BU HABERİ PAYLAŞINIZ

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Kategori: Sizden Gelenler
Yayınlanma: 21 Şubat 2013

riza aydin23Şah İsmail’in Mahlası “Hatayi”

Rıza Aydın

Mahlas Alevi âşıklarının deyişlerinde kullandığı bir nevi imzalarıdır. Deyişi[1] söyleyen alevi ozan, yarattığı eserine kendi imzasını atıp, bu benim dercesine, deyişin (şiirin) son kıtasında kendi adını da anar; buna mahlas denir. Bu Alevi Tekke edebiyatının bir geleneğidir.

Alevi edebiyatında bazı ozanların (âşıkların) tarihsel süreç içinde mahlaslarını değiştirdikleri görülür. Bunun en çok bilinen örneği, 1826’da ki “Vakay-i Şerriye”[2] den sonra, Hacıbektaş’tan, Amasya’ya sürgün edilen, Hacıbektaş Postişini, Çelebi Hamdüllah Efendidir (1767- 1846). Hacı Bektaş Postişini olan, Çelebi Hamdüllah Efendi, Amasya’ya sürgün edilmeden önce “Hamdüllah” ya da “Hamdi” mahlasını kullanırken, Amasya’ya sürgün edildikten (yani 1827 yılından) sonra “Hasreti” mahlasını kullanır[3]. Yine ünlü Alevi ozanı Sıdkı Baba (1865-1928) da bir dönem “Pervana” mahlasını kullanırken, bir dönemden sonra da “Sıdkı” mahlasını kullanmıştır[4].

Alevi dünyasının tartışmasız en önemli, en etkili isimlerinden biri olan Şah İsmail (1487-1524) ise deyişlerinde sadece “HATAYİ” mahlasını kullanmıştır. Şah İsmail’in, ömrünün başından sonuna kadar, deyişlerinde kullandığı adı (Mahlası) yani deyişlerine attığı imza Hatayi’dir. Alevi dünyası ile ilgili, her şey üzerine bir tartışma olsa da bunun üzerine bir tartışmaz yoktur: Şah İsmail’in deyişlerinde kullandığı adı, mahlası, hiç tartışmasız Hatayi’dir[5].

Peki, hal böyleyse, Şah İsmail, Hatayi mahlasını nerden, nasıl almıştır. İşte bu konuda tartışma çoktur. Bu gün bir dostum arayıp bana bunu sordu, bende sürekli karşılaştığım bu soruya kısaca cevap vermek için, düşüncemi yazmaya karar verdim.

Bu konuda benim aklıma yatan en önemli tez, İsmail Onarlı’nın “Şah İsmail Biyografi’si” adlı, 2000 yılının, Temmuz ayında, Can Yayınlarından çıkan, -benim son derece önemseyip beğendiğim- kitabındaki görüşüdür. Ben Şah İsmail ile ilgili yazılan, romanlar da dâhil, bütün kitapları okudum, aklıma yatan bu oldu.

İsmail Onarlı söz konusu kitabında şöyle diyor: “İSMAİL’İN YOLA GİRİŞ CEMİ

Şeyh Haydar, oğlu İsmail’in doğumunun 7.inci günü sabahı Şamlu Hüseyin Bey’i yanına çağırtarak:

“Hüseyin Bey! Gerekli hazırlıklar yapılsın akşam Cem tutulacak” der.

Şamlu Hüseyin Bey:

“Şeyhim hayrola yine gelenler mi olacak ıraklardan dergâha?” diye sorar.

Şeyh Haydar:

“Yok! Beyzadem rüyamda Şah-ı Merdan Ali’yi gördüm. İsmail’in yedisinde ‘İkrar alma Erkânı’[6] yapılsın ‘Hakk Meydanı’na kabül edilsin” dedi. Bundan böyle İsmail’in hem Lala’sı olacaksın hem de Rehber’i olacaksın.”

Lala Şamlu Hüseyin Bey, ne diyeceğini bilemez. Ve Şeyh’ini dinlemeye epeyce divanda mühürlenmişçesine devam eder.

