Share this post

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Kategori: Süleyman Doğan
Yayınlanma: 02 Aralık 2012

suleyman doganApê Musa

 

Süleyman Doğan

 

Sayın İsmail Beşikçi Hoca’nın Apê Musa hakkında anlattığı dönemde ben de bulundum. Bahsedilen isimlerin çoğunu tanırım. Hatta İstanbul’da HEP (Halkın Emek Partisi) örgütlemesi için yapılan ilk dar bir görüşmede Sirkeci garındaki Restorantta beraberce yediğimiz yemekte sanırsam 8 kişilik bir guruptuk. Ben İbrahim Gürbüz’ü ilk olarak orada şahsen tanıdım. Bu bağlamda emeklerini bilirim.

 

İsmail Hoca bu konuyu gündeme getirdiğine göre önemli olması gerek. Bu bahsi geçen kitabı okumadım. Fakat artık biz geçmişte yaşanan bazı alışkanlıkları ve haksızlıkları da kendi içimizde net bir biçimde ortaya koymanın zamanı geldiğini düşünüyorum. Herkes bildiğini ve gördüğünü açık bir yüreklilikle ortaya koymalı.

 

Söz konusu dönem gerçekten oldukça zor bir dönemdi. Hoca; “İbrahim çocuğunu oyun parkına götüremediğini” yazıyor. Doğrudur. Hiç olmazsa İbrahim’in çocuğu dedesi tarafından parka oynamaya götürürmüş. Bizde dede olmadığı için bizim çocuklar ilçe binalarında ağzına kadar sigara izmariti ile dolu kül tabakalarını dökerek oyunlarını oynuyordu. Bu o dönemde siyaset yapan tüm insanların kaderiydi. Hatta o dönemde uzun bir süre Tuzla ve Maltepe’de parti binası yoktu. Çünkü 12 Eylülle Tuzla Pendik`e , Maltepe Kartal´a bağlanmıştı. Yanlış hatırlamıyorsam 1993’te bu ilçeler kuruldu. Hatta Pendik ilçesi kartal ilçesinden daha önce kuruldu. Bizim kartal ilçesinin geçici yönetiminde Pendik`te Osman Özçelik, Serhat Bucak, İsmail Hakkı, M. Ali Eren ve daha birçok isim katılmıştı, çok tartışmalı geçmişti. Üç kişi de Maltepe’den yönetim kuruluna girmişti. Kartal ilçe kongresinde ilçe başkanımız Maltepe’de oturuyordu Sayın Nusret idi. Ben de İlçe sekreterliği görevini yapmaktaydım.

Fakat Apê Musa’yı Maltepe cevizli’deki Dragos tepesinin batısındaki evine taşındıktan sonra ilk HEP kartal ilçe yöneticileri olarak yaptığımız bir Bayram ziyaretinde yakından tanıştım.

Hatta yaptığımız bu ilk ziyaretimizde en çok Apê Musa’nın dairesinin dış kapısı beni şaşırmıştı. Çelik kapının dışında bir de kafes şeklinde kapı yapmıştı. O gün oğlu da ordaydı. Musa amcanın oğlunun üzerinde, lacivert bir takım vardı. Beyaz gömleğin üzerine papyon takmıştı, bir yere gidiyordu. O bize kapıyı açtı. Hoş beşten sonra Musa amcanın oğlu ayrılıp gitti. Ben, Ömer abi, Dursun abi, Reşit abi, Nusret, Firhat beraberce gitmiştik. Hatta Reşit’e takılmıştı. Reşit abiye Hz. Muhammed üzerinde yüklendi. Dursun abi gülmüştü. O’na da “Dursun’ê min Eli’yê te jî pir pak nîne” demişti.

 

Musa amcanın morali bozuktu. Bu bozukluğunun nedenini ısrarımız üzerine açıkladı. O gece birinin orda olduğunu söyledi. Bu kişiyle yaptığı tartışmanın kendisini üzdüğünü, söyledi. Tekrar ısrarımız üzerine bu kişinin Selim Çürükkaya olduğunu açıkladı. Peki “sana ne?” dediğimizde, Apê Musa, O bana “ya Apê Musa sen ne yaptın ki biz sıfırdan başladık” diye geçmişteki mücadelemizi küçümsüyor.

 

Biz “peki sen ne dedin? Diye sorduğumuzda, Apê Musa, “Selimê min sıfırın altında eksi on bir idi, biz sıfıra getirdik, siz de oradan başladınız” dedim.

 

Ben İsmail Beşikçi’nin Sirkecideki DGM duruşmalarına zaman buldukça giderdim, ama her seferinde dayak yeyip geri geliyordum. Zaten 20 kişiden fazla yoktu. Yakın ilişkimiz Hoca ile olmadı, fakat diğer arkadaşları tanırım. Hatta İbrahim’in kaynı Kadıköy İlçe başkanı Ali Ekber’in altındaki tempra marka arabasına kadar…

 

İsmail hocanın konu ettiği Tuzla - Maltepe toplantılarını iyi bilenlerdenim. Hatta Ferudun Yazar’ın Ali Demir, Leyla Zana ve diğer milletvekilleriyle Maltepe ilçe açılışına yaptıkları ziyarette Apê Musa da geldi ve “çocuklar burnumun dibinde açılış yapıyorsunuz bana neden haber vermiyorsunuz?” diye sitemde bulundu. O zaman Maltepe bizden ayrılmıştı. Başkan Adayı da Cemil’di.Çünkü Apê Musa Kürtlerle ilgili her ne varsa katılmak isterdi.

