BU HABERİ PAYLAŞINIZ

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Kategori: Sizden Gelenler
Yayınlanma: 21 Şubat 2013

riza aydin23Şah İsmail’in Mahlası “Hatayi”

Rıza Aydın

Mahlas Alevi âşıklarının deyişlerinde kullandığı bir nevi imzalarıdır. Deyişi[1] söyleyen alevi ozan, yarattığı eserine kendi imzasını atıp, bu benim dercesine, deyişin (şiirin) son kıtasında kendi adını da anar; buna mahlas denir. Bu Alevi Tekke edebiyatının bir geleneğidir.

Alevi edebiyatında bazı ozanların (âşıkların) tarihsel süreç içinde mahlaslarını değiştirdikleri görülür. Bunun en çok bilinen örneği, 1826’da ki “Vakay-i Şerriye”[2] den sonra, Hacıbektaş’tan, Amasya’ya sürgün edilen, Hacıbektaş Postişini, Çelebi Hamdüllah Efendidir (1767- 1846). Hacı Bektaş Postişini olan, Çelebi Hamdüllah Efendi, Amasya’ya sürgün edilmeden önce “Hamdüllah” ya da “Hamdi” mahlasını kullanırken, Amasya’ya sürgün edildikten (yani 1827 yılından) sonra “Hasreti” mahlasını kullanır[3]. Yine ünlü Alevi ozanı Sıdkı Baba (1865-1928) da bir dönem “Pervana” mahlasını kullanırken, bir dönemden sonra da “Sıdkı” mahlasını kullanmıştır[4].

Alevi dünyasının tartışmasız en önemli, en etkili isimlerinden biri olan Şah İsmail (1487-1524) ise deyişlerinde sadece “HATAYİ” mahlasını kullanmıştır. Şah İsmail’in, ömrünün başından sonuna kadar, deyişlerinde kullandığı adı (Mahlası) yani deyişlerine attığı imza Hatayi’dir. Alevi dünyası ile ilgili, her şey üzerine bir tartışma olsa da bunun üzerine bir tartışmaz yoktur: Şah İsmail’in deyişlerinde kullandığı adı, mahlası, hiç tartışmasız Hatayi’dir[5].

Peki, hal böyleyse, Şah İsmail, Hatayi mahlasını nerden, nasıl almıştır. İşte bu konuda tartışma çoktur. Bu gün bir dostum arayıp bana bunu sordu, bende sürekli karşılaştığım bu soruya kısaca cevap vermek için, düşüncemi yazmaya karar verdim.

Bu konuda benim aklıma yatan en önemli tez, İsmail Onarlı’nın “Şah İsmail Biyografi’si” adlı, 2000 yılının, Temmuz ayında, Can Yayınlarından çıkan, -benim son derece önemseyip beğendiğim- kitabındaki görüşüdür. Ben Şah İsmail ile ilgili yazılan, romanlar da dâhil, bütün kitapları okudum, aklıma yatan bu oldu.

İsmail Onarlı söz konusu kitabında şöyle diyor: “İSMAİL’İN YOLA GİRİŞ CEMİ

Şeyh Haydar, oğlu İsmail’in doğumunun 7.inci günü sabahı Şamlu Hüseyin Bey’i yanına çağırtarak:

“Hüseyin Bey! Gerekli hazırlıklar yapılsın akşam Cem tutulacak” der.

Şamlu Hüseyin Bey:

“Şeyhim hayrola yine gelenler mi olacak ıraklardan dergâha?” diye sorar.

Şeyh Haydar:

“Yok! Beyzadem rüyamda Şah-ı Merdan Ali’yi gördüm. İsmail’in yedisinde ‘İkrar alma Erkânı’[6] yapılsın ‘Hakk Meydanı’na kabül edilsin” dedi. Bundan böyle İsmail’in hem Lala’sı olacaksın hem de Rehber’i olacaksın.”

Lala Şamlu Hüseyin Bey, ne diyeceğini bilemez. Ve Şeyh’ini dinlemeye epeyce divanda mühürlenmişçesine devam eder.