Şeyh Haydar:

Şimdi hemen kurbanlar tığlansın. Akşam lokmalar hazır olsun. Kurbanlardan bir tanesi; PAMİR yaylasının SHUGHNAN Karyesinden gelen İsmailî Dai Gulam Murtaza’nın Çin’in HITAY bölgesinden getirdiği mis keçilerinin erkek tekesini keseceksiniz. İkincisini ise; HATAY’ın Samandağı Karye’sinden NUSAYRİ Şeyhi Bünyamin El Fattullah’ın Hakkullah olarak getirdiği koçu keseceksiniz. Bu iki muhterem zat Cemimizin de baş konuklarıdır. Ona göre düzen tutula; Oniki hizmet sahipleri hariç sayacağım şu kırk kişilik Halife ve Beylerimiz; “Meydan Evi’nde[7] düzenlenecek ‘ikrâr Ayn-ı Cemi’nde gün batmadan hazır ola…” diye emirlerini verdi.

Şamlu Lala Hüseyin Bey ; Alemşah Begüm’ün altın sim işlemeli ipekli kundakla belediği ve boynuna oniki, lifli oniki renkli örgülü ip bağladığı İsmail’i kucağına almış bir vaziyette Cem Meydanı’na girer[8].

Gözcü; sopasını üç kez yere vurarak:

“Allah … Muhammed… Ya Ali!” der. Ve katara bir er geldiğini bildirir.

REHBER: Lala Hüseyin Bey:

“Hüüü … Erenler Şahı! Katara bir Er uzatıyorum” diyerek üç kez yüksek sesle tekrarlar.

Cemaattekiler hep beraber yere niyaz ederek; “Allah… Allah… Allah!” diyerek doğrulurlar.

Bu esnada bebek İsmail ağlıyor sanılarak Mürşidlik Makamındaki Şeh Haydar; kulağını kundağa doğru eğer. Aynı şekilde sağındaki Nusayrî Şeyhi ile solundaki İsmaili Dai de kulaklarını kundağa doğru kabartarak başlarını Şeyhin Kucağındaki İsmail’e eğerler.

İsmail onlarla birlikte salavat getirmektedir. Üçü birbirine bakarak duyduklarını tasdiklercesine başlarını öne sallarlar…

Üç kez salavattan sonra Mürşid; İsmail’in boynundaki ipi çözerek cemaate yüksek sesle:

“Bu eri! Hak-Muhamned-Ali yoluna alıyor! Katarına katıyoruz! Razımısınız, bu Masum-u Pak’dan!” diyerek üç kez tekrarlar. Cemaatta razılık anlamında üç kez yere niyaz edeler.

Mürşid; Kundağın tam orta yerine ipi bağlayarak ve “Allah- Muhammed- Ali!” diyerek ve üç düğüm atarak “Tığıbent” yapar...

Miraclama bittikten sonra, Lala Hüseyin Bey; İsmail’i kucağına alarak, Rehberi olarak O’nun adını ve Mürşidi Şeyh Haydar’a hitaben:

“Pirim olarak! Ben senden doğdum! Öyle ise bana bir yoleri adı koymak da sana düşer!” der.

Şeyh Haydar; dizlerinin üstüne doğrularak yüksek sesle, bir şeyh değil de bir hükümdar edasıyla:

“Muhammed-Ali soyundan Şeyh Safi yolağında İsmail’e öyle bir ad koyacağım ki, dünya durdukça hep anılacak” diyerek, sağındaki ve solundaki ulu zatlara bakarak, konuşmasına devam eder:

“Nuseyri Şeyhinin memleketi olan ‘HATAY’ ile İsmaili Dai’nin memleketi olan ‘HITAY’ın adlarını birleştirerek, İsmail’in ‘Tarikat Adı’nı O yerler anlamında ‘Hatayi’ koyuyorum. Bu iki mübarek insanı, Allah bugün için göndermiştir. Ve burada buluşturmuştur. Bu alâmet hayra işarettir ki İsmail doğmuştur. İsmail Hatayi ‘ŞAH’ olacak ve Kızılbaşların da, Hükümdarı olacaktır. Kuracağı “Kızılbaş Devleti[9]”nin sınırları da; Hatay’dan Hıtay’a kadar uzanacaktır… Hüü… Erenler…” demesiyle, cemaatte “Allah, Allah, Allah” uzunca bir karşılık verdiler.

Zakirler sazlarıyla ağırdan bir fon müziği çalmaya başladılar.”[10]    

Şah İsmail’in bütün hayatı boylunca kullandığı Mahlasın öyküsü böyle anlatılır bu kitapta. Benim bunca zamandır incelediğim tezler arasında aklıma yatanda budur. Şah İsmail’in hayatının bir dönemimde, başka bir mahlas kullanmış olup, sonrada bunu bir nedenden dolayı değiştirmiş olduğu vaki değildir. Bu yüzden söylenilen diğer yakıştırmaları asla doğru kabul edemeyiz[11].

