Rıza Aydın - Şah İsmail’in Mahlası “Hatayi”

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

riza aydin23Şah İsmail’in Mahlası “Hatayi”

Rıza Aydın

Mahlas Alevi âşıklarının deyişlerinde kullandığı bir nevi imzalarıdır. Deyişi[1] söyleyen alevi ozan, yarattığı eserine kendi imzasını atıp, bu benim dercesine, deyişin (şiirin) son kıtasında kendi adını da anar; buna mahlas denir. Bu Alevi Tekke edebiyatının bir geleneğidir.

Alevi edebiyatında bazı ozanların (âşıkların) tarihsel süreç içinde mahlaslarını değiştirdikleri görülür. Bunun en çok bilinen örneği, 1826’da ki “Vakay-i Şerriye”[2] den sonra, Hacıbektaş’tan, Amasya’ya sürgün edilen, Hacıbektaş Postişini, Çelebi Hamdüllah Efendidir (1767- 1846). Hacı Bektaş Postişini olan, Çelebi Hamdüllah Efendi, Amasya’ya sürgün edilmeden önce “Hamdüllah” ya da “Hamdi” mahlasını kullanırken, Amasya’ya sürgün edildikten (yani 1827 yılından) sonra “Hasreti” mahlasını kullanır[3]. Yine ünlü Alevi ozanı Sıdkı Baba (1865-1928) da bir dönem “Pervana” mahlasını kullanırken, bir dönemden sonra da “Sıdkı” mahlasını kullanmıştır[4].

Alevi dünyasının tartışmasız en önemli, en etkili isimlerinden biri olan Şah İsmail (1487-1524) ise deyişlerinde sadece “HATAYİ” mahlasını kullanmıştır. Şah İsmail’in, ömrünün başından sonuna kadar, deyişlerinde kullandığı adı (Mahlası) yani deyişlerine attığı imza Hatayi’dir. Alevi dünyası ile ilgili, her şey üzerine bir tartışma olsa da bunun üzerine bir tartışmaz yoktur: Şah İsmail’in deyişlerinde kullandığı adı, mahlası, hiç tartışmasız Hatayi’dir[5].

Peki, hal böyleyse, Şah İsmail, Hatayi mahlasını nerden, nasıl almıştır. İşte bu konuda tartışma çoktur. Bu gün bir dostum arayıp bana bunu sordu, bende sürekli karşılaştığım bu soruya kısaca cevap vermek için, düşüncemi yazmaya karar verdim.

Bu konuda benim aklıma yatan en önemli tez, İsmail Onarlı’nın “Şah İsmail Biyografi’si” adlı, 2000 yılının, Temmuz ayında, Can Yayınlarından çıkan, -benim son derece önemseyip beğendiğim- kitabındaki görüşüdür. Ben Şah İsmail ile ilgili yazılan, romanlar da dâhil, bütün kitapları okudum, aklıma yatan bu oldu.

İsmail Onarlı söz konusu kitabında şöyle diyor: “İSMAİL’İN YOLA GİRİŞ CEMİ

Şeyh Haydar, oğlu İsmail’in doğumunun 7.inci günü sabahı Şamlu Hüseyin Bey’i yanına çağırtarak:

“Hüseyin Bey! Gerekli hazırlıklar yapılsın akşam Cem tutulacak” der.

Şamlu Hüseyin Bey:

“Şeyhim hayrola yine gelenler mi olacak ıraklardan dergâha?” diye sorar.

Şeyh Haydar:

“Yok! Beyzadem rüyamda Şah-ı Merdan Ali’yi gördüm. İsmail’in yedisinde ‘İkrar alma Erkânı’[6] yapılsın ‘Hakk Meydanı’na kabül edilsin” dedi. Bundan böyle İsmail’in hem Lala’sı olacaksın hem de Rehber’i olacaksın.”

Lala Şamlu Hüseyin Bey, ne diyeceğini bilemez. Ve Şeyh’ini dinlemeye epeyce divanda mühürlenmişçesine devam eder.

