Hüsniye KARAKOYUN - Söyleyecek Sözüm Var…

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

husniye-karakoyun-tunceli-emek-gazetesiBu gazete 10. Yaşını kutlayacak bugün. Yaşadıklarınız EMEK’le harmanlanmışsa yorucu, yazılanlar birilerine dokunduğu için nasırına basılanlar kendindeki eksikliği düzeltmek yerine çirkinleşmişse, küçük kentte sorunlar boyunu aşmışken susup durmamış, suya sabuna dokunma! telkinine yenik düşmemişseniz, mutlak on yıl uzun bir süredir. Kaldı ki, yaşam insana bahşedilmiş en değerli şeyken vede zamanı en azından ben çok fazla önemserken, on yıl daha bir kıymetli.

Madem bu gazete meşakkatli süreçlerden geçti ve madem her başarısında başarısızlığının iç acısını bu gazeteyi hedef haline getirerek bastırmak istedi üç-beş zavallı, daha da önemlisi her yazılanın ardında ben arandım, uğrunda sürgünler yedim, 10. Gurur yılında söyleyecek sözüm olmalı diyorum. Beceremeyeceğim göreceksiniz. Yine de tüm acemiliklerimle deneyeceğim, bu gazeteyi bugünlere taşıyan yüreği güzel çoğunluğun hoşgörüsüne sığınarak.

***

Okulda öğretmenler bize sol avucunuzu kapatın, işte yüreğinizin büyüklüğü bu kadardır diye öğretirler. Çocukluğumda bu sol avuç kadar yüreğe itiraz etmiştim. Yaşadığım her an, bu itirazımın haklılığına daha çok inanır oldum. Ben yüreğimin büyüklüğünün ebadı olmadığına inandım hep. Cesurluğun ve cesaretin sonradan öğretilmiş bir öğreti mi yoksa doğuştan mı geldiği üzerine çokça kitaplar karıştırdıysam da, net bir sonuca ulaşamadığımı belirtmeliyim. Ancak yüreğimin ve hayatta kapladığım alanın çok daha büyük olduğundan eminim.

Tunceli küçük. Yüreği güzel binlerce insana inat, ön yüzde çokça görünen bazı şarlatanlar bu güzelliği perdelediğinden, konuştuğunuz herkeste adeta dedikodusunun yapıldığına dair mutsuzluğuna tanık olursunuz. Ben üretenin, düşünenin, sorgulayanın konuşulmasını olağan kabul edenlerdenim. Bu nedenle bu kente geldiğimden bu yana, bazen satırarasına sıkıştırılmış duyumları sadece dinlemeyi yeğliyor, yanıt dahi vermiyorum. Zira Mevlana’nın “Lakin biri konuştuğunda bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye.” Cümlesini düstur edindim.

Bu yazı daha en başından özür ve beceriksizlik itirafıyla başladığından kimsenin büyük beklentisi yoktur kuşkusuz.

Zaten yakın zamanda bu gazetede bir köşeyle sizlere ulaşacak yazdıklarım. Çünkü yazmayı hep çok sevdim. Belki konuşamadığımdan yazmaya sığınıyorum.

On yılı özetlemek gerekecek belki ama bunu yapmayacağım. Nitekim 2012’de 9. Yılda gazetenin kuruluşundan o güne kadar geçen süre özetlenmişti. (www.tunceliemek.com.tr internet sayfasında http://www.tunceliemek.com.tr/haberdetay.asp?bolum=5151&uyeid=0 linkinden okuma imkanınız var) Gerçi o yazıda da “Terzi Söküğünü Dikemez” özlü sözüyle yazının istenen tadı veremeyeceğine vurgu yapılmıştı.

Ne Taraf Olduklarını Bilmeyenlerin Bir Taraf Yapma Çabası

Vali Mustafa Taşkesen beni Kütahya’nın Simav İlçesi Dağardı Köyüne sürgün ettiğinde, buradan sürgün edip tek tek görevine mahkeme kararlarıyla geri dönen diğer tüm kamu görevlileri gibi bana da bir hikaye derlemişti bağlı olduğum Bakanlık nezdinde. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürüne gidip dosyamı görmek istediğimde tarihin belki benim açımdan kaydedeceği en tuhaf anları yaşamıştım.