Ben bunun doğru olduğuna inanıyorum.

Aşk ile. 20 Ocak 2013 Adana.

Rıza Aydın.



[1] Alevi ozanların söylediği şiirlere deyiş ya da nefes denir. Bunlarında çeşitli türleri vardır.

[2] Osmanlı Devletinde “Vakayi Hayriye” denilen, Yeni Çeri Ordusunun imha edildikten sonra Kızılbaşların kırılmasına yol açan şeye Aleviler “Vakayi Şerriye” derler.

[3] A. Celalettin Ulusoy, Pir Dergâhından Nefesler, sayfa 27. Rıza Aydın, Kaymak’ta şiir, söylence ve Efsaneler, Pir Sultan Abdal Kültür ve Sanat Dergisi, sayı 58, yıl 2004, sayfa 67.

[4] Şeyh Cemalettin Efendinin Aşığı Halk Ozanı Sıdkı Baba, yayın yılı 1984, Derleyip yayınlayan torunu Muhsin Gül.

[5] Şah İsmail, Safevi Devleti gibi önemli bir devletin kurucu padişahıdır. Bu devlet Akkuyunlu Devleti gibi önenlş bir devlet mirasının üzerine kurulmuş. Bu yüzden Şah İsmail’in şiirleri Safevi devletince basılmıştır. Faruk Sümer Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmelerinde Anadolu Türkmenlerinin Rolü adlı kitabında Şah İsmail’in Paris Milli kütüphanesinin 1541 tarihli elyazmalarından 12 şiirini kitabında yatınlar; bakınız sayfa 205. Şah İsmail bütün şiirlerinde Hatayi mahlasını kullanmıştır.

[6] Safevi yolağını anlatan Buyrukta, “Oğlan ikrarı alma”, “Kız ikrarı alma” ayrı bölümler halinde yazılmıştır yani böyle bir vardır. Fuat Bozkurt’un yayınladığı BUYRUK adlı kitabın 97 ile 100 inci sayfalarına bakınız.

[7] Alevi Cemlerine bu adda verilir.

[8] Cem evi Cemin yapıldığı mekânın genel adıdır. Meydan Cem evi içinde Dede, 12 hizmet sahipleri ile cemdeki hizmetleri, muhabbeti yürüten insanların oluşturduğu cem evi içindeki özel alana ise meydan denir.

[9] Şah İsmail’in önderliğinde kurulan Safevi Devletine kendileri “Kızılbaş devleti, Kızılbaş ülkesi, Kızılbaş ordusu, Kızılbaş padişahı” diyorlardı. Prof. Dr. Faruk Sümer, “Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü”, adlı kitabının önsözünde değindi bu konuyu kitabının 150. Sayfasında İskender Beğ-i Türkmen’in “Târih-i âlem ara-yi Abbasi” adlı eserine dayandırarak şöyle açıklıyor: “… Kızılbaş sözünü onlar övünerek taşıyorlardı. Bu deyim yalnız devletin askeri bakımdan dayandığı Türk unsurunu ifade etmiyor (Tavaif-i Kızılbaş, Pâdişâh-ı Kızılbaş, Ümerâ-yı Kızılbaş, Leşker-i Kızılbaş, Sipah-i Kızılbaş, Gaziyan-i Kızılbaş) onun kurduğu yaşattığı devlete ‘Devlet-i Kızılbaş’ ve hakim olduğu yere de ‘Ülke-i Kızılbaş’deniyordu.” F. Sümer’in “Türk unsuru” sözünü siz Türkmen olarak anlayın. O zamanlar Türkmenler tabiri, Avşarlar, Yörükler vb bir Oğuz boyundan bir gurubu ifade ediyordu, tarihi olarak o zamanlar Türk sözcüğü de Sünni Osmanlı devletinin taraftarlarını ifade ediyordu. A. Kazvini’nin “Sefavi Tarihi’nin” bir notunda “Devrif (1965) Orhan’dan gelen Türk kelimesini devlete bağlı olan halk ve izleyen olarak tanımlar.” deniyor.