Şeyh Haydar:

Şimdi hemen kurbanlar tığlansın. Akşam lokmalar hazır olsun. Kurbanlardan bir tanesi; PAMİR yaylasının SHUGHNAN Karyesinden gelen İsmailî Dai Gulam Murtaza’nın Çin’in HITAY bölgesinden getirdiği mis keçilerinin erkek tekesini keseceksiniz. İkincisini ise; HATAY’ın Samandağı Karye’sinden NUSAYRİ Şeyhi Bünyamin El Fattullah’ın Hakkullah olarak getirdiği koçu keseceksiniz. Bu iki muhterem zat Cemimizin de baş konuklarıdır. Ona göre düzen tutula; Oniki hizmet sahipleri hariç sayacağım şu kırk kişilik Halife ve Beylerimiz; “Meydan Evi’nde[7] düzenlenecek ‘ikrâr Ayn-ı Cemi’nde gün batmadan hazır ola…” diye emirlerini verdi.

Şamlu Lala Hüseyin Bey ; Alemşah Begüm’ün altın sim işlemeli ipekli kundakla belediği ve boynuna oniki, lifli oniki renkli örgülü ip bağladığı İsmail’i kucağına almış bir vaziyette Cem Meydanı’na girer[8].

Gözcü; sopasını üç kez yere vurarak:

“Allah … Muhammed… Ya Ali!” der. Ve katara bir er geldiğini bildirir.

REHBER: Lala Hüseyin Bey:

“Hüüü … Erenler Şahı! Katara bir Er uzatıyorum” diyerek üç kez yüksek sesle tekrarlar.

Cemaattekiler hep beraber yere niyaz ederek; “Allah… Allah… Allah!” diyerek doğrulurlar.

Bu esnada bebek İsmail ağlıyor sanılarak Mürşidlik Makamındaki Şeh Haydar; kulağını kundağa doğru eğer. Aynı şekilde sağındaki Nusayrî Şeyhi ile solundaki İsmaili Dai de kulaklarını kundağa doğru kabartarak başlarını Şeyhin Kucağındaki İsmail’e eğerler.

İsmail onlarla birlikte salavat getirmektedir. Üçü birbirine bakarak duyduklarını tasdiklercesine başlarını öne sallarlar…

Üç kez salavattan sonra Mürşid; İsmail’in boynundaki ipi çözerek cemaate yüksek sesle:

“Bu eri! Hak-Muhamned-Ali yoluna alıyor! Katarına katıyoruz! Razımısınız, bu Masum-u Pak’dan!” diyerek üç kez tekrarlar. Cemaatta razılık anlamında üç kez yere niyaz edeler.

Mürşid; Kundağın tam orta yerine ipi bağlayarak ve “Allah- Muhammed- Ali!” diyerek ve üç düğüm atarak “Tığıbent” yapar...

Miraclama bittikten sonra, Lala Hüseyin Bey; İsmail’i kucağına alarak, Rehberi olarak O’nun adını ve Mürşidi Şeyh Haydar’a hitaben:

“Pirim olarak! Ben senden doğdum! Öyle ise bana bir yoleri adı koymak da sana düşer!” der.

Şeyh Haydar; dizlerinin üstüne doğrularak yüksek sesle, bir şeyh değil de bir hükümdar edasıyla:

“Muhammed-Ali soyundan Şeyh Safi yolağında İsmail’e öyle bir ad koyacağım ki, dünya durdukça hep anılacak” diyerek, sağındaki ve solundaki ulu zatlara bakarak, konuşmasına devam eder:

“Nuseyri Şeyhinin memleketi olan ‘HATAY’ ile İsmaili Dai’nin memleketi olan ‘HITAY’ın adlarını birleştirerek, İsmail’in ‘Tarikat Adı’nı O yerler anlamında ‘Hatayi’ koyuyorum. Bu iki mübarek insanı, Allah bugün için göndermiştir. Ve burada buluşturmuştur. Bu alâmet hayra işarettir ki İsmail doğmuştur. İsmail Hatayi ‘ŞAH’ olacak ve Kızılbaşların da, Hükümdarı olacaktır. Kuracağı “Kızılbaş Devleti[9]”nin sınırları da; Hatay’dan Hıtay’a kadar uzanacaktır… Hüü… Erenler…” demesiyle, cemaatte “Allah, Allah, Allah” uzunca bir karşılık verdiler.

