yılında, sırası ile köye tayin edilen Hıdır Güngöze, Pertekli Mehmet Topaloğlu, 1949 Akçadağ Köy Enstitüsü mezunu Kâzım Yeşilgöz, Kemal Güngörmüş görev yapmışlar. Köyümde Eğitime Çığır Açanlar Köyümde Eğit
Köyümde Eğitime Çığır Açanlar / Kortu Köyü-Dersim

30.01.2015

1951 yılında, sırası ile köye tayin edilen Hıdır Güngöze, Pertekli Mehmet Topaloğlu, 1949 Akçadağ Köy Enstitüsü mezunu Kâzım Yeşilgöz, Kemal Güngörmüş görev yapmışlar. Köyümde Eğitime Çığır Açanlar Köyümde Eğit
Mahsur Kalan Aile İçin Dilekçe Komisyonu'na Başvuru

30.01.2015

Dersim Kültürel ve Doğal Mirası Koruma Girişimi, Pembelik Barajı ve HES'e dair yargı kararlarının uygulanması ve baraj gölü altında kalan Arduç ailesinin mağduriyetinin giderilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyo
Tunceli Belediyesi Çalışanlarına İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Verildi

30.01.2015

Tunceli Belediyesi çalışanlarına Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi verildi. Tunceli Belediye Konferans Salonu'nda düzenlenen eğitime Belediye Eşbaşkan Yardımcısı Hüseyin Tunç, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Semih A
Rabbim kimseyi bu ülkede Gayrimüslim etmesin

30.01.2015

Rabbim kimseyi bu ülkede Gayrimüslim etmesin Baskın Oran Erdoğan Rejimi bu memleketi gittikçe nefes alınmaz hale getiriyor diyeceğim, diyemiyorum, utanıyorum. Çünkü bu memlekette bir de Gayrimüslim doğmak olabilirdi. Üstelik bu insanl
Kimlik siyaseti fobisi

30.01.2015

Kimlik siyaseti fobisi Ali Kenanoğlu Kimlikler üzerinden siyaset yapılması hep eleştirilen bir siyaset tarzı oldu, bu siyaset tarzının insanları ayrıştırdığı, böldüğü, kutuplara ayırdığı söylendi hep. Hani haksız da değill
Milyonlarca Aleviyi de tutuklayın!

30.01.2015

Milyonlarca Aleviyi de tutuklayın! Erdal YILDIRIM Emevilerin ardılı, Muaviye ile Yezit zihniyetinin temsilcisi iktidarın Alevi tahammülsüzlüğü Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Erzincan Şube yöneticisi Hasan Sınırtaş’ın g
YUNANİSTAN SEÇİMLERİNDE SYRIZA

30.01.2015

YUNANİSTAN SEÇİMLERİNDE SYRIZA Hüseyin Habip Taşkın Herhangi bir ülkede yasal anlamda komünist, sosyalist, aydınların ve diğerlerinin ittifakı olabilir. Birlikte seçime de girilebilir. Bunlara itirazım olamaz. Yukarıda saydıklarım
Birlik olmayı emrediyor Kobanê!

30.01.2015

Birlik olmayı emrediyor Kobanê! Memo Şahin “Düştü, düşüyor” diye düşlüyordu El-Kasımpaşayi, ovuşturarak ellerini. Ve kınayı hazırlıyordu hatunu, büyük bir hamaratlıkla. Ve duracaklardı namaza birlikte, El-Bağdadi ve El-B
Hasan Ali Kızıltoprak - Seçime doğru Aleviler

30.01.2015

Seçime doğru Aleviler Hasan Ali KIZILTOPRAK Haziran seçimleri şimdiden tüm kesimlerin gündemi olmuş gibi. Özellikle de HDP’nin seçimlere parti olarak girmesi, baraj tartışmaları eşliğinde devam ediyor. HDP’nin barajı aşıp aşma
İslam Devleti Kobane’den kovuldu

30.01.2015

İslam Devleti’nin Kobane’den sürülüp atılmasına, kentin katil, ırz düşmanı, fidyeci para düşkünü güruhtan son ferdine kadar temizlenmesine Tayyip Erdoğan’ın reaksiyonu ne oldu? İslam Devleti Kobane’den kovuldu Yalçın Yus
Metal işçilerinin grev rüzgarı işverenleri tedirgin ediyor

30.01.2015

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) üyesi Birleşik Metal - İş Sendikası, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası(MESS) üyesi işverenlere ait 22 fabrikada bugün grev başlattı. 10 kentte yaklaşık 15 bin Birleşik
Antik Batini Kızılbaş Aleviliğin Türk-İslam Sentezci Alevi Bektaşiliğine evrilmesi

30.01.2015

Antik Batini Kızılbaş Aleviliğin Türk-İslam Sentezci Alevi Bektaşiliğine evrilmesi Erdoğan YALGIN  Bilindigi gibi; İtteat ve Terraki   (1889-1918) Partisi, 1909-1918  yılları arasında Anadolu ve   Kürd