Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Kategori: Sizden Gelenler
Yayınlanma: 21 Şubat 2013
Share Button

riza aydin23Şah İsmail’in Mahlası “Hatayi”

Rıza Aydın

Mahlas Alevi âşıklarının deyişlerinde kullandığı bir nevi imzalarıdır. Deyişi[1] söyleyen alevi ozan, yarattığı eserine kendi imzasını atıp, bu benim dercesine, deyişin (şiirin) son kıtasında kendi adını da anar; buna mahlas denir. Bu Alevi Tekke edebiyatının bir geleneğidir.

Alevi edebiyatında bazı ozanların (âşıkların) tarihsel süreç içinde mahlaslarını değiştirdikleri görülür. Bunun en çok bilinen örneği, 1826’da ki “Vakay-i Şerriye”[2] den sonra, Hacıbektaş’tan, Amasya’ya sürgün edilen, Hacıbektaş Postişini, Çelebi Hamdüllah Efendidir (1767- 1846). Hacı Bektaş Postişini olan, Çelebi Hamdüllah Efendi, Amasya’ya sürgün edilmeden önce “Hamdüllah” ya da “Hamdi” mahlasını kullanırken, Amasya’ya sürgün edildikten (yani 1827 yılından) sonra “Hasreti” mahlasını kullanır[3]. Yine ünlü Alevi ozanı Sıdkı Baba (1865-1928) da bir dönem “Pervana” mahlasını kullanırken, bir dönemden sonra da “Sıdkı” mahlasını kullanmıştır[4].

Alevi dünyasının tartışmasız en önemli, en etkili isimlerinden biri olan Şah İsmail (1487-1524) ise deyişlerinde sadece “HATAYİ” mahlasını kullanmıştır. Şah İsmail’in, ömrünün başından sonuna kadar, deyişlerinde kullandığı adı (Mahlası) yani deyişlerine attığı imza Hatayi’dir. Alevi dünyası ile ilgili, her şey üzerine bir tartışma olsa da bunun üzerine bir tartışmaz yoktur: Şah İsmail’in deyişlerinde kullandığı adı, mahlası, hiç tartışmasız Hatayi’dir[5].

Peki, hal böyleyse, Şah İsmail, Hatayi mahlasını nerden, nasıl almıştır. İşte bu konuda tartışma çoktur. Bu gün bir dostum arayıp bana bunu sordu, bende sürekli karşılaştığım bu soruya kısaca cevap vermek için, düşüncemi yazmaya karar verdim.

Bu konuda benim aklıma yatan en önemli tez, İsmail Onarlı’nın “Şah İsmail Biyografi’si” adlı, 2000 yılının, Temmuz ayında, Can Yayınlarından çıkan, -benim son derece önemseyip beğendiğim- kitabındaki görüşüdür. Ben Şah İsmail ile ilgili yazılan, romanlar da dâhil, bütün kitapları okudum, aklıma yatan bu oldu.

İsmail Onarlı söz konusu kitabında şöyle diyor: “İSMAİL’İN YOLA GİRİŞ CEMİ

Şeyh Haydar, oğlu İsmail’in doğumunun 7.inci günü sabahı Şamlu Hüseyin Bey’i yanına çağırtarak:

“Hüseyin Bey! Gerekli hazırlıklar yapılsın akşam Cem tutulacak” der.

Şamlu Hüseyin Bey:

“Şeyhim hayrola yine gelenler mi olacak ıraklardan dergâha?” diye sorar.

Şeyh Haydar:

“Yok! Beyzadem rüyamda Şah-ı Merdan Ali’yi gördüm. İsmail’in yedisinde ‘İkrar alma Erkânı’[6] yapılsın ‘Hakk Meydanı’na kabül edilsin” dedi. Bundan böyle İsmail’in hem Lala’sı olacaksın hem de Rehber’i olacaksın.”

Lala Şamlu Hüseyin Bey, ne diyeceğini bilemez. Ve Şeyh’ini dinlemeye epeyce divanda mühürlenmişçesine devam eder.