Zakirler sazlarıyla ağırdan bir fon müziği çalmaya başladılar.”[10]    

Şah İsmail’in bütün hayatı boylunca kullandığı Mahlasın öyküsü böyle anlatılır bu kitapta. Benim bunca zamandır incelediğim tezler arasında aklıma yatanda budur. Şah İsmail’in hayatının bir dönemimde, başka bir mahlas kullanmış olup, sonrada bunu bir nedenden dolayı değiştirmiş olduğu vaki değildir. Bu yüzden söylenilen diğer yakıştırmaları asla doğru kabul edemeyiz[11].

Ben bunun doğru olduğuna inanıyorum.

Aşk ile. 20 Ocak 2013 Adana.

Rıza Aydın.



[1] Alevi ozanların söylediği şiirlere deyiş ya da nefes denir. Bunlarında çeşitli türleri vardır.

[2] Osmanlı Devletinde “Vakayi Hayriye” denilen, Yeni Çeri Ordusunun imha edildikten sonra Kızılbaşların kırılmasına yol açan şeye Aleviler “Vakayi Şerriye” derler.

[3] A. Celalettin Ulusoy, Pir Dergâhından Nefesler, sayfa 27. Rıza Aydın, Kaymak’ta şiir, söylence ve Efsaneler, Pir Sultan Abdal Kültür ve Sanat Dergisi, sayı 58, yıl 2004, sayfa 67.

[4] Şeyh Cemalettin Efendinin Aşığı Halk Ozanı Sıdkı Baba, yayın yılı 1984, Derleyip yayınlayan torunu Muhsin Gül.

[5] Şah İsmail, Safevi Devleti gibi önemli bir devletin kurucu padişahıdır. Bu devlet Akkuyunlu Devleti gibi önenlş bir devlet mirasının üzerine kurulmuş. Bu yüzden Şah İsmail’in şiirleri Safevi devletince basılmıştır. Faruk Sümer Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmelerinde Anadolu Türkmenlerinin Rolü adlı kitabında Şah İsmail’in Paris Milli kütüphanesinin 1541 tarihli elyazmalarından 12 şiirini kitabında yatınlar; bakınız sayfa 205. Şah İsmail bütün şiirlerinde Hatayi mahlasını kullanmıştır.

[6] Safevi yolağını anlatan Buyrukta, “Oğlan ikrarı alma”, “Kız ikrarı alma” ayrı bölümler halinde yazılmıştır yani böyle bir vardır. Fuat Bozkurt’un yayınladığı BUYRUK adlı kitabın 97 ile 100 inci sayfalarına bakınız.

[7] Alevi Cemlerine bu adda verilir.

[8] Cem evi Cemin yapıldığı mekânın genel adıdır. Meydan Cem evi içinde Dede, 12 hizmet sahipleri ile cemdeki hizmetleri, muhabbeti yürüten insanların oluşturduğu cem evi içindeki özel alana ise meydan denir.

[9] Şah İsmail’in önderliğinde kurulan Safevi Devletine kendileri “Kızılbaş devleti, Kızılbaş ülkesi, Kızılbaş ordusu, Kızılbaş padişahı” diyorlardı. Prof. Dr. Faruk Sümer, “Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü”, adlı kitabının önsözünde değindi bu konuyu kitabının 150. Sayfasında İskender Beğ-i Türkmen’in “Târih-i âlem ara-yi Abbasi” adlı eserine dayandırarak şöyle açıklıyor: “… Kızılbaş sözünü onlar övünerek taşıyorlardı. Bu deyim yalnız devletin askeri bakımdan dayandığı Türk unsurunu ifade etmiyor (Tavaif-i Kızılbaş, Pâdişâh-ı Kızılbaş, Ümerâ-yı Kızılbaş, Leşker-i Kızılbaş, Sipah-i Kızılbaş, Gaziyan-i Kızılbaş) onun kurduğu yaşattığı devlete ‘Devlet-i Kızılbaş’ ve hakim olduğu yere de ‘Ülke-i Kızılbaş’deniyordu.” F. Sümer’in “Türk unsuru” sözünü siz Türkmen olarak anlayın. O zamanlar Türkmenler tabiri, Avşarlar, Yörükler vb bir Oğuz boyundan bir gurubu ifade ediyordu, tarihi olarak o zamanlar Türk sözcüğü de Sünni Osmanlı devletinin taraftarlarını ifade ediyordu. A. Kazvini’nin “Sefavi Tarihi’nin” bir notunda “Devrif (1965) Orhan’dan gelen Türk kelimesini devlete bağlı olan halk ve izleyen olarak tanımlar.” deniyor.