Bakanlık 16 yıllık bir öğretmenini sürgün ederken, elinde bir dosyası dahi yoktu. Üstelik 16 yılda TAKDİRNAME, TEŞEKKÜRNAMElerim ile 6 yıllık sicil notundan ötürü KADEME İLERLEMESİ almış, girdiğim sınavı kazandığımdan UZMAN ÖĞRETMEN olduğum halde ve daha da önemlisi zorunlu hizmetin 3 yıl olduğu dönemde Güneydoğu’da 6 YIL görev yapmışken, sürgün gibi bir devlet memurunun hayatında ciddi travma yaratacak bir uygulamaya maruz kalan biri için Bakanlığa bir dosya dahi gönderilmemişti.

O dönemde Karakoçanlı olan Personel Genel Müdürü benim ısrarlarımda baktırdığı dosyanın Bakanlığa gelmediğini öğrenince Tunceli Milli Eğitim Müdürlüğünü arattırmış ve dosyanın hala gönderilmediğini öğrenmişti. “Peki biz neye istinaden bu öğretmeni sürgün ettik?” diyerek öfkeyle ayağa kalkıp personeline bağırınca, ben dikkatle yüzüne bakmış sorusunu yinelemiştim “Siz beni neye istinaden sürgün ettiniz?” Soruya aldığım yanıt, hayatta insanların belki makam ve mevkilerinin hiçte öyle abartılmaması gerektiğini, kendini korumak adına düştükleri içler acısı halin en çarpıcı göstergesiydi: “Ya öğretmenim Vali Bey gelip bu öğretmen terör örgütü yanlısı haberler yapıyor, dedi diye il dışı görev yeri değişikliğini hemen onayladım.”demişti.

Ben ve terör örgütü yanlısı haber yapmak…?

Tarih cesurları ve sünepeleri hep aynı potada harmanlıyor. Ancak hatırlarken her ikisini aynı saygınlıkla yad etmiyor.

Vali beni kendi deyimleriyle “terör örgütü yanlısı” haber yapıyor gösterip sürgünü Ankara’da sahneletirken, Tunceli’de çok sayıda kişinin sürgünü için yapılan gösteride benim adım sendika üyesi olmadığım gerekçesiyle okunmamıştı. Üstelik o sendikalar ki kendi seslerini bu gazete sayesinde yüzlerce kez duyurabilmişti.

Daha da garip olan, 2006 yılında dönemin Valisi Mustafa Erkal tarafından sürgün edilen 6 öğretmene ilişkin ben yerel basının çok daha etkin olması halinde bunun önüne geçilebileceğini düşünüp kendimi hedef haline getirmek pahasına içlerinden o dönem Eğitim-Sen Tunceli Şube Başkanı olan ve kendisi de sürgüne maruz kalmış M. Hanifi Bekmezci ile yapılan söyleşilerin altına imza koyup duyurmaya çalışırken, 2011 yılında kendi sürgünüme imza atanlardan birinin Hanifi Bekmezci olduğunu öğrenmenin en derin acısını yaşadım.

Bugün cezaevinde olan Bekmezci, buradan tereddüt etmeden açıklamalıyım ki yardımıma ihtiyaç duyarsa şayet, aynı 2006 yılında olduğu gibi tereddütsüz, kırgınlığıma yenik düşmeden, kendisine katkı sunacağımı bilmeli.

Hayatım boyunca, ölüm, öldürme, kin, nefret, kınama gibi sözcükleri sevmedim. Gerekçesi ne olursa olsun, öldüren taraf kimse, yanında olmayı da sevmedim. Çatışmalı sürece ilişkin, bu nedenle ben her tarafın ölümüne üzülen, ağlayanlardanım. Valinin can havliyle beni böyle gösterme çabasına ancak acıyla gülebilirim.

Savaşın bile bir ahlakı olmalı. Ben Sayın Vali Mustafa Taşkesen’e dair düşüncelerimi yazıp kendisine ulaştırmış, bunları mahkeme tutanaklarına da ilerde muhakkak yazılacak kitaplarda yer verilmek üzere ölümsüzleştirmişken, şimdi yeniden yazmak niyetinde değilim.

Ancak daha sonra Bakanlığın istemesi üzerine gönderilen dava dosyasında Vali Taşkesen’in; beni tanımadığını ancak Tunceli EMEK Gazetesinin önünden minibüsle geçerken beni büroda çalışırken gördüğünü (beni tanımıyor ama çalışanın ben olduğumu biliyor?) Ar-Ge’de görevlendirilen Öğretmen Neslihan Toprakçı ile TKY’de görevli Barış Can, Karayolları Şube Şefi Aydoğan Ergün, Tunceli EMEK Gazetesini Vurucu Kobra adıyla internetten tehdit ederken tespit edilip mahkemece cezalandırılan dönemin MEM Şube Müdür Vekili Süleyman Çakmak, Tunceli Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Elif Polat’ın ifadeleriyle ortaya karışık bir şeyler derlenip toparlanmış gönderilmişti.