Şeyh Haydar:

Şimdi hemen kurbanlar tığlansın. Akşam lokmalar hazır olsun. Kurbanlardan bir tanesi; PAMİR yaylasının SHUGHNAN Karyesinden gelen İsmailî Dai Gulam Murtaza’nın Çin’in HITAY bölgesinden getirdiği mis keçilerinin erkek tekesini keseceksiniz. İkincisini ise; HATAY’ın Samandağı Karye’sinden NUSAYRİ Şeyhi Bünyamin El Fattullah’ın Hakkullah olarak getirdiği koçu keseceksiniz. Bu iki muhterem zat Cemimizin de baş konuklarıdır. Ona göre düzen tutula; Oniki hizmet sahipleri hariç sayacağım şu kırk kişilik Halife ve Beylerimiz; “Meydan Evi’nde[7] düzenlenecek ‘ikrâr Ayn-ı Cemi’nde gün batmadan hazır ola…” diye emirlerini verdi.

Şamlu Lala Hüseyin Bey ; Alemşah Begüm’ün altın sim işlemeli ipekli kundakla belediği ve boynuna oniki, lifli oniki renkli örgülü ip bağladığı İsmail’i kucağına almış bir vaziyette Cem Meydanı’na girer[8].

Gözcü; sopasını üç kez yere vurarak:

“Allah … Muhammed… Ya Ali!” der. Ve katara bir er geldiğini bildirir.

REHBER: Lala Hüseyin Bey:

“Hüüü … Erenler Şahı! Katara bir Er uzatıyorum” diyerek üç kez yüksek sesle tekrarlar.

Cemaattekiler hep beraber yere niyaz ederek; “Allah… Allah… Allah!” diyerek doğrulurlar.

Bu esnada bebek İsmail ağlıyor sanılarak Mürşidlik Makamındaki Şeh Haydar; kulağını kundağa doğru eğer. Aynı şekilde sağındaki Nusayrî Şeyhi ile solundaki İsmaili Dai de kulaklarını kundağa doğru kabartarak başlarını Şeyhin Kucağındaki İsmail’e eğerler.

İsmail onlarla birlikte salavat getirmektedir. Üçü birbirine bakarak duyduklarını tasdiklercesine başlarını öne sallarlar…

Üç kez salavattan sonra Mürşid; İsmail’in boynundaki ipi çözerek cemaate yüksek sesle:

“Bu eri! Hak-Muhamned-Ali yoluna alıyor! Katarına katıyoruz! Razımısınız, bu Masum-u Pak’dan!” diyerek üç kez tekrarlar. Cemaatta razılık anlamında üç kez yere niyaz edeler.

Mürşid; Kundağın tam orta yerine ipi bağlayarak ve “Allah- Muhammed- Ali!” diyerek ve üç düğüm atarak “Tığıbent” yapar...

Miraclama bittikten sonra, Lala Hüseyin Bey; İsmail’i kucağına alarak, Rehberi olarak O’nun adını ve Mürşidi Şeyh Haydar’a hitaben:

“Pirim olarak! Ben senden doğdum! Öyle ise bana bir yoleri adı koymak da sana düşer!” der.

Şeyh Haydar; dizlerinin üstüne doğrularak yüksek sesle, bir şeyh değil de bir hükümdar edasıyla:

“Muhammed-Ali soyundan Şeyh Safi yolağında İsmail’e öyle bir ad koyacağım ki, dünya durdukça hep anılacak” diyerek, sağındaki ve solundaki ulu zatlara bakarak, konuşmasına devam eder:

“Nuseyri Şeyhinin memleketi olan ‘HATAY’ ile İsmaili Dai’nin memleketi olan ‘HITAY’ın adlarını birleştirerek, İsmail’in ‘Tarikat Adı’nı O yerler anlamında ‘Hatayi’ koyuyorum. Bu iki mübarek insanı, Allah bugün için göndermiştir. Ve burada buluşturmuştur. Bu alâmet hayra işarettir ki İsmail doğmuştur. İsmail Hatayi ‘ŞAH’ olacak ve Kızılbaşların da, Hükümdarı olacaktır. Kuracağı “Kızılbaş Devleti[9]”nin sınırları da; Hatay’dan Hıtay’a kadar uzanacaktır… Hüü… Erenler…” demesiyle, cemaatte “Allah, Allah, Allah” uzunca bir karşılık verdiler.

Zakirler sazlarıyla ağırdan bir fon müziği çalmaya başladılar.”[10]    

Şah İsmail’in bütün hayatı boylunca kullandığı Mahlasın öyküsü böyle anlatılır bu kitapta. Benim bunca zamandır incelediğim tezler arasında aklıma yatanda budur. Şah İsmail’in hayatının bir dönemimde, başka bir mahlas kullanmış olup, sonrada bunu bir nedenden dolayı değiştirmiş olduğu vaki değildir. Bu yüzden söylenilen diğer yakıştırmaları asla doğru kabul edemeyiz[11].