[10] İsmail Onarlı, Şah İsmail Biyografi” İstanbul 2000, sayfa 19-24

[11] Hatayi sözcüğü ile ilgili Ferit Develioğlu’nun Lügatinde şunlar yazıyor: (A.İ yani Arapça isim): 1. Hatay kumaşı. 2. g.s. süslemede (teyzip) açılmış lotüsü andıran bir çiçek motifi, 3. tezipte, merkezini hatayi denilen çiçek motifi işgal etmek üzere birbirine geçmiş sipiral dallardaki çiçek motiflerinden teşekkül eden süsleme tarzı. 4. güzel sanatlarda kullanılan ve Çin'de pirinçten yapılan bir kağıt cinsi. Hatayi: Hataya ait, Hatay ile ilgili. A. Celâlettin Ulusoy’da “Yedi Ulu’lar” adlı kitabında Hatayi sözcüğünün anlamı olarak sözlükteki bu anlamları vererek şöyle der: “Çiçek, çiçekle yapılan süsleme, Hint kumaşı anlamına gelen Hatayî mahlası konusunda çeşitli düşünceler ve söylentiler ileri sürülmüştür” der. Bakınız A. Celattin Ulusoy “Yedi Ulu’lar” sayfa, 31

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EN SON EKLENEN HABERLER

Tunceli'de Mumlar Barışa Yakıldı

01.09.2014

Tunceli Halk Meclisleri girişimi öncülüğünde gerçekleştirilen barış yürüyüşüne Tunceli belediyesi eş başkanı DBP'li Mehmet Ali Bul ile birçok siyasi parti ve STK temsilcisi katıldı. Akşam saat 19.00 sularında ellerine meşale
Eşbaşkan, yeni yol çalışmasını inceledi

01.09.2014

Tunceli Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Mahallesi’nden Devlet Hastanesi’ne yapılacak yeni yol açma çalışmaları sürüyor. Belediye Eşbaşkanı Mehmet Ali Bul ve Belediye Eşbaşkan Yardımcısı İbrahim
Nurettin Aslan - Alevilerin Ölümü, Ortadoğu, İşid, Türkiye...

01.09.2014

Alevilerin Ölümü, Ortadoğu, İşid, Türkiye... Nurettin Aslan Uzun süredir yazılar yazmıyorum. Okuyucu haklı olarak soruyor “neden yazmıyorsun?” diye.         Sınırsız zaman sorunu yaşıyorum.
Yalçın Yusufoğlu - Işid şeriklerinin saltanat ve sadaret merasimleri

01.09.2014

Işid şeriklerinin saltanat ve sadaret merasimleriYalçın YusufoğluTayyip Erdoğan’la yamağı Ahmet Davutoğlu’nun besleyip büyüttüğü, kamyon kamyon silah taşıdığı, silah ve mühimmat araçları aranmasın diye Meclis’ten dokunulm
İrfan Sarı - IŞİD şirketi ve Yöneticileri

01.09.2014

IŞİD şirketi ve Yöneticileri İrfan Sarı Travma sürüyor. Yanı başımızda insanların kafasını bedeninden hançer küçüğü bıçaklarla gırtlağından kesip fotoğraf çeken caniler doldu. Birden iyi insanların hafızasına PKK ge
Tarık Ziya Ekinci - Kürt Özgürlük Hareketi HDP ile Türkiye Partisi Oldu mu?

01.09.2014

Kürt Özgürlük Hareketi HDP ile Türkiye Partisi Oldu mu? HDP, ancak, Kürt siyasal hareketinin öngördüğü eşitlikçi, özgürlükçü, radikal demokrasi programını benimseyen bağımsız ve özgür bireylerin bir araya gelmesiyle yeni bir
Müzakare aşamasına geçilecek mi?

01.09.2014

Müzakare aşamasına geçilecek mi? Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 15 Ağustos’ta yaptığı görüşmede, “demokratik müzakereyle sonuçlanma aşamasında” olunduğunu söylüyor ve Eylül ayını işaret ediyordu. Öcalan’ın başl
Şengal jenosîd e

01.09.2014

Şengal jenosîd e Ji Şengalê û wargeha penaberan a Mexmûrê bi sedan welatî ji ber êrişên çeteyên DAIŞ´ê xwe sipartin herêmên nêzî çiya Qeladizê û Pişderê. Welatî li dibistan û nexweşxaneyan hatine bi cîh kirin û gel ji b
DERMAN yazıp 4384'e gödererek 5 TL yardım edebilirsiniz

01.09.2014

DERMAN yazıp 4384'e gödererek 5 TL yardım edebilirsiniz   Mardin Eczacılar Odasının #Şengal'den kaçmak zorunda kalan Ezidi, Türkmen, Süryani, Alevi, Şii tüm mağdur edilmiş tüm sığınmacılar için ilaç kampanyası: Tüm oper
Yasemin Çin - Yaşam-Ölüm Gerçeği-KUR’AN!