Şeyh Haydar:

Şimdi hemen kurbanlar tığlansın. Akşam lokmalar hazır olsun. Kurbanlardan bir tanesi; PAMİR yaylasının SHUGHNAN Karyesinden gelen İsmailî Dai Gulam Murtaza’nın Çin’in HITAY bölgesinden getirdiği mis keçilerinin erkek tekesini keseceksiniz. İkincisini ise; HATAY’ın Samandağı Karye’sinden NUSAYRİ Şeyhi Bünyamin El Fattullah’ın Hakkullah olarak getirdiği koçu keseceksiniz. Bu iki muhterem zat Cemimizin de baş konuklarıdır. Ona göre düzen tutula; Oniki hizmet sahipleri hariç sayacağım şu kırk kişilik Halife ve Beylerimiz; “Meydan Evi’nde[7] düzenlenecek ‘ikrâr Ayn-ı Cemi’nde gün batmadan hazır ola…” diye emirlerini verdi.

Şamlu Lala Hüseyin Bey ; Alemşah Begüm’ün altın sim işlemeli ipekli kundakla belediği ve boynuna oniki, lifli oniki renkli örgülü ip bağladığı İsmail’i kucağına almış bir vaziyette Cem Meydanı’na girer[8].

Gözcü; sopasını üç kez yere vurarak:

“Allah … Muhammed… Ya Ali!” der. Ve katara bir er geldiğini bildirir.

REHBER: Lala Hüseyin Bey:

“Hüüü … Erenler Şahı! Katara bir Er uzatıyorum” diyerek üç kez yüksek sesle tekrarlar.

Cemaattekiler hep beraber yere niyaz ederek; “Allah… Allah… Allah!” diyerek doğrulurlar.

Bu esnada bebek İsmail ağlıyor sanılarak Mürşidlik Makamındaki Şeh Haydar; kulağını kundağa doğru eğer. Aynı şekilde sağındaki Nusayrî Şeyhi ile solundaki İsmaili Dai de kulaklarını kundağa doğru kabartarak başlarını Şeyhin Kucağındaki İsmail’e eğerler.

İsmail onlarla birlikte salavat getirmektedir. Üçü birbirine bakarak duyduklarını tasdiklercesine başlarını öne sallarlar…

Üç kez salavattan sonra Mürşid; İsmail’in boynundaki ipi çözerek cemaate yüksek sesle:

“Bu eri! Hak-Muhamned-Ali yoluna alıyor! Katarına katıyoruz! Razımısınız, bu Masum-u Pak’dan!” diyerek üç kez tekrarlar. Cemaatta razılık anlamında üç kez yere niyaz edeler.

Mürşid; Kundağın tam orta yerine ipi bağlayarak ve “Allah- Muhammed- Ali!” diyerek ve üç düğüm atarak “Tığıbent” yapar...

Miraclama bittikten sonra, Lala Hüseyin Bey; İsmail’i kucağına alarak, Rehberi olarak O’nun adını ve Mürşidi Şeyh Haydar’a hitaben:

“Pirim olarak! Ben senden doğdum! Öyle ise bana bir yoleri adı koymak da sana düşer!” der.

Şeyh Haydar; dizlerinin üstüne doğrularak yüksek sesle, bir şeyh değil de bir hükümdar edasıyla:

“Muhammed-Ali soyundan Şeyh Safi yolağında İsmail’e öyle bir ad koyacağım ki, dünya durdukça hep anılacak” diyerek, sağındaki ve solundaki ulu zatlara bakarak, konuşmasına devam eder:

“Nuseyri Şeyhinin memleketi olan ‘HATAY’ ile İsmaili Dai’nin memleketi olan ‘HITAY’ın adlarını birleştirerek, İsmail’in ‘Tarikat Adı’nı O yerler anlamında ‘Hatayi’ koyuyorum. Bu iki mübarek insanı, Allah bugün için göndermiştir. Ve burada buluşturmuştur. Bu alâmet hayra işarettir ki İsmail doğmuştur. İsmail Hatayi ‘ŞAH’ olacak ve Kızılbaşların da, Hükümdarı olacaktır. Kuracağı “Kızılbaş Devleti[9]”nin sınırları da; Hatay’dan Hıtay’a kadar uzanacaktır… Hüü… Erenler…” demesiyle, cemaatte “Allah, Allah, Allah” uzunca bir karşılık verdiler.