Ben bunun doğru olduğuna inanıyorum.

Aşk ile. 20 Ocak 2013 Adana.

Rıza Aydın.



[1] Alevi ozanların söylediği şiirlere deyiş ya da nefes denir. Bunlarında çeşitli türleri vardır.

[2] Osmanlı Devletinde “Vakayi Hayriye” denilen, Yeni Çeri Ordusunun imha edildikten sonra Kızılbaşların kırılmasına yol açan şeye Aleviler “Vakayi Şerriye” derler.

[3] A. Celalettin Ulusoy, Pir Dergâhından Nefesler, sayfa 27. Rıza Aydın, Kaymak’ta şiir, söylence ve Efsaneler, Pir Sultan Abdal Kültür ve Sanat Dergisi, sayı 58, yıl 2004, sayfa 67.

[4] Şeyh Cemalettin Efendinin Aşığı Halk Ozanı Sıdkı Baba, yayın yılı 1984, Derleyip yayınlayan torunu Muhsin Gül.

[5] Şah İsmail, Safevi Devleti gibi önemli bir devletin kurucu padişahıdır. Bu devlet Akkuyunlu Devleti gibi önenlş bir devlet mirasının üzerine kurulmuş. Bu yüzden Şah İsmail’in şiirleri Safevi devletince basılmıştır. Faruk Sümer Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmelerinde Anadolu Türkmenlerinin Rolü adlı kitabında Şah İsmail’in Paris Milli kütüphanesinin 1541 tarihli elyazmalarından 12 şiirini kitabında yatınlar; bakınız sayfa 205. Şah İsmail bütün şiirlerinde Hatayi mahlasını kullanmıştır.

[6] Safevi yolağını anlatan Buyrukta, “Oğlan ikrarı alma”, “Kız ikrarı alma” ayrı bölümler halinde yazılmıştır yani böyle bir vardır. Fuat Bozkurt’un yayınladığı BUYRUK adlı kitabın 97 ile 100 inci sayfalarına bakınız.

[7] Alevi Cemlerine bu adda verilir.

[8] Cem evi Cemin yapıldığı mekânın genel adıdır. Meydan Cem evi içinde Dede, 12 hizmet sahipleri ile cemdeki hizmetleri, muhabbeti yürüten insanların oluşturduğu cem evi içindeki özel alana ise meydan denir.

[9] Şah İsmail’in önderliğinde kurulan Safevi Devletine kendileri “Kızılbaş devleti, Kızılbaş ülkesi, Kızılbaş ordusu, Kızılbaş padişahı” diyorlardı. Prof. Dr. Faruk Sümer, “Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü”, adlı kitabının önsözünde değindi bu konuyu kitabının 150. Sayfasında İskender Beğ-i Türkmen’in “Târih-i âlem ara-yi Abbasi” adlı eserine dayandırarak şöyle açıklıyor: “… Kızılbaş sözünü onlar övünerek taşıyorlardı. Bu deyim yalnız devletin askeri bakımdan dayandığı Türk unsurunu ifade etmiyor (Tavaif-i Kızılbaş, Pâdişâh-ı Kızılbaş, Ümerâ-yı Kızılbaş, Leşker-i Kızılbaş, Sipah-i Kızılbaş, Gaziyan-i Kızılbaş) onun kurduğu yaşattığı devlete ‘Devlet-i Kızılbaş’ ve hakim olduğu yere de ‘Ülke-i Kızılbaş’deniyordu.” F. Sümer’in “Türk unsuru” sözünü siz Türkmen olarak anlayın. O zamanlar Türkmenler tabiri, Avşarlar, Yörükler vb bir Oğuz boyundan bir gurubu ifade ediyordu, tarihi olarak o zamanlar Türk sözcüğü de Sünni Osmanlı devletinin taraftarlarını ifade ediyordu. A. Kazvini’nin “Sefavi Tarihi’nin” bir notunda “Devrif (1965) Orhan’dan gelen Türk kelimesini devlete bağlı olan halk ve izleyen olarak tanımlar.” deniyor.