01.09.2014

Yasemin Çin   Sayın Yasemin Çin'in sitemize gönderdiği yazılarını bu sayfada başlıklar halinde bir araya getirilmiştir. "Allah, sizlerden hanginizin en güzel işler yapacağını açığa çıkarıp, yaptıklarınızın
Diren hukuk, diren Türkiye…

01.09.2014

Diren hukuk, diren Türkiye… Yeni bir adli yıl daha başlıyor. Geride bıraktığımız on iki yılın herhangi bir döneminde AKP iktidarının, hukuku siyasi iktidarının ihtiyaçlarına göre kullanmadığı tek bir ana rastlanmadı. Bu yı
Doğal Şifa Merkezi ve Saklı Kalmış Tatil Beldesi

31.08.2014

Doğal Şifa Merkezi ve Saklı Kalmış Tatil Beldesi "Bağin Kaplıcası"Munzur Doğa Kültür Festivali Mazgirt Proğramı sonrası "Desim'den Esintiler Proğramı" Yapımcısı Sevgili Arkadaşlarım; Ali Kılıç, Kameraman İlyas Kurban ve ben M
Tunceli Emek Gazetesi Darıkent (Moxundu) Özel Sayısı

31.08.2014

DARIKENT ÖZEL... Tunceli’nin Mazgirt ilçesine bağlı bir beldeydi. 2012 yılında nüfusu 2.000’nin altında olan belediyelerin kapatılması kararı sonucu tüzel kişiliğini kaybetti ve beldeden köy statüsüne indirildi. Bugün Tunceli
'Davam ve Kavgam arasında bir yapı oluştu'

31.08.2014

Mücahit Bilici: Yeni Türkiye denmesinin bir anlamı da bence budur. Bir Hilafet yapısı hedefleniyor Türkiye'de Taraf gazetesi yazarı Mücahit Bilici, son dönemde başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere bütün AKP kadrolarının
Celalettin CAN - Çözüm sürecinin Kanunları Nasıl Olmalı?

31.08.2014

Çözüm sürecinin Kanunları Nasıl Olmalı? Celalettin CAN HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder, geçenlerde bir TV programında 6551 sayılı kanun ile ilgili ‘devletle aramızda mutabakattır’ deyince, hiç istemediğim halde aşağ
Demir Küçükaydın - Politikam Bilimseldir Bilimim Politik

31.08.2014

Politikam Bilimseldir Bilimim Politik (“Karaburun Bilim Kongresi” ve “Marksizm'in ve Sosyalizmin Sorunları Sempozyumu” Üzerine Çeşitlemeler – (2) “Ahlakım Politiktir, Politikam Ahlaki” Leon Troçki “Ahlaki ilkelerimizin kayna
Faiz Cebiroğlu - Dil üzerine: Soru cevap

31.08.2014

Dil üzerine: Soru cevap. Faiz Cebiroğlu faizce@hotmail.com Dil üzerine, iki kitap yazdım. Hâlâ yazıyorum. Dil üzerine yazmak, bitmez. Toplumsal bir fenomen olarak dil, hem insanları hayvanlardan, hem de bağrında, pedagojik ve psikolojik
İsmail Cem Özkan - Faytonların sesleri şehirleri terk ederken…

31.08.2014

Faytonların sesleri şehirleri terk ederken… İsmail Cem Özkan Şunun şurası yüzyıl önceden az bir süreç içinde tüm şehirler at sesleri ve faytoncuların sesleri sokakların seslerine karışır, bazıları müşterisinin acelesine g
“Açık Mektup” Başlığıyla Yayınlanan Yazıya Bir Yanıt

31.08.2014

Basının ve kamuoyunun bilgisine: Soma’da yürüttüğümüz sendikal mücadele sürecinde, Genel Başkanımız Tayfun GÖRGÜN üzerinden sendikamıza dönük Kamil KARTAL ve Başaran AKSU imzalı bir saldırı başlatılmıştır. İnternette
Ferhat Tunç - Şengal Dersim’dir!