[10] İsmail Onarlı, Şah İsmail Biyografi” İstanbul 2000, sayfa 19-24

[11] Hatayi sözcüğü ile ilgili Ferit Develioğlu’nun Lügatinde şunlar yazıyor: (A.İ yani Arapça isim): 1. Hatay kumaşı. 2. g.s. süslemede (teyzip) açılmış lotüsü andıran bir çiçek motifi, 3. tezipte, merkezini hatayi denilen çiçek motifi işgal etmek üzere birbirine geçmiş sipiral dallardaki çiçek motiflerinden teşekkül eden süsleme tarzı. 4. güzel sanatlarda kullanılan ve Çin'de pirinçten yapılan bir kağıt cinsi. Hatayi: Hataya ait, Hatay ile ilgili. A. Celâlettin Ulusoy’da “Yedi Ulu’lar” adlı kitabında Hatayi sözcüğünün anlamı olarak sözlükteki bu anlamları vererek şöyle der: “Çiçek, çiçekle yapılan süsleme, Hint kumaşı anlamına gelen Hatayî mahlası konusunda çeşitli düşünceler ve söylentiler ileri sürülmüştür” der. Bakınız A. Celattin Ulusoy “Yedi Ulu’lar” sayfa, 31

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EN SON EKLENEN HABERLER

Sitemiz Yazarı Sırrı Öztürk’ü Kaybettik

27.01.2015

Sitemiz Yazarı ve Türkiye Sosyalist Hareketi Emektarı Sırrı Öztürk’ü Kaybettik Sorun Yayınları Kolektifi Basın Açıklaması Türkiye sosyalist hareketinin emektar mücadele adamlarından Sırrı Öztürk’ü kaybettik. 1932 Erzurum
Dersim'de seçimi alacağımıza dair inancımız tam

27.01.2015

HDP' den seçime dair iddialı açıklama HDP İl Başkanlığı, parti binasında basın mensuplarıyla tanışma toplantısı düzenledi. Toplantıda, ülke gündeminin yanı sıra seçimlere yönelik değerlendirmelerde de bulunuldu. Halkların
Yüreğimizde, Aklımızda Taşıyoruz Sizleri…

27.01.2015

YÜREĞİMİZDE, AKLIMIZDA TAŞIYORUZ SİZLERİ…[1] SİBEL ÖZBUDUN “Burjuvazi, Kavgaya davet etti bizi Davetleri kabulümüzdür! Biz nasıl bilirsek hep bir ağızdan gülmesini, Biliriz öylece yaşamasını ölmesini Hepimiz - Birimiz
Volokolamsk Şosesi’nin Kürtçesi: Kobanê

27.01.2015

VOLOKOLAMSK ŞOSESİ’NİN KÜRTÇESİ: KOBANÊ[1] TEMEL DEMİRER “biz kırıldık daha da kırılırız kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza.”[2] Kobanê neresi? Buraya, Kocaeli’ne çok mu uzakta? Hayır, kesinlikle değil… “Niha
Dünyanın yakınından dev göktaşı geçecek

27.01.2015

Yaklaşık yarım kilometre çapındaki bir göktaşı, bugün Türkiye saatiyle 18.19'da dünyanın 1 milyon 250 bin kilometre yakınından geçecek. Gökbilimciler, bu mesafe ayın dünyadan uzaklığının yaklaşık üç katı olmasına karşın
Ahmet Kahraman - Katillerin Diyarbakır Şenliği

27.01.2015

İslami terörün alevlendiği diyarlarda, ortalığa salınan kalpazanlar, hırsızlar, katiller, soyguncu ve tecavüzcüler, dinin dibacesi, özü, felsefesinden sadır sloganlar kullanılıyordu, cahil kitlelerin cezbi için... Katillerin Diyarba
Murat Aksoy - HDP: Her durumda kazançlı gözüküyor

27.01.2015

HDP: Her durumda kazançlı gözüküyor Murat Aksoy 2015 seçimleri yaklaşırken kamuoyuna yansıyan bazı anket sonuçları ve AKP’ye yakın çevrelerden aldığımız bilgiler partinin düşüş trendinde olduğunu gösteriyor. Yüce Divan oy
Taner Timur - AKP, Siyasal İslam ve Tarih Anlayışı