[10] İsmail Onarlı, Şah İsmail Biyografi” İstanbul 2000, sayfa 19-24

[11] Hatayi sözcüğü ile ilgili Ferit Develioğlu’nun Lügatinde şunlar yazıyor: (A.İ yani Arapça isim): 1. Hatay kumaşı. 2. g.s. süslemede (teyzip) açılmış lotüsü andıran bir çiçek motifi, 3. tezipte, merkezini hatayi denilen çiçek motifi işgal etmek üzere birbirine geçmiş sipiral dallardaki çiçek motiflerinden teşekkül eden süsleme tarzı. 4. güzel sanatlarda kullanılan ve Çin'de pirinçten yapılan bir kağıt cinsi. Hatayi: Hataya ait, Hatay ile ilgili. A. Celâlettin Ulusoy’da “Yedi Ulu’lar” adlı kitabında Hatayi sözcüğünün anlamı olarak sözlükteki bu anlamları vererek şöyle der: “Çiçek, çiçekle yapılan süsleme, Hint kumaşı anlamına gelen Hatayî mahlası konusunda çeşitli düşünceler ve söylentiler ileri sürülmüştür” der. Bakınız A. Celattin Ulusoy “Yedi Ulu’lar” sayfa, 31

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EN SON EKLENEN HABERLER

Paşacık Köylülerinden Sulama Göleti Tepkisi

26.07.2014

Tunceli'nin Çemişgezek ilçesine bağlı Paşacık köyünde yapılması planlanan sulama göletini köylüler protesto etti. Köy sakinlerinden emekli öğretmen Cafer Demir, pankart ve sloganlarla Cumhuriyet Meydanı'na inen kalabalığa, yapıl
Kurmeşliler festivalde buluşuyor

26.07.2014

Kurmeşliler festivalde buluşuyor Dêrsim'in Pêrtax (Pertek) ilçesine bağlı Kurmeş köyünde 7. Kurmeş Festivali, 'Munzur özgür akacak, Halklar kardeş yaşayacak' sloganı ile düzenleniyor. Almanya'nın Wiesbaden kentinde çal
Suat Bozkuş - İki üç daha fazla Rojava

26.07.2014

İki üç daha fazla Rojava Suat Bozkuş İsrail Filistin halkına saldırırken, Rojava Devrimine yönelik saldırılar da şiddetlendi. Görünürde saldırganlar IŞİD çeteleridir. Ama IŞİD çetelerini kim ne hesapla destekliyor sorusu açı
Günay Aslan memleketi Van'da çiçeklerle karşılandı

26.07.2014

Avrupa'da sürgünde geçen 19 yılın ardından ülkeye dönen Kürt Gazeteci Yazar Günay Aslan, memleketi Van'da çok sayıda kişi tarafından karşılandı.  Yazdığı kitaplar nedeniyle tutuklanan ve 1995 yılında Almanya'ya gitmek zoru
Cemal Babaoğlu - Gazze-Kobane Hattında İnsanlık Dramı

26.07.2014

Gazze-Kobane Hattında İnsanlık Dramı Cemal Babaoğlu Kürtler ve Filistinliler, Ortadoğu halklarının en mazlum topluluklarıdır. Biri İsrail devletinin, diğeri ise Türkiye, Suriye, İran ve (Irak) devletlerinin baskısı altında inim i
Faiz Cebiroğlu - Marks'ı aşanlar...

26.07.2014

Marks'ı aşanlar... Faiz Cebiroğlu faizce@hotmail.com Türkiye'de, moda oldu: Marks'i aştım. Lenin'i aştım diye. Moda, Fransızcadır, bir davranış biçimi de oluyor. Moda, güncelde kalmak içindir: Güncelde kalabilmek için, bir önceki
Karakoldan Açılan Ateş Sonrası Dersim’de Orman Yangını Başladı

25.07.2014

Karakoldan Açılan Ateş Sonrası Otların Tutuşmasıyla Orman Yangını Başladı Tunceli merkeze yaklaşık 13 kilometre mesafede bulunan Babaocağı Köyü yakınlarında akşam saatlerinde başlayan orman yangını, müdahale yapılamadığı
Hasan Ali KIZILTOPRAK - Alevilere “korku verirler”

25.07.2014

Alevilere “korku verirler” Hasan Ali KIZILTOPRAK “Dirilirler dilirler gelirlerHuzur-ı mahşerde divan dururlarHarami var diye korku verirlerBenim ipek yüklü kervanım mı var”(Karacaoğlan)Alevilere yönelik tahrik edici saldırılar son
Halil Savda - Oyum Ekmeleddin’e diyenlere