Bu sürece dair ilerleyen zamanlarda belki yeni bir şeyler yazılabilir.

Ancak ben Vali Taşkesen’in sürgün edip kısa süre önce görevine iade edilen Tunceli İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı ve öncesinde hışmına uğrayan çok sayıdaki diğer kamu görevlilerinin dillendirdiği gibi öfkeli değilim. Kendisine onların söylemine yansıyan haliyle bedduada etmiyorum.

Aksine teşekkür edeceğim birkaç isim var. Onlardan biri de Vali Taşkesen.

Teşekkürün ilk kahramanı Elif Polat. Tunceli Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Elif Polat, belki üç-beş sayı çıkıp kapanacakken haftalık başlayan bu gazete serüveninde bugün sahip olduğu tüm büyümesini ona borçlu.

Gazeteye her yaptırımı, haksızlığı, bu gazetede büyüme azmi yarattı. Resmi ilanları düşürmek için Tunceli EMEK’e her yıl farklı senaryo hazırlayan Polat’a dair Basın İlan Kurumundan bu yıl gelen raporlar aslında yanlı tutumuna, görevi kötüye kullanmasına bir kanıt. Üç gazeteyle eşit mesafede durmayı başaramamış, adil ve adaletli olamamışlığı artık bu raporla belgelenmişken, olması gereken ya kendisinin hemen o görevden ayrılması yada Sayın Vali Hakan Yusuf Güner’in O’nu bu görevden almasıyken, bu sürecin sonunda doğru bir karar beklentimizi koruyoruz.

İkinci teşekkürümü Vali Mustafa Taşkesen’e buradan yapmış olayım. İnsanlara dair çevreme daha dikkatli bakmamı sağladığı için.

Bir de hakiki teşekkürü hak edenler var ki o da bu satırları okuyan gerçek dostlarımız olan büyük çoğunluk sizlersiniz. Yazının bir yerinde söylemiştim, bu kentin en büyük talihsizliği; yüreği güzel binlerce insanın ön tarafta duran ve tüm bunları perdeleyen birkaç yüzsüze yenik düşmesidir.

Yazdıklarım; onlara da, önünde saygıyla eğildiğim çok sayıda dost olarak adlettiklerime de ulaşacak biliyorum. İşte o dost yüreklerin önünde saygıyla eğilirken, diğerlerine söyleyecek söze gerek duymuyorum. Çünkü denir ki “Bir yalancıya en büyük ceza, kimsenin kendisine inanmaması değil, kendisinin kimseye güvenmemesidir.”

Ait oldukları yer, onlara en büyük cezayken, söylenerek dahi heba edilecek söze gerek var mı?

Hüsniye KARAKOYUN

http://www.tunceliemek.com.tr/haberdetay.asp?bolum=6450&uyeid=0

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

MAZLUM DOĞAN DİYOR Kİ!

UNUTULMAYANLAR

sivas sehitleri animasyon
hrantdink 03 Adnan Yucel small
ahmet kaya yilmaz guney
metin-hasan Aram-3

ÖNEMLİ AÇIKLAMA: 

Gomanweb Sitesi; düşünce ve ifade özgürlüğü, demokrasi, evrensel basın-yayın ilkeleri çerçevesinde görüş bildirmek isteyen herkese açıktır. Yazıların içeriğinden yazı sahipleri sorumludur

YAYIN YÖNETMENİ

GOMANWEB YAZARLARI

KÖŞELİ DEMOKRASİ

219 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

EN SON EKLENEN HABERLER

Haydar Işık - Dersim, Halepçe ve Kandil’den notlar

19.04.2014

Dersim, Halepçe ve Kandil’den notlar Haydar Işık Dersim, acının adıdır. Dersim direnişin adıdır. Dersim, mertliğin yiğitliğin, Seyit Riza vicdanının adıdır. Dersim, Kürdistanlı çocukların adıdır. Kürtler Dersim adını seviyor ve büyük değer veriyor. Çocuklarına De
Hasan Bildirici - Yaşar Kaya gitti, ama....