Zakirler sazlarıyla ağırdan bir fon müziği çalmaya başladılar.”[10]    

Şah İsmail’in bütün hayatı boylunca kullandığı Mahlasın öyküsü böyle anlatılır bu kitapta. Benim bunca zamandır incelediğim tezler arasında aklıma yatanda budur. Şah İsmail’in hayatının bir dönemimde, başka bir mahlas kullanmış olup, sonrada bunu bir nedenden dolayı değiştirmiş olduğu vaki değildir. Bu yüzden söylenilen diğer yakıştırmaları asla doğru kabul edemeyiz[11].

Ben bunun doğru olduğuna inanıyorum.

Aşk ile. 20 Ocak 2013 Adana.

Rıza Aydın.



[1] Alevi ozanların söylediği şiirlere deyiş ya da nefes denir. Bunlarında çeşitli türleri vardır.

[2] Osmanlı Devletinde “Vakayi Hayriye” denilen, Yeni Çeri Ordusunun imha edildikten sonra Kızılbaşların kırılmasına yol açan şeye Aleviler “Vakayi Şerriye” derler.

[3] A. Celalettin Ulusoy, Pir Dergâhından Nefesler, sayfa 27. Rıza Aydın, Kaymak’ta şiir, söylence ve Efsaneler, Pir Sultan Abdal Kültür ve Sanat Dergisi, sayı 58, yıl 2004, sayfa 67.

[4] Şeyh Cemalettin Efendinin Aşığı Halk Ozanı Sıdkı Baba, yayın yılı 1984, Derleyip yayınlayan torunu Muhsin Gül.

[5] Şah İsmail, Safevi Devleti gibi önemli bir devletin kurucu padişahıdır. Bu devlet Akkuyunlu Devleti gibi önenlş bir devlet mirasının üzerine kurulmuş. Bu yüzden Şah İsmail’in şiirleri Safevi devletince basılmıştır. Faruk Sümer Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmelerinde Anadolu Türkmenlerinin Rolü adlı kitabında Şah İsmail’in Paris Milli kütüphanesinin 1541 tarihli elyazmalarından 12 şiirini kitabında yatınlar; bakınız sayfa 205. Şah İsmail bütün şiirlerinde Hatayi mahlasını kullanmıştır.

[6] Safevi yolağını anlatan Buyrukta, “Oğlan ikrarı alma”, “Kız ikrarı alma” ayrı bölümler halinde yazılmıştır yani böyle bir vardır. Fuat Bozkurt’un yayınladığı BUYRUK adlı kitabın 97 ile 100 inci sayfalarına bakınız.

[7] Alevi Cemlerine bu adda verilir.

[8] Cem evi Cemin yapıldığı mekânın genel adıdır. Meydan Cem evi içinde Dede, 12 hizmet sahipleri ile cemdeki hizmetleri, muhabbeti yürüten insanların oluşturduğu cem evi içindeki özel alana ise meydan denir.

[9] Şah İsmail’in önderliğinde kurulan Safevi Devletine kendileri “Kızılbaş devleti, Kızılbaş ülkesi, Kızılbaş ordusu, Kızılbaş padişahı” diyorlardı. Prof. Dr. Faruk Sümer, “Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü”, adlı kitabının önsözünde değindi bu konuyu kitabının 150. Sayfasında İskender Beğ-i Türkmen’in “Târih-i âlem ara-yi Abbasi” adlı eserine dayandırarak şöyle açıklıyor: “… Kızılbaş sözünü onlar övünerek taşıyorlardı. Bu deyim yalnız devletin askeri bakımdan dayandığı Türk unsurunu ifade etmiyor (Tavaif-i Kızılbaş, Pâdişâh-ı Kızılbaş, Ümerâ-yı Kızılbaş, Leşker-i Kızılbaş, Sipah-i Kızılbaş, Gaziyan-i Kızılbaş) onun kurduğu yaşattığı devlete ‘Devlet-i Kızılbaş’ ve hakim olduğu yere de ‘Ülke-i Kızılbaş’deniyordu.” F. Sümer’in “Türk unsuru” sözünü siz Türkmen olarak anlayın. O zamanlar Türkmenler tabiri, Avşarlar, Yörükler vb bir Oğuz boyundan bir gurubu ifade ediyordu, tarihi olarak o zamanlar Türk sözcüğü de Sünni Osmanlı devletinin taraftarlarını ifade ediyordu. A. Kazvini’nin “Sefavi Tarihi’nin” bir notunda “Devrif (1965) Orhan’dan gelen Türk kelimesini devlete bağlı olan halk ve izleyen olarak tanımlar.” deniyor.

