BU HABERİ PAYLAŞINIZ

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Kategori: Sizden Gelenler
Yayınlanma: 21 Şubat 2013

riza aydin23Şah İsmail’in Mahlası “Hatayi”

Rıza Aydın

Mahlas Alevi âşıklarının deyişlerinde kullandığı bir nevi imzalarıdır. Deyişi[1] söyleyen alevi ozan, yarattığı eserine kendi imzasını atıp, bu benim dercesine, deyişin (şiirin) son kıtasında kendi adını da anar; buna mahlas denir. Bu Alevi Tekke edebiyatının bir geleneğidir.

Alevi edebiyatında bazı ozanların (âşıkların) tarihsel süreç içinde mahlaslarını değiştirdikleri görülür. Bunun en çok bilinen örneği, 1826’da ki “Vakay-i Şerriye”[2] den sonra, Hacıbektaş’tan, Amasya’ya sürgün edilen, Hacıbektaş Postişini, Çelebi Hamdüllah Efendidir (1767- 1846). Hacı Bektaş Postişini olan, Çelebi Hamdüllah Efendi, Amasya’ya sürgün edilmeden önce “Hamdüllah” ya da “Hamdi” mahlasını kullanırken, Amasya’ya sürgün edildikten (yani 1827 yılından) sonra “Hasreti” mahlasını kullanır[3]. Yine ünlü Alevi ozanı Sıdkı Baba (1865-1928) da bir dönem “Pervana” mahlasını kullanırken, bir dönemden sonra da “Sıdkı” mahlasını kullanmıştır[4].

Alevi dünyasının tartışmasız en önemli, en etkili isimlerinden biri olan Şah İsmail (1487-1524) ise deyişlerinde sadece “HATAYİ” mahlasını kullanmıştır. Şah İsmail’in, ömrünün başından sonuna kadar, deyişlerinde kullandığı adı (Mahlası) yani deyişlerine attığı imza Hatayi’dir. Alevi dünyası ile ilgili, her şey üzerine bir tartışma olsa da bunun üzerine bir tartışmaz yoktur: Şah İsmail’in deyişlerinde kullandığı adı, mahlası, hiç tartışmasız Hatayi’dir[5].

Peki, hal böyleyse, Şah İsmail, Hatayi mahlasını nerden, nasıl almıştır. İşte bu konuda tartışma çoktur. Bu gün bir dostum arayıp bana bunu sordu, bende sürekli karşılaştığım bu soruya kısaca cevap vermek için, düşüncemi yazmaya karar verdim.

Bu konuda benim aklıma yatan en önemli tez, İsmail Onarlı’nın “Şah İsmail Biyografi’si” adlı, 2000 yılının, Temmuz ayında, Can Yayınlarından çıkan, -benim son derece önemseyip beğendiğim- kitabındaki görüşüdür. Ben Şah İsmail ile ilgili yazılan, romanlar da dâhil, bütün kitapları okudum, aklıma yatan bu oldu.

İsmail Onarlı söz konusu kitabında şöyle diyor: “İSMAİL’İN YOLA GİRİŞ CEMİ

Şeyh Haydar, oğlu İsmail’in doğumunun 7.inci günü sabahı Şamlu Hüseyin Bey’i yanına çağırtarak:

“Hüseyin Bey! Gerekli hazırlıklar yapılsın akşam Cem tutulacak” der.

Şamlu Hüseyin Bey:

“Şeyhim hayrola yine gelenler mi olacak ıraklardan dergâha?” diye sorar.

Şeyh Haydar:

“Yok! Beyzadem rüyamda Şah-ı Merdan Ali’yi gördüm. İsmail’in yedisinde ‘İkrar alma Erkânı’[6] yapılsın ‘Hakk Meydanı’na kabül edilsin” dedi. Bundan böyle İsmail’in hem Lala’sı olacaksın hem de Rehber’i olacaksın.”

Lala Şamlu Hüseyin Bey, ne diyeceğini bilemez. Ve Şeyh’ini dinlemeye epeyce divanda mühürlenmişçesine devam eder.