25.07.2014

Oyum Ekmeleddin’e diyenlere Halil Savda Erdoğan’ın otoriter ve tekçi iktidarından tek kurtuluş yolu olarak Ekmeleddin İhsanoğlu sunuluyor. Şimdi Kürtleri, Alevileri, demokratları ve sosyalistleri bu çatının altına sürüklemeye
Sibel Özbudun - Bolivya’nın “Komünoter Sosyalizm”i Ve “Buen Vivir”i

25.07.2014

BOLİVYA’NIN “KOMÜNOTER SOSYALİZM”İ VE “BUEN VİVİR”İ…[1] SİBEL ÖZBUDUN “Dikensiz gül yoktur ama gülsüz pek çok diken vardır.”[2] Ağustos 2011’de, Yuracare, Moxeno ve Chiman cemaatlerine mensup 1000-1500 kadar yerli
Temel Demirer - Tiyatronun Saldırganlığa Yanıtı, Başkaldırıdır!

25.07.2014

TİYATRONUN SALDIRGANLIĞA YANITI, BAŞKALDIRIDIR![*] TEMEL DEMİRER “Asıl özgürlük, başkaları gibi ya da herkes gibi düşünmeye mecbur olmama özgürlüğüdür.”[1] Coğrafyamızdaki -çoklu hedefleri olan- “Büyük Dönüşüm
Fikret Başkaya: ‘Kurucu kaos’ işliyor

25.07.2014

Fikret Başkaya: ‘Kurucu kaos’ işliyor Prof. Fikret Başkaya, şu anda Ortadoğu’da ‘kurucu kaos’ stratejisinin gereği olan planın işlediğini belirterek, Musul’un el değiştirmesi, Rojava’ya saldırılar ve İsrail’in son hamle
Namık Çınar - Erdoğan başkan olacak gibi görünüyor

25.07.2014

Erdoğan başkan olacak gibi görünüyor Namık Çınar Hiç tereyağından kıl çeker gibi olacağa benzemiyor, bu badireyi atlatmak.         “Cumhurbaşkanı”, daha doğrusu kendi ifadesiyle “Başkan”
Kardere Köyü’nün Tek çeşmesi ve Deresi Kurumuş Durumda

25.07.2014

Dersim’e bağlı Kardere Köyü Muhtarı İzzet Polat’ın Facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden yazdığı mesajda; “Şebeke suyu, köyün tek çeşmesi ve köyün deresi kurumuş durumdadır. İçme suyu ped şişelerde satın alınmakt
Tunceli Emek Gazetesi’nden Festivale Özel T-shirt ve Şapka

25.07.2014

20 Liraya Şaşırtan Teklif Festivale özel 200 adet kupamız var. 14. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne geldiğinizde, sevdiklerinizi20 liraya çok mutlu etmeye ne dersiniz?Sizin, sevdiklerinizin, beğendiğiniz sanatçının veya tanınmı
Munzur Kültür Ve Doğa Festivali Programı Açıklandı

24.07.2014

Tunceli’de bu yıl 14.’sü düzenlenecek olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali programı açıklandı. Tunceli’de bu yıl 14.’sü 31 Temmuz, 1-2-3 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali programı
Hasan Harmancı - Aleviler Ve CHP

24.07.2014

ALEVİLER VE CHP Hasan Harmancı Hiçbir ciddi sonuç doğurmayan önemsiz bir deri yangılanmasıdır isilik. Yüzeyde kaşıntı yapsada köklere pek dokunmaz. Aslında dokunuyorda denemez. Bir görüntü yaratır ve bu da derinlere sirayet etmi
Tayfun İşçi - Allahım Ben 60 Yıl Neden Kendi Kendimle Savaştım?

24.07.2014

Allahım Ben 60 Yıl Neden Kendi Kendimle Savaştım? Tayfun İşçi Dün hiç ummadığım halde 60 yaşıma girdim. Bir işe yarıyormuşum gibi, sağ olsunlar birçok dost bana daha fazla ömür diledi. Oysa ben “Yaş atmış, İş bitmiş”
Faiz Cebiroğlu - Pedagojik metodlardan yoksun olmak!