19.04.2014

Yaşar Kaya gitti, ama.... Hasan Bildirici DEP Genel Başkanlığı, Özgür Gündem Gazetesi imtiyaz sahipliği ve Sürgün'de Kürdistan Parlamentosu Başkanlığı yapmış olan Yaşar Kaya'nın ülkesine dönmesine sevindim. 2004 yılından 2010 yılına kadar Kürdistan Post'ta birlikte olm
Erdal Er - Hendek meselesi ve Rojava

19.04.2014

  Hendek meselesi ve Rojava Erdal Er Güney Kürdistan’dan Rojava’nın Cizre kantonuna iki gün önce geçtik. Süleymaniye’de karşılaştığımız sanatçı Ferhat Tunç da bize katılmak istediğini söyleyince, ‘tamam’ dedik. Güney ve Rojava sınırında kazılan hendeklerin
“Gezi’nin Bakiyesi” İçin Tartışmaya Katkı – Forumlar Listesi ve İki Yazı

19.04.2014

“Gezi’nin Bakiyesi” İçin Tartışmaya Katkı – Forumlar Listesi ve İki Yazı Bu hafta sonu, yani yarın, Acıbadem, Caferağa, Özgürlük Parkı, Göztepe, Yoğurtçu ve Yeldiğirmeni Dayanışma ve Forumlarının Don Kişot Evi’nde “Gezi’nin Bakiyesi, Forumlar, Dayanışmalar v
Şeyhmus Diken - Petrolden “Pay” İstemek!

19.04.2014

Petrolden “Pay” İstemek! Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın dile getirdiği, bölgede üretilen enerjiden istenen pay sadece siyasetin değil, bölge temsiliyetinin ve Kürt halkının da talebidir. Şeyhmus Diken / İstanbul - BİA Haber Merkezi &nbs
Gurbetelli’nin izinde: Binevş

19.04.2014

Gurbetelli’nin izinde: Binevş 8 Mart’ta yayın hayatına başlayan Binevş Kadın Gazetesi kısa sürede kadınlardan büyük ilgi gördü. Gazetenin yayın koordinatörü Günay Aksoy, “Gurbetelli’nin ve Şilan Aras’ın yarattığı miras olan Binevş ile kadın mücadelemiz devam ede
İzmir'de ESP'lilerin gözaltına alınmasını protesto ediyoruz!

19.04.2014

İzmir'de ESP'lilerin gözaltına alınmasını protesto ediyoruz! Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılsın! Türk devleti, her toplumsal mücadele günü öncesinde olduğu gibi, 1 Mayıs öncesinde işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelesini durdurmak için gözaltı saldırılar
Cahit Mervan - Siyasi İslam’ın idam sehpalarıyla sınavı

19.04.2014

Siyasi İslam’ın idam sehpalarıyla sınavı Cahit Mervan  Kürdistan İnsan Hakları Örgütü’nün yaptığı açıklamaya göre İran rejimi tarafından 2010 yılında tutuklanan Kürt siyasetçisi Simko Xurşidi, 17 Nisan günü Doğu Kürdistan'ın Kirmaşan kentinde, Dizêl zindan
İsmail Cem Özkan - MANKURT!

19.04.2014

Mankurt! İsmail Cem Özkan Mankurt nedir ve nereden çıktı diyebilirsiniz, kısaca mankurt tanımı ile başlayayım. Mankurt; eski Asya kabilelerinde (eski dediğim barbar kabilelerden bahsederim ki, bunun içinde bizim atlarımız da yer alır.) uygulanan bir yöntemdir. Savaş sırasında
BDP'li vekiller HDP'ye katılma kararı aldı

18.04.2014

BDP'li vekiller HDP'ye katılma kararı aldı HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü, BDP'li vekillerin HDP'ye katılımı noktasında her iki partinin ortaklaştığını ve bu sürecin en kısa zamanda gerçekleşeceğini belirtti. HDP'nin bu yeni sürecinin tüm Türkiye'yi ve dünyayı i
SKD:

18.04.2014

  BASINA VE KAMUOYUNA:   SOYKIRIMIN İNKÂRI SOYKIRIMIN DEVAMIDIR! 1915 SOYKIRIMININ DERHAL KABUL EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ! Soykırım Kurbanlarının Anısına ve Soykırım Mağduru Halkların Yaşam Hakkına Saygı için 24 Nisan sabahı Erivan’da Soykırım Anıtına bir ç
“Vicdani Red” Panelinde Siyaset, Örgütlenme ve Militarizm Üzerine