Şeyh Haydar:

Şimdi hemen kurbanlar tığlansın. Akşam lokmalar hazır olsun. Kurbanlardan bir tanesi; PAMİR yaylasının SHUGHNAN Karyesinden gelen İsmailî Dai Gulam Murtaza’nın Çin’in HITAY bölgesinden getirdiği mis keçilerinin erkek tekesini keseceksiniz. İkincisini ise; HATAY’ın Samandağı Karye’sinden NUSAYRİ Şeyhi Bünyamin El Fattullah’ın Hakkullah olarak getirdiği koçu keseceksiniz. Bu iki muhterem zat Cemimizin de baş konuklarıdır. Ona göre düzen tutula; Oniki hizmet sahipleri hariç sayacağım şu kırk kişilik Halife ve Beylerimiz; “Meydan Evi’nde[7] düzenlenecek ‘ikrâr Ayn-ı Cemi’nde gün batmadan hazır ola…” diye emirlerini verdi.

Şamlu Lala Hüseyin Bey ; Alemşah Begüm’ün altın sim işlemeli ipekli kundakla belediği ve boynuna oniki, lifli oniki renkli örgülü ip bağladığı İsmail’i kucağına almış bir vaziyette Cem Meydanı’na girer[8].

Gözcü; sopasını üç kez yere vurarak:

“Allah … Muhammed… Ya Ali!” der. Ve katara bir er geldiğini bildirir.

REHBER: Lala Hüseyin Bey:

“Hüüü … Erenler Şahı! Katara bir Er uzatıyorum” diyerek üç kez yüksek sesle tekrarlar.

Cemaattekiler hep beraber yere niyaz ederek; “Allah… Allah… Allah!” diyerek doğrulurlar.

Bu esnada bebek İsmail ağlıyor sanılarak Mürşidlik Makamındaki Şeh Haydar; kulağını kundağa doğru eğer. Aynı şekilde sağındaki Nusayrî Şeyhi ile solundaki İsmaili Dai de kulaklarını kundağa doğru kabartarak başlarını Şeyhin Kucağındaki İsmail’e eğerler.

İsmail onlarla birlikte salavat getirmektedir. Üçü birbirine bakarak duyduklarını tasdiklercesine başlarını öne sallarlar…

Üç kez salavattan sonra Mürşid; İsmail’in boynundaki ipi çözerek cemaate yüksek sesle:

“Bu eri! Hak-Muhamned-Ali yoluna alıyor! Katarına katıyoruz! Razımısınız, bu Masum-u Pak’dan!” diyerek üç kez tekrarlar. Cemaatta razılık anlamında üç kez yere niyaz edeler.

Mürşid; Kundağın tam orta yerine ipi bağlayarak ve “Allah- Muhammed- Ali!” diyerek ve üç düğüm atarak “Tığıbent” yapar...

Miraclama bittikten sonra, Lala Hüseyin Bey; İsmail’i kucağına alarak, Rehberi olarak O’nun adını ve Mürşidi Şeyh Haydar’a hitaben:

“Pirim olarak! Ben senden doğdum! Öyle ise bana bir yoleri adı koymak da sana düşer!” der.

Şeyh Haydar; dizlerinin üstüne doğrularak yüksek sesle, bir şeyh değil de bir hükümdar edasıyla:

“Muhammed-Ali soyundan Şeyh Safi yolağında İsmail’e öyle bir ad koyacağım ki, dünya durdukça hep anılacak” diyerek, sağındaki ve solundaki ulu zatlara bakarak, konuşmasına devam eder:

“Nuseyri Şeyhinin memleketi olan ‘HATAY’ ile İsmaili Dai’nin memleketi olan ‘HITAY’ın adlarını birleştirerek, İsmail’in ‘Tarikat Adı’nı O yerler anlamında ‘Hatayi’ koyuyorum. Bu iki mübarek insanı, Allah bugün için göndermiştir. Ve burada buluşturmuştur. Bu alâmet hayra işarettir ki İsmail doğmuştur. İsmail Hatayi ‘ŞAH’ olacak ve Kızılbaşların da, Hükümdarı olacaktır. Kuracağı “Kızılbaş Devleti[9]”nin sınırları da; Hatay’dan Hıtay’a kadar uzanacaktır… Hüü… Erenler…” demesiyle, cemaatte “Allah, Allah, Allah” uzunca bir karşılık verdiler.

Zakirler sazlarıyla ağırdan bir fon müziği çalmaya başladılar.”[10]    

Şah İsmail’in bütün hayatı boylunca kullandığı Mahlasın öyküsü böyle anlatılır bu kitapta. Benim bunca zamandır incelediğim tezler arasında aklıma yatanda budur. Şah İsmail’in hayatının bir dönemimde, başka bir mahlas kullanmış olup, sonrada bunu bir nedenden dolayı değiştirmiş olduğu vaki değildir. Bu yüzden söylenilen diğer yakıştırmaları asla doğru kabul edemeyiz[11].