27.01.2015

AKP, Siyasal İslam ve Tarih Anlayışı Taner Timur İlk çağlardan itibaren, tarihi yazanlar, ender istisnalar dışında, tarihi yapanlardan farklı kimseler oldular.  Rönesans’a, hatta Aydınlanma çağına kadar tarihi kralların, han
Turan Eser - Komşuda Pişer Bize De Düşer

27.01.2015

“Komşuda pişer bize de düşer” diyerek, Yunanistan’da kazanan emek ve halk hareketinin birleşik mücadelesinin bizi de besleyeceği ve ısıtacağı kaçınılmaz. KOMŞUDA PİŞER BİZE DE DÜŞER Turan EserSyrIza’nın zaferi sokakta b
Komşuda Pişer Bize De Düşer

27.01.2015

“Komşuda pişer bize de düşer” diyerek, Yunanistan’da kazanan emek ve halk hareketinin birleşik mücadelesinin bizi de besleyeceği ve ısıtacağı kaçınılmaz. KOMŞUDA PİŞER BİZE DE DÜŞER Turan EserSyrIza’nın zaferi sokakta b
Feminist Politika 25.sayı çıktı!

27.01.2015

Savaş, militarizm, direniş ve kadınlar...Savaşın, erkek egemenliği ve “erkeklik”le ne kadar iç içe olduğunu, kadınlara nasıl şiddetin bin bir yüzü olarak döndüğünü hep konuştuk, konuşmaya da devam edeceğiz. Bu şiddet biçim
Komşu Yunanistan’da Syriza, Türkiye’de Hdp

26.01.2015

Komşu Yunanistan’da Syriza, Türkiye’de HdpZeynep Tozduman Yunanistan'da 25 Ocak 2015’de düzenlenen genel seçimlerde gelen ilk sonuçlara göre Radikal Sol Parti SYRİZA / ΣΥΡΙΖA (Synaspismós Rhizospastikís Aristerás, yani "Radikal
Barış ve Çözüm Süreci II

26.01.2015

Barış ve Çözüm Süreci II Bölünmenin, Parçalanmanın ve Paylaşılmanın Nedenleri İsmail Beşikçi Bölünmede, parçalanmada ve paylaşılmada önemli bir konu, bütün bu ilişkilerin ana nedeni üzerinde durmak olmalıdır. Petrol, K
Dört ayaklı model ve Remzi Kartal'a teşekkürler

26.01.2015

Dört ayaklı model ve Remzi Kartal'a teşekkürler Dr. Işık İşcanlı Geçtiğimiz hafta sonu bulunduğum kentte KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal'ın konuşmacı olduğu bir söyleşiye katıldım. Konu her ne kadar Kürdistan'da ve dünyad
İrfan Sarı  -  AZ

26.01.2015

az şimdi kokla havayı toprak yüzüne kar sürmüş görüyormusun ne parmakları sızlıyor ne yarasından kan akıyor senin için ağladığımı da duyarsın belki koklarken havayı sahi çikolatalı dondurmanın kokusu da var değil mi
Faşizim, Kusurlu Bireyler Toplamidir

26.01.2015

Faşizim, Kusurlu Bireyler Toplamidir Resul Erenler Bugün İslamcı olduğunu söyliyen ve İslamın Türkiyedeki tek temsilcisi olduğu iddasında bulunan, AKP ve önderi Recep Tayyıp Erdoğan önderliğinde ki Türkiye, islamci faşizme geçmi
Dersim'de Gözaltı ve Tutuklamalar Protesto Edildi

26.01.2015

Gözaltı ve Tutuklamalara Tepki Tunceli'de son dönemlerde yaşanan gözaltı ve tutuklamalar protesto edildi. DBP öncülüğünde toplanan bir grup, Cumhuriyet Caddesi üzerinde basın açıklaması yaptı. Burada konuşan Ergin Doğru, ilimizde
HDP artık esas çizgi

26.01.2015

HDP Eşbaşkanı Demirtaş, gazetemize konuştu. HDP'nin artık toplumsal bir harekete dönüştüğünü belirten Demirtaş, 'Tıpkı SYRİZA ve Podemos gibi HDP'nin de iktidar yürüyüşü başlamıştır' dedi HALKIMIZ HAREKETE GEÇMELİ Zaten
Akın Birdal - Az kaldı