30.08.2014

Haydi Dersim! Şengal’den Munzur’a bir insanlık koridoru açalım ve bu koridordan akacak mazlum Êzidî halkıyla kucaklaşalım… Ferhat Tunç / Dersim - BİA Haber Merkezi Ortadoğu coğrafyasında din eksenli çatışmaların, sonu gelme

30.08.2014

Diyarbakır Valiliği'nin, yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle ''Eş Başkanlık sisteminin'' iptali için idare mahkemesine yaptığı başvuruyu değerlendiren DBP Tunceli İl Başkanı Ergin Doğru, " Kürt bölgesinde kazanılan belediyelere ad
HALUK GERGER: Ortadoğu dersleri

30.08.2014

Ortadoğu dersleri HALUK GERGER Bizim coğrafyamızda bugünlerde ABD'den dersler, “bir IŞİD ile kaç kuşun vurulacağı” üstüne. 1950'lerin ilkel Hollywood kovboy filmleri için şöyle denirdi: "Esas   oğlan" "masum kız"
Hasan Bildirici- Demirtaş'ın Erdoğan'ı ayakta alkışlaması

30.08.2014

Demirtaş'ın Erdoğan'ı ayakta alkışlaması Hasan Bildirici Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM Genel Kurulundaki yemin töreninde Selahattin Demirtaş’ın Erdoğan’ı ayakta alkışlaması tartışmalara neden oldu. H
Mersin'de sanatçılardan Ezidi mültecilere destek etkinliği

30.08.2014

  Şair-yazar Adil Okay ile fotoğrafçı Ali Osman Abalı’nın ortak hazırladığı, şiirle fotoğrafın buluştuğu “KADIN VE ÇOCUK” adlı sergideki eserler, gelirinin tümü EZİDİLERE yollanmak üzere, İHD’nin 1 EYLÜL BARIŞ
Şeyhmus Diken - Siirtliyi Botan Çayında Boğmak!

30.08.2014

Siirtliyi Botan Çayında Boğmak! Önce baraj kapakları açılmadı dendi. Ardından açıldı ama öncesinde uyarı sirenleri çalındı diye eklendi. En sonunda da “Orası piknik yasağı olan bölgeydi, dikkat etmeliydiler” dendi. Ne kadar
İsmail Cem Özkan - “Bunu ben demiştim” yazısı!

30.08.2014

“Bunu ben demiştim” yazısı! İsmail Cem Özkan Türkiye sürekli bir rotadan öteki rotaya oturuyor, sürekli değişim içinde. Bu rota elbette batıya doğru değil, Ortadoğu çöllerine doğru gidiyoruz. En son bizler Ortadoğu çölleri
CHP Sol Kanat Parti Meclisi’ne liste çıkarıyor!

30.08.2014

CHP SOL KANAT / Basın Açıklaması (30.08.2014)CHP Sol Kanat Parti Meclisi’ne liste çıkarıyor! 22 Ağustos’ta CHP İstanbul İl Binası’nda bir basın açıklaması ile CHP’nin yönünü sola dönmesi çağrısı yapan CHP SOL KANAT dü
Devrimci Kamuoyuna / “Komünistlerin Birliği” İstişare Toplantısı

30.08.2014

DEVRİMCİ KAMUOYUNA 2 Ağustos 2014 tarihinde Devrimci grup ve bireylerin katılımıyla “Komünistlerin Birliği” konulu “İstişarî Toplantı”nın ilki yapılmıştır. Halkın Kurtuluşu Gazetesi ve Parti Bayrağı Dergisi, Toplantını
1938 Dersim: Bir belge de Nazımiye Nüfus Müdürlüğü'nden!

29.08.2014

Baskın Oran, Radikal’deki yazısında Dersim Katliamı’na ilişkin yeni bir belgeye yer verdi: BİR BELGE DE NAZIMİYE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN! 1937 ve 38, Dersim'de katliamdan geçilmeyen yıllar. Bugün size yine 1938'de yapılan, ama bu
Dersim'deki kavgada bir kişi yaralandı

29.08.2014

Dersim'de iki yurttaş arasında çıkan kavgada, Yaşar Kemal Moğultay av tüfeği ile vurulması sonucu yaralandı. Dersim merkeze bağlı Moğultay Mahallesi Ata Sokak'ta yaşanan olayda, müteahhitlik yaptığı öğrenilen Fırat Eroğlu ile