Ben bunun doğru olduğuna inanıyorum.

Aşk ile. 20 Ocak 2013 Adana.

Rıza Aydın.



[1] Alevi ozanların söylediği şiirlere deyiş ya da nefes denir. Bunlarında çeşitli türleri vardır.

[2] Osmanlı Devletinde “Vakayi Hayriye” denilen, Yeni Çeri Ordusunun imha edildikten sonra Kızılbaşların kırılmasına yol açan şeye Aleviler “Vakayi Şerriye” derler.

[3] A. Celalettin Ulusoy, Pir Dergâhından Nefesler, sayfa 27. Rıza Aydın, Kaymak’ta şiir, söylence ve Efsaneler, Pir Sultan Abdal Kültür ve Sanat Dergisi, sayı 58, yıl 2004, sayfa 67.

[4] Şeyh Cemalettin Efendinin Aşığı Halk Ozanı Sıdkı Baba, yayın yılı 1984, Derleyip yayınlayan torunu Muhsin Gül.

[5] Şah İsmail, Safevi Devleti gibi önemli bir devletin kurucu padişahıdır. Bu devlet Akkuyunlu Devleti gibi önenlş bir devlet mirasının üzerine kurulmuş. Bu yüzden Şah İsmail’in şiirleri Safevi devletince basılmıştır. Faruk Sümer Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmelerinde Anadolu Türkmenlerinin Rolü adlı kitabında Şah İsmail’in Paris Milli kütüphanesinin 1541 tarihli elyazmalarından 12 şiirini kitabında yatınlar; bakınız sayfa 205. Şah İsmail bütün şiirlerinde Hatayi mahlasını kullanmıştır.

[6] Safevi yolağını anlatan Buyrukta, “Oğlan ikrarı alma”, “Kız ikrarı alma” ayrı bölümler halinde yazılmıştır yani böyle bir vardır. Fuat Bozkurt’un yayınladığı BUYRUK adlı kitabın 97 ile 100 inci sayfalarına bakınız.

[7] Alevi Cemlerine bu adda verilir.

[8] Cem evi Cemin yapıldığı mekânın genel adıdır. Meydan Cem evi içinde Dede, 12 hizmet sahipleri ile cemdeki hizmetleri, muhabbeti yürüten insanların oluşturduğu cem evi içindeki özel alana ise meydan denir.

[9] Şah İsmail’in önderliğinde kurulan Safevi Devletine kendileri “Kızılbaş devleti, Kızılbaş ülkesi, Kızılbaş ordusu, Kızılbaş padişahı” diyorlardı. Prof. Dr. Faruk Sümer, “Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü”, adlı kitabının önsözünde değindi bu konuyu kitabının 150. Sayfasında İskender Beğ-i Türkmen’in “Târih-i âlem ara-yi Abbasi” adlı eserine dayandırarak şöyle açıklıyor: “… Kızılbaş sözünü onlar övünerek taşıyorlardı. Bu deyim yalnız devletin askeri bakımdan dayandığı Türk unsurunu ifade etmiyor (Tavaif-i Kızılbaş, Pâdişâh-ı Kızılbaş, Ümerâ-yı Kızılbaş, Leşker-i Kızılbaş, Sipah-i Kızılbaş, Gaziyan-i Kızılbaş) onun kurduğu yaşattığı devlete ‘Devlet-i Kızılbaş’ ve hakim olduğu yere de ‘Ülke-i Kızılbaş’deniyordu.” F. Sümer’in “Türk unsuru” sözünü siz Türkmen olarak anlayın. O zamanlar Türkmenler tabiri, Avşarlar, Yörükler vb bir Oğuz boyundan bir gurubu ifade ediyordu, tarihi olarak o zamanlar Türk sözcüğü de Sünni Osmanlı devletinin taraftarlarını ifade ediyordu. A. Kazvini’nin “Sefavi Tarihi’nin” bir notunda “Devrif (1965) Orhan’dan gelen Türk kelimesini devlete bağlı olan halk ve izleyen olarak tanımlar.” deniyor.