[10] İsmail Onarlı, Şah İsmail Biyografi” İstanbul 2000, sayfa 19-24

[11] Hatayi sözcüğü ile ilgili Ferit Develioğlu’nun Lügatinde şunlar yazıyor: (A.İ yani Arapça isim): 1. Hatay kumaşı. 2. g.s. süslemede (teyzip) açılmış lotüsü andıran bir çiçek motifi, 3. tezipte, merkezini hatayi denilen çiçek motifi işgal etmek üzere birbirine geçmiş sipiral dallardaki çiçek motiflerinden teşekkül eden süsleme tarzı. 4. güzel sanatlarda kullanılan ve Çin'de pirinçten yapılan bir kağıt cinsi. Hatayi: Hataya ait, Hatay ile ilgili. A. Celâlettin Ulusoy’da “Yedi Ulu’lar” adlı kitabında Hatayi sözcüğünün anlamı olarak sözlükteki bu anlamları vererek şöyle der: “Çiçek, çiçekle yapılan süsleme, Hint kumaşı anlamına gelen Hatayî mahlası konusunda çeşitli düşünceler ve söylentiler ileri sürülmüştür” der. Bakınız A. Celattin Ulusoy “Yedi Ulu’lar” sayfa, 31

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

MAZLUM DOĞAN DİYOR Kİ!

UNUTULMAYANLAR

sivas sehitleri animasyon
hrantdink 03 Adnan Yucel small
ahmet kaya yilmaz guney
metin-hasan Aram-3

ÖNEMLİ AÇIKLAMA: 

Gomanweb Sitesi; düşünce ve ifade özgürlüğü, demokrasi, evrensel basın-yayın ilkeleri çerçevesinde görüş bildirmek isteyen herkese açıktır. Yazıların içeriğinden yazı sahipleri sorumludur

YAYIN YÖNETMENİ

GOMANWEB YAZARLARI

KÖŞELİ DEMOKRASİ

304 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

EN SON EKLENEN HABERLER

Haydar Işık - Dersim, Halepçe ve Kandil’den notlar

19.04.2014

Dersim, Halepçe ve Kandil’den notlar Haydar Işık Dersim, acının adıdır. Dersim direnişin adıdır. Dersim, mertliğin yiğitliğin, Seyit Riza vicdanının adıdır. Dersim, Kürdistanlı çocukların adıdır. Kürtler Dersim adını seviyor ve büyük değer veriyor. Çocuklarına De
Hasan Bildirici - Yaşar Kaya gitti, ama....

19.04.2014

Yaşar Kaya gitti, ama.... Hasan Bildirici DEP Genel Başkanlığı, Özgür Gündem Gazetesi imtiyaz sahipliği ve Sürgün'de Kürdistan Parlamentosu Başkanlığı yapmış olan Yaşar Kaya'nın ülkesine dönmesine sevindim. 2004 yılından 2010 yılına kadar Kürdistan Post'ta birlikte olm
Erdal Er - Hendek meselesi ve Rojava

19.04.2014

  Hendek meselesi ve Rojava Erdal Er Güney Kürdistan’dan Rojava’nın Cizre kantonuna iki gün önce geçtik. Süleymaniye’de karşılaştığımız sanatçı Ferhat Tunç da bize katılmak istediğini söyleyince, ‘tamam’ dedik. Güney ve Rojava sınırında kazılan hendeklerin
“Gezi’nin Bakiyesi” İçin Tartışmaya Katkı – Forumlar Listesi ve İki Yazı

19.04.2014

“Gezi’nin Bakiyesi” İçin Tartışmaya Katkı – Forumlar Listesi ve İki Yazı Bu hafta sonu, yani yarın, Acıbadem, Caferağa, Özgürlük Parkı, Göztepe, Yoğurtçu ve Yeldiğirmeni Dayanışma ve Forumlarının Don Kişot Evi’nde “Gezi’nin Bakiyesi, Forumlar, Dayanışmalar v
Şeyhmus Diken - Petrolden “Pay” İstemek!