18.04.2014

  “Vicdani Red” Panelinde Siyaset, Örgütlenme ve Militarizm Üzerine (Bu metin, Cezayir’de yapılan “Vicdani Red, mecburi askerlik, askeri yargı, TCK 318 ve Militarizm/Anti-militarizm bilmek sormak istediğiniz her şey” başlıklı panelde zaman darlığı nedeniyle kısaca yap
Dersim'de yine kadın garson gerginliği

18.04.2014

Dersim'de yine kadın garson gerginliği Kadın garson çalıştıran birahanelere molotof atıldı Tunceli’de BDP Gençlik Meclisi üyesi yaklaşık 300 kişilik bir grup dün akşam kent merkezindeki Sanat Sokak üzerinde toplanıp, 'Kutsallarımız ve ahlaki değerlerimizin yozlaşması
Hüseyin (Yaşar) Yılmaz - Dayanaktan Yoksun Teori Belirleme Bilimsel Olmaz

18.04.2014

Dayanaktan Yoksun Teori Belirleme Bilimsel Olmaz Hüseyin (Yaşar) Yılmaz Dayanaktan yoksun hiç bir teorik belirleme subjektif niyet veya niyetler taşımaktan öte bilimsel degerden yoksundur. Doğru degildir. Ve pratiğin ihtiyacına cevap vermekten uzaktır. Her Bilimsel teoriye devrimci pr
İbrahim SEDİYANİ - Ermenî Katliâmına Karşı Çıkan İslam Âlimleri

18.04.2014

Ermenî Katliâmına Karşı Çıkan İslam Âlimleri İbrahim SEDİYANİ  Yaşadığımız topraklarda son yüz yıllık yakın tarihte gerçekleşmiş en korkunç hadiselerden biri olan 1915 Ermenî Katliâmı’nın bu yıl 99. yıldönümü. Her 24 Nisan’da olduğu gibi, bu yıl da o
Ali Kenanoğlu  -  Türk ve Sünni TSK!

18.04.2014

Türk ve Sünni TSK! Ali Kenanoğlu Cumhuriyet gazetesinde Canan Coşkun imzalı haberde, Gölcük Komutanlığında dört subayın çok sayıda subay ve astsubayı mezhep ve din farklılıkları, katıldıkları etkinlikler ve okudukları gazeteleri gerekçe göstererek fişlediği iddia edildi
Hasan Ali Kızıltoprak - Madem ki ben bir insanım...

18.04.2014

Madem ki ben bir insanım... Hasan Ali Kızıltoprak   Daimi’yim harap benimAyaklara türap benimAşk ehline şarap benimMadem ki ben bir insanım (Aşık Daimi)Alevilere dair tartışmalarda en çok dile getirilen konulardan bir tanesi Alevi örgütlenmelerinin Alevilerin talepleri konu
Sürgün 21 yıl sonra sona erdi / Yaşar Kaya Türkiye'ye Döndü

17.04.2014

Sürgün 21 yıl sonra sona erdi Kürd siyasetçisi ve yazar Yaşar Kaya, 21 yıl sonra Türkiye'ye döndü. Kapatılan Demokrasi Partisinin (DEP) Genel Başkanı, TC parlamentosunun eski milletvekili ve yazar Yaşar Kaya, 21 yıl sonra Türkiye'ye döndü. Yaşar Kaya, aprondan (havaala
Elazığ'da 4 kişinin silahlı kişilerce alıkonulduğu iddiası

17.04.2014

Elazığ'da 4 kişinin silahlı kişilerce alıkonulduğu iddiası Elazığ'da 4 kişi alıkonuldu iddiası Elazığ'ın Arıcak İlçesi Bükardı Beldesi'nin eski Belediye Başkanı Abit Doğruer ile birlikte toplam 4 kişinin silahlı kişilerce alıkonulduğu bildirildi.  Alınan bilgi
İsmail Beşikçi - Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler / Kürdistan

17.04.2014

Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler / Kürdistan İsmail Beşikçi Büyük Britanya ve Fransa, Kürdlerin/Kürdistan’ın tarihinde çok önemli iki devlettir. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1920’lerde, Milletler Cemiyeti döneminde, dünyaya nizam veren iki önemli gücün Büyük B
Hasan Ozan - “Postkapitalizm”Le Proletarya Buharlaştı Mı? / I-II-III-IV-V-VI-VII