26.01.2015

Yunanistan’da Radikal Sol Koalisyon (SYRİZA), “Değiştirebiliriz” ile İspanya’da Birleşik Hareket (PODEMOS) “Yapabiliriz” rüzgarı bizde de HDP ile “Yeni Yaşam”ı kurabilirizle sürecek görünüyor. Az kaldı Akın Birdal So
İşçi birleşmeden sorunlar çözülmez

26.01.2015

HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde mevsimlik tarım işçileri ve İzmir Kınık’ta Soma maden işçileriyle bir araya geldi. İşçilerin sorunlarını dinleyen Tüzel, bu sorunları Meclis gündemine taş
Hileli Kürt-Türk ilişkisi bıktırıyor

26.01.2015

Dönemin içişleri bakanı İdris Naim Şahin KCK içerisinde MİT görevlisi en az 100 kişinin varlığından söz etti ve bunların prosedür gereği gerçek KCK’liler gibi ceza aldıklarını belirtti. Hileli Kürt-Türk ilişkisi bıktırıy
Hasan Bildirici - Hileli Kürt-Türk ilişkisi bıktırıyor

26.01.2015

Dönemin içişleri bakanı İdris Naim Şahin KCK içerisinde MİT görevlisi en az 100 kişinin varlığından söz etti ve bunların prosedür gereği gerçek KCK’liler gibi ceza aldıklarını belirtti. Hileli Kürt-Türk ilişkisi bıktırıy
Nihat Ekinci - “Selahattin Demirtaş Fena Yakalandı”

26.01.2015

Art Arda gelen gelişmeler üzerine 17 Aralık sürecinden beri aynı çizgide buluşan Doğan ve Gülen Medyası'nın bu kez HDP'yi mi destekleyeceği soruları akıllara geldi “Selahattin Demirtaş Fena Yakalandı” Nihat Ekinci 25 Ocak Pazar
Meralden Sibele Kadın Devrimi Sürüyor

26.01.2015

Bugün 25 Ocak. Bundan tam 42 yıl önce ’71 Devrimci Hareketin ilk kadın şehidini verdiği gündür. Meral Yakar yoldaşımızın 22 Ocak 1973 günü Ümraniye deki örgüt üssünde yoldaşı Arslan Kılıç’ın temizlediği silahından çı
AB emperyalistleri ve Faşist PEGİDA Göçmenlere de Düşman!

26.01.2015

AB emperyalistleri Charlie Hebdo katliamına dört elle sarılıyor... Paris’te Charlie Hebdo mizah dergisine yönelik dinci faşistlerin gerçekleştirdiği katliam, AB emperyalistleri ve faşist PEGİDA hareketinin payandası oldu. AB emperyali
Adil Okay’ın

26.01.2015

40 Şair Ve 40 Kapı İstanbul’da (Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi - Kartal / İstanbul. Açılış: 1 Şubat 2015. Saat: 18.00) Yazar ve fotoğrafçı Adil Okay, karşımıza 3 kıtadan çektiği kapı fotoğraflarından bir seçkiyle çıkı
İHD Dersim Şubesi’nden Eren Keskin açıklaması

25.01.2015

İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, İHD MYK Üyesi ve insan hakları aktivisti Eren Keskin’e verilen hapis cezasına tepki gösterdi. İHD Dersim Şubesi’nde düzenlenen açıklamada konuşan Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, Eren Ke
Pertek'te birahaneler ve AKP ilçe binasına saldırı

25.01.2015

Dersim'in Pertek ilçesinde yüzü maskeli gruplar, belediye binası, AKP İlçe Teşkilatı ve konsmatrist çalıştıran birahaneye molotofkokteylleri ile saldırı düzenledi. Saldırıda binalarda maddi hasar meydana geldi. Alınan bilgiye gör
KRAL İÇİN YAS TUTMAYIZ

25.01.2015

KRAL İÇİN YAS TUTMAYIZ M. Latif YILDIZ          Partilerin kongrelerine uzun zamandır katılmıyordum. 40 yıl görevli olarak parti kongrelerini izledim. Aday çekişmeleri, perde arkası ne oldu, saatle
Din ve TABULAR

25.01.2015

Din ve TABULAR Fikret YAŞAR Din yeniden yorumlanmalıdır. Dünyanın karşı karşıya bulunduğu bölgesel ve küresel tehditler karşısında Müslümanların 1400 yıl öncesinin stratejisiyle hareket etmesi dünyada endişe ve korkuya sebep