19.04.2014

Petrolden “Pay” İstemek! Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın dile getirdiği, bölgede üretilen enerjiden istenen pay sadece siyasetin değil, bölge temsiliyetinin ve Kürt halkının da talebidir. Şeyhmus Diken / İstanbul - BİA Haber Merkezi &nbs
Gurbetelli’nin izinde: Binevş

19.04.2014

Gurbetelli’nin izinde: Binevş 8 Mart’ta yayın hayatına başlayan Binevş Kadın Gazetesi kısa sürede kadınlardan büyük ilgi gördü. Gazetenin yayın koordinatörü Günay Aksoy, “Gurbetelli’nin ve Şilan Aras’ın yarattığı miras olan Binevş ile kadın mücadelemiz devam ede
İzmir'de ESP'lilerin gözaltına alınmasını protesto ediyoruz!

19.04.2014

İzmir'de ESP'lilerin gözaltına alınmasını protesto ediyoruz! Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılsın! Türk devleti, her toplumsal mücadele günü öncesinde olduğu gibi, 1 Mayıs öncesinde işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelesini durdurmak için gözaltı saldırılar
Cahit Mervan - Siyasi İslam’ın idam sehpalarıyla sınavı

19.04.2014

Siyasi İslam’ın idam sehpalarıyla sınavı Cahit Mervan  Kürdistan İnsan Hakları Örgütü’nün yaptığı açıklamaya göre İran rejimi tarafından 2010 yılında tutuklanan Kürt siyasetçisi Simko Xurşidi, 17 Nisan günü Doğu Kürdistan'ın Kirmaşan kentinde, Dizêl zindan
İsmail Cem Özkan - MANKURT!

19.04.2014

Mankurt! İsmail Cem Özkan Mankurt nedir ve nereden çıktı diyebilirsiniz, kısaca mankurt tanımı ile başlayayım. Mankurt; eski Asya kabilelerinde (eski dediğim barbar kabilelerden bahsederim ki, bunun içinde bizim atlarımız da yer alır.) uygulanan bir yöntemdir. Savaş sırasında
BDP'li vekiller HDP'ye katılma kararı aldı

18.04.2014

BDP'li vekiller HDP'ye katılma kararı aldı HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü, BDP'li vekillerin HDP'ye katılımı noktasında her iki partinin ortaklaştığını ve bu sürecin en kısa zamanda gerçekleşeceğini belirtti. HDP'nin bu yeni sürecinin tüm Türkiye'yi ve dünyayı i
SKD:

18.04.2014

  BASINA VE KAMUOYUNA:   SOYKIRIMIN İNKÂRI SOYKIRIMIN DEVAMIDIR! 1915 SOYKIRIMININ DERHAL KABUL EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ! Soykırım Kurbanlarının Anısına ve Soykırım Mağduru Halkların Yaşam Hakkına Saygı için 24 Nisan sabahı Erivan’da Soykırım Anıtına bir ç
“Vicdani Red” Panelinde Siyaset, Örgütlenme ve Militarizm Üzerine

18.04.2014

  “Vicdani Red” Panelinde Siyaset, Örgütlenme ve Militarizm Üzerine (Bu metin, Cezayir’de yapılan “Vicdani Red, mecburi askerlik, askeri yargı, TCK 318 ve Militarizm/Anti-militarizm bilmek sormak istediğiniz her şey” başlıklı panelde zaman darlığı nedeniyle kısaca yap
Dersim'de yine kadın garson gerginliği