17.04.2014

“POSTKAPİTALİZM”LE PROLETARYA BUHARLAŞTI MI?-I- HASAN OZAN Proletaryanın ve onun tarihsel devrimci rolünün açık ya da gizli ret ve inkarı, öteden beri Marksizm-Leninizm’le her türden anti-proleter, anti-Marksist-Leninist akım arasındaki ilkesel ayrılığın ana ayıracı olagel
Ali Kınalı - Çiçero teorisine bir naiv, konst teorisi demek daha dogru

17.04.2014

Çiçero teorisine bir naiv, konst teorisi demek daha dogru Ali Kınalı Arkadasımın da etkilenmiş olduğu besbelli ki, bana Çiçero teorisi diye bir kaç seçilmiş sözcük gönermiş. Ne diyeceğimi kestiremdiğimden degil, ama illada bunun bir işe yaramasi icin bir kaç saat yorumlamak
Bilirkişi İncelemesi

17.04.2014

Bilirkişi İncelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında bilirkişi incelemesi düzenlemesine bir göz atalım. Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller 266. madde de şu şekil düzenlenmiştir: Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, t
Marksizm 2014’ten İzlenimler ve Terry Eagleton’un Konuşması Üzerine Notlar

17.04.2014

Marksizm 2014’ten İzlenimler ve Terry Eagleton’un Konuşması Üzerine Notlar Aslında Marksizm’in ve sosyalist hareketin sorunlarını değil de Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin kimi sorunlarını tartışmaya yönelik; Marksistlerden ziyade liberallerin tartıştığı; ama adı
Minibüs Pülümür Çayı'na Düştü: 1 Yaralı

17.04.2014

Tunceli'de, minibüsün Pülümür Çayı'na düşmesi sonucu 1 kişi yaralandı Alınan bilgiye göre, Erzincan'dan Tunceli Devlet Hastanesine tıbbi malzeme bırakan Celal Kabataş (38) idaresindeki 24 AN 020 plakalı minibüs, TunceliErzincan karayolunun 35. kil
Ali Rıza Aydın  -  Hayat Ağacı

17.04.2014

HAYAT AĞACI Ali Rıza Aydın Çocukluğumda merak ettiğim her şeyi ebeme sorardım, oda bir oyun oynar gibi bana cevap verir, bir şeyler anlatırdı. O gün, ne olmuştu da merak etmiştim bilmiyorum ama ebeme ölüm ne demek, insan ölünce ne oluyor diye sormuştum. Ebemde, her zamanki ya
Baki Gül - KDP neden Kürt karşıtıdır?

17.04.2014

KDPnedenKürt karşıtıdır? Baki Gül Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), Kürtçe ismi ile Partiya Demokrata Kurdistanê (PDK), Kürdistan’ın Güney parçasında 1946’da Irak’ta kuruldu. Genel Sekreterliği’ne ise Molla Mustafa Barzani seçildi. O dönem, Kürdistani siyasette bir etk
Ant'ın sorumlu müdürlerinden Alpay Kabacalı'yı yitirdik

17.04.2014

Ant'ın sorumlu müdürlerinden Alpay Kabacalı'yı yitirdik Ant Dergisi'nin 1968-69 yıllarında sorumlu müdürlüğünü üstlenmiş bulunan gazeteci-yazar Alpay Kabacalı'yı 15 Nisan 2014 günü Istanbul’da yitirdik. Kabacalı da 60'lı yıllardaki Demirel iktidarı döneminde sol ba
Ermeni Soykırımında öldürülen Ermeni gazeteci, yazar ve aydınların listesidir...

16.04.2014

Ermeni Soykırımında öldürülen Ermeni gazeteci, yazar ve aydınların listesidir... 24 Nisan 1915’te, İstanbul’da Osmanlı İmparatorluğu’nun İttihat ve Terakki hükümetince Ermeni tehciri (sürgün) için düğmeye basıldı. 24 Nisan 1915, Ermeni ulusu ve dünya halklarının b
XESEN XOCE  -  KEDÎKERDÎŞ

16.04.2014

KEDÎKERDÎŞ Wexto ke kêyepela xo kena ya, sere de çîyo ke ez vênena û vanena; - Çi fikrîna lo? Ero bira çi neno aqlê min ke, çi nena fikrê min ke? Mesela her şodir domanî kune rayan şone mekteb, wexto ke ez înan venena fikrîna; -Belangazê domanî henî zanene ke, şonê me