BU HABERİ PAYLAŞINIZ

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
Kategori: Celalettin Can
Yayınlanma: 17 Mart 2013

celalettin can-2Newroz deyince ne akla gelir?

 

Celalettin CAN

“Siyasi simge” haline getirildiği gerekçesiyle devlet tarafından yıllarca yasaklanan, Kürt halkının bir türlü huzur içinde kutlayamadığı bayramları akla gelir.

Kürtlerin rengarenk kıyafetleriyle, zılgıtlarıyla, oyunlarıyla, ateşleriyle, sloganlarıyla, pankartlarıyla sokaklara çıktığı, dünyanın hiçbir devletinin bayramlarda yapmadığının yapılması, polisin kutlamacıları engellediği, dövdüğü, yaraladığı, gözaltına aldığı, hatta ölümüne yol açtığı gün akla gelir.

Devlet erkanının, ‘devletin yüce çıkarları’  uğruna güneş görmemiş bağırlarına taş basarak “Nevroz bayramsa onu da biz kutlarız” cümlesi akla gelir.

Türk milliyetçilerinin ‘delalete’ hiddetle, “Nevroz Türktür, Türk kalacaktır” sloganı akla gelir.

***

Halkların kanını içerek yaşayabilen zalim Dehak’ın kellesinin mazlum Kawa tarafından uçurulması akla gelir.

12 Eylülcü Dehakların eseri Diyarbakır vahşetinin ortasında, 1982 Newrozu’nun karanlık gecesinde ‘bir ışık uğuruna yüreğini yakan’ Çağdaş Kawa Mazlum Doğan akla gelir.

İnsanın içinin kıpır kıpır olması, kuşların oynaşarak uçması, böceklerin ötmesi, kısacası doğanın ve halkların hayat bulmasının kaynaşması akla gelir.

“Kawalar çoğaldıkça” gece ile gündüzün eşitlendiği, gündüzün geceye, aydınlığın karanlığa ağır bastığı gün akla gelir.

Birleşmiş Milletler’in, aynı günü dünya ırkçılıkla mücadele günü olarak ilan etmesi akla gelir.

Kışın dinlenen topraktan güllerin, sümbüllerin fışkırması, ekine düşen tohumların boy vermesi, ağaçların çiçeklenmesi, havaların ısınması, kuşların oynaşarak uçuşması, böceklerin ötmesi, derelerin, nehirlerin gür akması akla gelir.

Yeşillenen doğa ile insan ruhunun kış uykusundan uyanması ve özgürleşmesinin yan yana düşmesi, birbirini tamamlaması akla gelir.

***

“ey ateşin ve güneşin çocukları
hani bilincin sesi yüreklerimizde
gözlerimizde inancın sancakları nerede
bu gidişe dur demek gerekir bilirim
hücrede her saniyeyi bir yıl eylerim
bir ateş yaktık sönmesin diye hiçbir yerde
o ateş sönerse yaşamayı neylerim
bu yüzden ü’ç kibrit ile Newroz günü
yüreğimi sizlere armağan eylerim
...
ü’ç kibriti yüreklerinde dörtleyenler
açlığın ve yoksulluğun kötülüğünü gördüler
ama hiçbir şeyin
boyun eğmekten daha kötü olmadığını
ve boyun eğenlerin
yarınlara kalmadığını bildiler
her kötülüğün daha kötüsünü tartışıp
gözlerinde bütün korkuları sildiler
binlerce baskıdan ve küfürden sonra
Newroz ateşi yakıp şiirler söylediler
o günün adını milat koyup
ü’ç kibrit öncesi
ve ü’ç kibrit sonrası dediler” *

Gelecekte yazacağımız bir Newroz yazısında, 2013’ün Newrozu’nun barışın müjdecisi olarak aklımıza gelmesi dileğiyle hepimizin Newroz’u kutlu olsun!

Newroz Pîroz be!

* “Ateşin ve güneşin çocukları” dizelerini yüreğimize yazan merhum Adnan Yücel’i saygı ve sevgiyle anıyoruz

http://www.ozgur-gundem.com/index.php?haberID=67831&haberBaslik=Newroz deyince ne akla gelir?&action=haber_detay&module=nuce&authorName=Celalettin CAN&authorID=100

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

SON HABERLER