18.04.2014

Dersim'de yine kadın garson gerginliği Kadın garson çalıştıran birahanelere molotof atıldı Tunceli’de BDP Gençlik Meclisi üyesi yaklaşık 300 kişilik bir grup dün akşam kent merkezindeki Sanat Sokak üzerinde toplanıp, 'Kutsallarımız ve ahlaki değerlerimizin yozlaşması
Hüseyin (Yaşar) Yılmaz - Dayanaktan Yoksun Teori Belirleme Bilimsel Olmaz

18.04.2014

Dayanaktan Yoksun Teori Belirleme Bilimsel Olmaz Hüseyin (Yaşar) Yılmaz Dayanaktan yoksun hiç bir teorik belirleme subjektif niyet veya niyetler taşımaktan öte bilimsel degerden yoksundur. Doğru degildir. Ve pratiğin ihtiyacına cevap vermekten uzaktır. Her Bilimsel teoriye devrimci pr
İbrahim SEDİYANİ - Ermenî Katliâmına Karşı Çıkan İslam Âlimleri

18.04.2014

Ermenî Katliâmına Karşı Çıkan İslam Âlimleri İbrahim SEDİYANİ  Yaşadığımız topraklarda son yüz yıllık yakın tarihte gerçekleşmiş en korkunç hadiselerden biri olan 1915 Ermenî Katliâmı’nın bu yıl 99. yıldönümü. Her 24 Nisan’da olduğu gibi, bu yıl da o
Ali Kenanoğlu  -  Türk ve Sünni TSK!

18.04.2014

Türk ve Sünni TSK! Ali Kenanoğlu Cumhuriyet gazetesinde Canan Coşkun imzalı haberde, Gölcük Komutanlığında dört subayın çok sayıda subay ve astsubayı mezhep ve din farklılıkları, katıldıkları etkinlikler ve okudukları gazeteleri gerekçe göstererek fişlediği iddia edildi
Hasan Ali Kızıltoprak - Madem ki ben bir insanım...

18.04.2014

Madem ki ben bir insanım... Hasan Ali Kızıltoprak   Daimi’yim harap benimAyaklara türap benimAşk ehline şarap benimMadem ki ben bir insanım (Aşık Daimi)Alevilere dair tartışmalarda en çok dile getirilen konulardan bir tanesi Alevi örgütlenmelerinin Alevilerin talepleri konu
Sürgün 21 yıl sonra sona erdi / Yaşar Kaya Türkiye'ye Döndü

17.04.2014

Sürgün 21 yıl sonra sona erdi Kürd siyasetçisi ve yazar Yaşar Kaya, 21 yıl sonra Türkiye'ye döndü. Kapatılan Demokrasi Partisinin (DEP) Genel Başkanı, TC parlamentosunun eski milletvekili ve yazar Yaşar Kaya, 21 yıl sonra Türkiye'ye döndü. Yaşar Kaya, aprondan (havaala
Elazığ'da 4 kişinin silahlı kişilerce alıkonulduğu iddiası

17.04.2014

Elazığ'da 4 kişinin silahlı kişilerce alıkonulduğu iddiası Elazığ'da 4 kişi alıkonuldu iddiası Elazığ'ın Arıcak İlçesi Bükardı Beldesi'nin eski Belediye Başkanı Abit Doğruer ile birlikte toplam 4 kişinin silahlı kişilerce alıkonulduğu bildirildi.  Alınan bilgi
İsmail Beşikçi - Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler / Kürdistan

17.04.2014

Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler / Kürdistan İsmail Beşikçi Büyük Britanya ve Fransa, Kürdlerin/Kürdistan’ın tarihinde çok önemli iki devlettir. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1920’lerde, Milletler Cemiyeti döneminde, dünyaya nizam veren iki önemli gücün Büyük B
Hasan Ozan - “Postkapitalizm”Le Proletarya Buharlaştı Mı? / I-II-III-IV-V-VI-VII

17.04.2014

“POSTKAPİTALİZM”LE PROLETARYA BUHARLAŞTI MI?-I- HASAN OZAN Proletaryanın ve onun tarihsel devrimci rolünün açık ya da gizli ret ve inkarı, öteden beri Marksizm-Leninizm’le her türden anti-proleter, anti-Marksist-Leninist akım arasındaki ilkesel ayrılığın ana ayıracı olagel
Ali Kınalı - Çiçero teorisine bir naiv, konst teorisi demek daha dogru