[10] İsmail Onarlı, Şah İsmail Biyografi” İstanbul 2000, sayfa 19-24

[11] Hatayi sözcüğü ile ilgili Ferit Develioğlu’nun Lügatinde şunlar yazıyor: (A.İ yani Arapça isim): 1. Hatay kumaşı. 2. g.s. süslemede (teyzip) açılmış lotüsü andıran bir çiçek motifi, 3. tezipte, merkezini hatayi denilen çiçek motifi işgal etmek üzere birbirine geçmiş sipiral dallardaki çiçek motiflerinden teşekkül eden süsleme tarzı. 4. güzel sanatlarda kullanılan ve Çin'de pirinçten yapılan bir kağıt cinsi. Hatayi: Hataya ait, Hatay ile ilgili. A. Celâlettin Ulusoy’da “Yedi Ulu’lar” adlı kitabında Hatayi sözcüğünün anlamı olarak sözlükteki bu anlamları vererek şöyle der: “Çiçek, çiçekle yapılan süsleme, Hint kumaşı anlamına gelen Hatayî mahlası konusunda çeşitli düşünceler ve söylentiler ileri sürülmüştür” der. Bakınız A. Celattin Ulusoy “Yedi Ulu’lar” sayfa, 31

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EN SON EKLENEN HABERLER

Tunceli'de Anadil ve Zorunlu Din Dersi Protestosu

15.09.2014

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Tunceli Şubesi, anadilde eğitimin önündeki engeller ile zorunlu din dersini protesto etmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Eğitim-Sen'in çağrısı üzerine Sanat Sokağı'
Sesli Hrant Dink Yazıları bianet'te; Tıklayın, Dinleyin

15.09.2014

Sesli Hrant Dink Yazıları bianet'te; Tıklayın, Dinleyin Tililili projesi için sanatçılar ve gazeteciler tarafından seslendirilen 19 Hrant Dink yazısı bianet'te. Dinlemek için tıklayın... İstanbul - BİA Haber Merkezi "Biz iki nedenl
Sitemiz Yazarı Mahmut Alınak Yeniden Cezaevine Konuldu

15.09.2014

Sitemiz Yazarı Mahmut Alınak Yeniden Cezaevine Konuldu Yazarımız Sayın Mahmut Alınak’ın oğlu ve Müvekkili Av. Bişar Abdi Alınak’ın basına gönderdiği mesaj şöyledir; “BABAMI UĞURLUYORUZBabam ve müvekkilim Mahmut Alınak'ı y
Aleviler Eğitimde Hak İhlallerine Karşı Ankara’ya Yürüyor!

15.09.2014

Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, “Eğitimde Hak İhlallerine Karşı” Düzgün Baba Dergâhı’ndan yürüyüş başlattıklarını bildirdi. Hacı Bektaş Veli Anadolu
Demir Küçükaydın - Çeyrek Asır Önce Marksizmin Sorunları Üzerine Yazılanlar

15.09.2014

Çeyrek Asır Önce Marksizmin Sorunları Üzerine Yazılanlar (Bir ay kadar sonra yapılacak Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Sempozyumu’na hazrlık bağlamında daha önce Marksizimn ve Sosyalizmin sorunları bağlamında söylenmiş ve yaz
Kürtler ‘ırkçı eğitim sistemine hayır’ diyor

15.09.2014

Kürtler ‘ırkçı eğitim sistemine hayır’ diyor Türkiye’de yeni eğitim öğretim yılı bugün başlıyor. Kürt öğrenciler bugün ırkçı Türk eğitim sistemini protesto etmek için bir hafta boyunca okullara gitmeyecek. Bir hafta bo
Memo Şahin - Êdî hukma qedexeya PKKê nema!

15.09.2014

Êdî hukma qedexeya PKKê nema! Memo Şahin Heya du (2) meh berê kes behsa DAIŞ’ê nedikir û ev di rojeva Ewropa û Emerikayê de cih nedigirt. Kiryar û qetlîamên cihadîstan, barbarên dema nû, bala wan nedikişand. Lê dema ku DAIŞ di
II. Teoloji Sempozyumu / 25-26 Ekim 2014 / Çağdaş Sanat Merkezi- Ankara

15.09.2014

II. Teoloji Sempozyumu 25-26 Ekim 2014 Çağdaş Sanat Merkezi- Ankara ÖZET BİLDİRİ GÖNDERİMİ Konu Başlıkları I. OTURUM: Din ve Sosyal Psikoloji Alt Başlıklardan Bazıları: Psikanaliz ve Din, Yanılsama ve Din, Din Psikolojisi, Nes
Rıza Aydın - İnsan Politik Bir Hayvandır