24.07.2014

Pedagojik metodlardan yoksun olmak! Faiz Cebiroğlu Türkiye solu, bir türlü, pratikte vücut bulamadı. Bulamıyor. Kütlelerle buluşmayan Türkiye solu, parçalara bölünüyor. Sürekli bölünüyor. Örnek olsun, daha yeni, adını TKP alan
Ragıp ZARAKOLU - Cihat demek soykırım demektir

24.07.2014

Cihat demek soykırım demektir Ragıp ZARAKOLU Çağımızda “Ben Cihat yapıyorum” demek, “Ben soykırımcıyım” demek anlamına gelir. Yani bir coğrafyada “farklı” olan herkesi temizlemeye kalkmanın, soykırım dışında bir
Dengir Mir Mehmet Fırat: Oyum Demirtaş'a

23.07.2014

Dengir Mir Mehmet Fırat: Oyum Demirtaş'a Erdoğan'ın eski yardımcısı Fırat, Demirtaş'a oy vereceğini açıkladı... Ak Parti kurucusu ve eski Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Cumhurbaşkanlığı seçiminin Kürtler a
Dünya Ekonomisinde Birbirini Etkileyen İki Eğilim Ve Sonuçları

23.07.2014

DÜNYA EKONOMİSİNDE BİRBİRİNİ ETKİLEYEN İKİ EĞİLİM VE SONUÇLARI (GÜÇLER DENGESİNDE DEĞİŞİM EĞİLİMLERİ)* (I) Dünyanın birçok bölgesinde (Suriye eksenli olarak Ortadoğu'da, Merkezi Afrika'da, Doğu Asya'da, en güncel ol
Yasemin Çin - Kur’an’da; Tevrat, İncil Bilgileri

23.07.2014

KUR’AN’DA; TEVRAT, İNCİL BİLGİLERİ YASEMİN ÇİN Ey Kitap   sahipleri / Yahudiler, Hıristiyanlar! Dininizde sınırı aşmayın. Allah      hakkında yalnız gerçeği söyleyin. Meryem oğlu İsa Me
Hozat Festival Programını Açıkladı

23.07.2014

Hozat Festival Programını Açıkladı Bu yıl 14'üncüsü düzenlenecek olan 14. Munzur Kültür Ve Doğa Festivali programını açıklayan ilçelerden ilki Hozat oldu. Hozat Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre ilçedeki festival progr
Turan Eser - Vakitsiz Patlayan İftar Topları

23.07.2014

VAKİTSİZ PATLAYAN İFTAR TOPLARI Turan Eser İsrail bombaları Gazze’yi vuruyor, savunmasız insanları öldürüyor. Gazze’de Ramazan’ı acıya dönüştüren “iftar topları” vakitsiz atılıyor. Her top bir ölüm. Cansız çocuk, k
Yüksel Işık - Aleviyi Meclis-i Riyaya Çağırmak!

23.07.2014

Aleviyi Meclis-i Riyaya Çağırmak! Yüksel Işık Malum Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Adaylardan Erdoğan, devlet imkanlarını sonuna kadar kullanıp seçim kampanyası yürütüyor. Kampanyanın Razaman'a gelmesini de fırsat bilerek,
Hatice Altınışık - Bir Alevi der ki: Ceberrut akıldan sıyıralım kendimizi

23.07.2014

Bir Alevi der ki: Ceberrut akıldan sıyıralım kendimizi Hatice Altınışık Gökhan Yılmaz Radikal Blog sayfasında “Demirtaş’a Bir Alevi Kardeşimizden Mektup” başlıklı yazısında ismini açıklanmadığı bir okuyucudan geldiğini
Erdoğan Aydın - Demirtaş’a En Az Bir Oy Borcumuz Var

23.07.2014

Demirtaş’a En Az Bir Oy Borcumuz Var Cumhurbaşkanı adayı Demirtaş'ın ''Yeni Yaşam Çağrısı'' konuşmasının en belirgin yankısı, seçilmemesinin Türkiye için ne denli büyük bir kayıp olacağının derin bir şekilde hissettirmesi
MAZLUMDER’in Diyarbekir'de 3 çocuğa cinsel istismarla alakalı basın açıklaması

23.07.2014

ADALET HERKES İÇİN ETKİN BİR ŞEKİLDE İŞLETİLMELİDİR! Uzunca bir süredir kamuoyunda tartışılan Diyarbakır’da bir polisin üç çocuğa taciz ve tecavüzde bulunduğu, uyuşturucu madde verdiği ve darp ettiği iddiaları ile ilgili
Goman’ın Gomik Mezrası’nda Orman Yanıyor

22.07.2014

Goman’ın Gomik Mezrası’nda Orman Yanıyor Bu gün öğle saatlerinde Dersim’e bağlı Goman Köyü’nün Gomik mezrasında bilinmeyen bir nedenle yangın çıkmıştır. Gomik mezrasında bulunan İbrahim Elveren ve Gökhan Kahraman’ın t