17.04.2014

Çiçero teorisine bir naiv, konst teorisi demek daha dogru Ali Kınalı Arkadasımın da etkilenmiş olduğu besbelli ki, bana Çiçero teorisi diye bir kaç seçilmiş sözcük gönermiş. Ne diyeceğimi kestiremdiğimden degil, ama illada bunun bir işe yaramasi icin bir kaç saat yorumlamak
Bilirkişi İncelemesi

17.04.2014

Bilirkişi İncelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında bilirkişi incelemesi düzenlemesine bir göz atalım. Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller 266. madde de şu şekil düzenlenmiştir: Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, t
Marksizm 2014’ten İzlenimler ve Terry Eagleton’un Konuşması Üzerine Notlar

17.04.2014

Marksizm 2014’ten İzlenimler ve Terry Eagleton’un Konuşması Üzerine Notlar Aslında Marksizm’in ve sosyalist hareketin sorunlarını değil de Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin kimi sorunlarını tartışmaya yönelik; Marksistlerden ziyade liberallerin tartıştığı; ama adı
Minibüs Pülümür Çayı'na Düştü: 1 Yaralı

17.04.2014

Tunceli'de, minibüsün Pülümür Çayı'na düşmesi sonucu 1 kişi yaralandı Alınan bilgiye göre, Erzincan'dan Tunceli Devlet Hastanesine tıbbi malzeme bırakan Celal Kabataş (38) idaresindeki 24 AN 020 plakalı minibüs, TunceliErzincan karayolunun 35. kil
Ali Rıza Aydın  -  Hayat Ağacı

17.04.2014

HAYAT AĞACI Ali Rıza Aydın Çocukluğumda merak ettiğim her şeyi ebeme sorardım, oda bir oyun oynar gibi bana cevap verir, bir şeyler anlatırdı. O gün, ne olmuştu da merak etmiştim bilmiyorum ama ebeme ölüm ne demek, insan ölünce ne oluyor diye sormuştum. Ebemde, her zamanki ya
Baki Gül - KDP neden Kürt karşıtıdır?

17.04.2014

KDPnedenKürt karşıtıdır? Baki Gül Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), Kürtçe ismi ile Partiya Demokrata Kurdistanê (PDK), Kürdistan’ın Güney parçasında 1946’da Irak’ta kuruldu. Genel Sekreterliği’ne ise Molla Mustafa Barzani seçildi. O dönem, Kürdistani siyasette bir etk
Ant'ın sorumlu müdürlerinden Alpay Kabacalı'yı yitirdik

17.04.2014

Ant'ın sorumlu müdürlerinden Alpay Kabacalı'yı yitirdik Ant Dergisi'nin 1968-69 yıllarında sorumlu müdürlüğünü üstlenmiş bulunan gazeteci-yazar Alpay Kabacalı'yı 15 Nisan 2014 günü Istanbul’da yitirdik. Kabacalı da 60'lı yıllardaki Demirel iktidarı döneminde sol ba
Ermeni Soykırımında öldürülen Ermeni gazeteci, yazar ve aydınların listesidir...

16.04.2014

Ermeni Soykırımında öldürülen Ermeni gazeteci, yazar ve aydınların listesidir... 24 Nisan 1915’te, İstanbul’da Osmanlı İmparatorluğu’nun İttihat ve Terakki hükümetince Ermeni tehciri (sürgün) için düğmeye basıldı. 24 Nisan 1915, Ermeni ulusu ve dünya halklarının b
XESEN XOCE  -  KEDÎKERDÎŞ

16.04.2014

KEDÎKERDÎŞ Wexto ke kêyepela xo kena ya, sere de çîyo ke ez vênena û vanena; - Çi fikrîna lo? Ero bira çi neno aqlê min ke, çi nena fikrê min ke? Mesela her şodir domanî kune rayan şone mekteb, wexto ke ez înan venena fikrîna; -Belangazê domanî henî zanene ke, şonê me