15.09.2014

İnsan Politik Bir Hayvandır Rıza Aydın Aristo bu meşhur sözünü, içinde yaşadığı köleci toplumda, devlet yönetimine katılma hakkına (statüsüne) sahip olan, insan denilen yaratıklarla, devlet yönetimine katılma hakkına sahip ol
Fikret Uzun - Laisizme Dair En Az Söz Ve İslamizasyon

15.09.2014

Laisizme Dair En Az Söz Ve İslamizasyonFikret UzunLaisizm’in bir kavram olarak pek bilinmediği görülüyor; herkesin, laisizmi, çeşitli dinlerin ve tarikatların, bir arada ve barış içinde yaşaması olarak anlıyor olduğu bir hali var; b
Vali Kaymak Mazgirt İlçesini Ziyaret Etti

14.09.2014

Tunceli Valisi Osman Kaymak Mazgirt İlçesi’ni Ziyaret Etti. Vali Osman Kaymak, Vali Yardımcısı Eşref Yonsuz ile birlikte Mazgirt İlçesini ziyaret etti. Mazgirt Kaymakamı Ali Türk ve ilçe protokolü tarafından karşılanan Vali Ka
12 Eylül'ü Lanetlemek Yeter Mı?

14.09.2014

12 Eylül'ü Lanetlemek Yeter Mı?Ben; 12 Eylül'ü aradan bunca zamanın geçmesine rağmen hiç unutmadım ama unutmama için benim gerekçelerimi ben yaşadım diyebilirim.Ancak uzun zaman kafamı kavurup yakan sorular hiç eksik olmadı. Bedel ö
Hasan Cemal: Kürt hareketinde Apo’yu Atakürtleştirme akımı güçlü

14.09.2014

Hasan Cemal: Kürt hareketinde Apo’yu Atakürtleştirme akımı güçlü Hasan Cemal: 4 milyonluk Filistin’in devlet kurma hakkı var da 40 milyonluk Kürtlerin yok mu? Hasan Cemal, Hürriyet gazetesinden Cansu Çamlıbel'in sorularını yanıt
Nihat Ekinci - Okullar Açılırken Sorun Üzerine Sorun Yaşadık

14.09.2014

Okullar Açılırken Sorun Üzerine Sorun Yaşadık Nihat Ekinci 2014-2015 eğitim ve öğretim sezonu açıldı. Milyonlarca öğrenci okul yolunu tutarken öğretmenler, müdürlerler, veliler ve aileler bu yıl sorunla bir eğitim ve öğretim s
Türkiye Barış Meclisi’nin Akil İnsanlar Heyeti Gerçekleştirdiği Toplantıda Dile Getirilen Fikirler: Özet Metin

14.09.2014

BİLGİ NOTU Türkiye Barış Meclisi’nin Akil İnsanlar Heyeti Bazı üyeleriyle 10 Eylül 2014 Tarihinde Haliç Kongre Merkezinde Gerçekleştirdiği Toplantıda Dile Getirilen Fikirler: Özet Metin 10 Eylül 2010 tarihinde, Haliç Kongre Mer
Marksizm ve Sosyalizmin Sorunları Sempozyumları’na Başvuru İçin Son Hatırlatma

14.09.2014

Marksizm ve Sosyalizmin Sorunları Sempozyumları’na Başvuru İçin Son Hatırlatma ve Sunulacak Bildirileri Kitap Olarak Yayınlama Olanağı Değerli Arkadaşlar, Yarın, yani 15 Eylül Pazartesi, Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Sempozyum
Ayten Öztürk'ün Mezarında Anma

13.09.2014

Dersim Kent Meclisi Girişimi ve MEYA-DER, 1992 yılında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından kaçırılıp katledilen Ayten Öztürk'ü mezarı başında andı. Dersim Kent Meclis Girişimi ve Mezopotamya Yakınlarını Kaybedenlerle Ya
Tunceli'de Trafik Kazası: 3 Yaralı var

13.09.2014

Tunceli’de akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazasında 1’i ağır, 3 kişi yaralandı. Tunceli Merkez İnönü Mahallesi’nde Ali KamerSöğütyönetimindeki 21 AAL 37 plakalı araç önce, İnan Parlak isimli yayaya çarptı ardından d
Tunceli'de 12 Eylül Protestosu

13.09.2014

12 EylülAskeri Darbesi, 34. yıldönümündeTunceli'de protesto edildi. 12 Eylüldarbesinin yıldönümü nedeniyleDersimHalk Meclisi Girişimi'nin çağrısıyla Seyit Rıza Meydanı'nda bir araya gelen ve aralarında Belediye EşbaşkanıMehmet A
12 Eylül Utanç Müzesi açıldı

13.09.2014

12 Eylül Utanç Müzesi açıldı 12 Eylül Utanç Müzesi, Devrimci 78'liler Federasyonu tarafından 5'inci kez açıldı. Bu yıl basın emekçilerine atfedilen Utanç Müzesi'nde, Abdi İpekçi ve Ahmet Kaya'nın eşyaları ilk defa sergileniyor
Eğitim Sen Gn. Bşk. Karaca: ‘Anadilde eğitim çözüm sürecinin de bir parçası’

13.09.2014

‘Anadilde eğitim çözüm sürecinin de bir parçası’ Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, yeni eğitim öğretim yılının bir yığın sorunla açılacağına dikkat çekerken, laik, bilimsel ve anadilde eğitim talebiyle sorunları
Zana FARQÎNÎ - Kürtçe için yapmamız gerekenler

13.09.2014

Kürtçe için yapmamız gerekenler Zana FARQÎNÎ Anadili ve anadilinde eğitim konuları geçmiş yıllara kıyasla Kürtler nezdinde daha önemli hale geliyor. Artık sadece söylemlerle değil eylemlerle de dil hassasiyeti daha fazla görünür
Şeyhmus Diken - DTK Yeniden…

13.09.2014

DTK Yeniden… Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen DTK Kongresi’nde yeni dönem bir “inşa süreci” gibi değerlendirildi. Sonuç bildirgesinde Kürdistani Ulusal Kongrenin toplanmasının zaruret olduğu belirtildi. Şeyhmus Diken / İstan
Necdet Saraç - CHP kurultayı sonuçları ve Sol Kanat

13.09.2014

CHP kurultayı sonuçları ve Sol Kanat Necdet Saraç Bir siyasi parti için, hele hele bu “ana muhalefet partisi” ise iktidarı kazanma dışındaki her sonuç başarısızdır. CHP 12 yılda 9 kez seçim kaybetti. Ancak son kaybedilen Cumhurb
Gomanlı Sultan Oruç Vefat Etmiştir

13.09.2014

Gomanlı Sultan Oruç Vefat Etmiştir Gomanlı olup, Karakoçan-Xelan Köyü Mezrası Kepur’da ikamet etmekte olan 80 yaşlarındaki Sultan Oruç tedavi görmekte olduğu Elazığ Devlet Hastanesinde vefat etmiştir. Konu ile ilgili olarak Goman
Ceviz Ağacını Kesmedi, Evin İçine Aldı

12.09.2014

Tunceli'de Asırlık Ağacı Kesmemek İçin Evi Ağacın Etrafından Yaptırdı Tunceli’de ev yapmak istediği alanın üzerinde bulunan ceviz ağacını kesmeyen 65 yaşındaki Gülüzar Uçar, ilginç bir yöntemle ceviz ağacını evin içine
Dennis Kucinich - Irak Savaşının “hata” olduğunu söylemekten vazgeçin

12.09.2014

Irak Savaşının “hata” olduğunu söylemekten vazgeçin Dennis Kucinich ABD’nin düzenlediği “Mission accomplished” (görev başarıyla tamamlandı) operasyonundan sonra Irak ülkesi, on yıl sonra bugün yeniden kaosa sürüklendi. Me
Murat Aksoy - CHP’nin başarısı ‘devletten’ uzaklaşmasından geçiyor

12.09.2014

CHP’nin başarısı ‘devletten’ uzaklaşmasından geçiyor Murat Aksoy Siyasi yelpaze dendiğinde akla gelen “sol/sağ” eksenidir. Bu eksen Türkiye’de (yeterince) açıklayıcı görünmese de kanımca hala en açıklayıcı kavramsa
Tunceli'de başarılı öğrencilere plaket verildi

12.09.2014

Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş ve Lisans Yerleştirme Sınavlarında dereceye giren öğrencilere plaket verildi. Munzur Ortaokulu toplantı salonunda düzenlenen programda konuşan İl M
Alevi tarih ve kültüründe ‘Ocaklar’

12.09.2014

Alevi tarih ve kültüründe ‘Ocaklar’ Semah dergisinin iki ayda bir yayınlanan Eylül-Ekim sayısı çıktı. Avrupa’da Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) tarafından yayımlanan ‘Semah’ dergisinin 18. sayısı bir Alevi kültürü, top