 

Tam o dönemde Yaşar Kaya ile ilgilide bir yazısı çıkmıştı. Ferudun Yazar “Apê Musa Yaşar abiye karışma” demişti. Apê Musa “Ferudun sen sus! Bak seninle ilgili de bir yazı yazarım!” demişti. Hatta "Tu Jî pir pak ninî Feridun" diye bir de espri yapmıştı.

 

Apê Musa farklı bir kişilikti. Kürtler kendisini anlayabildi mi, hak ettiği değer verildi mi, verilmedi mi, zengin mi, fakir mi yaşadığı göz önündedir. Ölüm şekline bakıldığında çok hüzünlü ve düşündürücüdür. Çünkü biz Kürtler biri öldükten sonra ona değer veren ölüsever bir toplumuz, bu aşikar. Musa amcanın bu Farklı kişiliğini 49’lar diye bilinen Kürt aydınları arasında Canip Amca açık bir dille anlatıyor ve “bizim 49’lar arasında farklı sosyalist bilinci olan iki kişi vardı. Biri Musa Enterdi, diğeri Dr. Şıvandı” diye anlatıyordu. Hatta cezaevinde şort giyip güneşlenmesi oradaki arkadaşları tarafında beğenilmiyormuş, fakat kimse cesaret edipte Musa’ya söyleyemiyor. (Çoğu da Feodal anlayışlı. Hatta söylenilenlere ve okunanlara bakıldığında; Dr. Şivan’ın ölümünde bu kişilerden bir kaçının parmağı olduğu kesindir.) Bu ulu çınar ne hikmetse yere devrildikten sonra görülüyor. Çınarlar ayaktayken görülmeli ve görkeminden istifade edilmeli. Musa amca lafını esirgemez ve ayrıca derviş misali bir kişilikti.

Biz o dönemde partinin il ve ilçelerini ayakta tutmak için tüm zorluklara rağmen yemekli geceler düzenlerdik. Gecelere Apê Musa’yı da davet ederdik. Apê Musa yapısı gereği her konuşmasında mutlaka bir iki de muhteşem hikâyelerini anlatırdı ve konuya canlılık katardı. Atatürk’ün annesiyle ilgili hikâyesini herkes bilir. İnsanları hem güldürür ve hem de düşündürürdü. Fakat Musa amcanın bu gecelere davet edilmemesini istemeyen birçok insanla da karşı karşıya geldim. Hatta gece bekçiliği görevi verilen yetkili çingenenin babasını infaz etmesi misali “bu sarhoşu çağırmayın!” diyorlardı. Ve bunu da birilerinin adına yapıyorlardı. Veya öyle görünüyorlardı. Diyeceğim; fakat birileri bunu nasıl da oluyor görmüyordu sorusu adamın kafasına takılıyor! Bu muhtarlar neden ondan kurtulmak istiyorlardı? Biraz düşünmek gerekmiyor mu?

 

Oysa Apê Musa Bilgeliğe erişmiş derya gibi kafasıyla bazı şeyleri artık yerle bir etmişti. Verdiği yanıtlar çok felsefik doğal olarak doğaçlamalıydı. İnsanların kafalarını arkasında veya koltuk altlarına gizlediği sır gibi sakladığı o gerici geleneği yıkmış, kendisine güvenen, lafını esirgemeyen bir kişilikti. Gördüğü işkenceler, çektiği zorluklar da bir yana konulursa, zaten hep söylediği “ben altıma yaparak ölmek istemiyorum” diyordu. Kimin O’nu Jitem’e servis ettiğini kimse bilmiyor.

 

Anlatımı ve hitabı deryalığıyla bütünleşmiş, kendisine has bir üslubu vardı. Diyarbakır’da yapılan işkenceleri anlatırken “bana envayı çeşit işkence yaptılar, bu da yetmedi üstüme yüzüme gözüme işediler. Bana dediler ki arkadaşlarını söyle. Ben de dedim ki tamam, hele bir nefes alayım ben size arkadaşlarımı söyleyeyim dedim. Etrafıma toplandılar ağzımdan çıkan kelimelere bakıyorlar. Ben kendilerine sordum. Yıl kaç diye, 1963 dediler. Dedim bu yıl doğanların hepsi benim arkadaşlarım. İşkencenin dozunu git gide artırdılar” diye anlatıyordu.

Bir başka hikâyesi Ziverbey köşkünde kendisine yapılan işkencecileri anlatırken de “rütbeliler etrafımı sarmış işkence yapıyor. Bir yandan da komünist, Allahsız diyorlar. Ben yine bir müsaade istedim konuşmak için. Etrafımdakiler dinlemeye konuldu. Ben dedim bilir misiniz, Allah yeryüzüne yolladığı büyük peygamberlerini yanına çağırmış sorgu sual eylemiş. Hepsi çok dikkatlice anlatacaklarımı dinliyor.

 

Dedim Önce Musa’yı çağırmış huzuruna. Musa Allahın huzuruna çıkmış. Allah; “Ey Musa ben seni Peygamber yolladım sen halkına ne yaptın?” Musa şöyle der, efendim siz dert vermiştiniz tüm halk kırılıyordu, ben de ilacını buldum. Çok insanı sağlığına kavuşturdum. Bir takım şeyler daha söylemek ister. Allah tamam der sen insanlığa hizmet etmişsin. Gerisini anlatmaya değmez. Bunu alın cennete götürün demiş. Allah İsa’yı çağırır huzuruna. Ya İsa seni peygamber yolladım sen ne yaptın halkına? Demiş.

İsa, Allahım siz petrolü kilometrelerce yerin dibine gizlemiştiniz ben yeryüzüne çıkarıp halkın hizmetine sundum. Kıtalar yaratmıştınız motor yaptım insanları biribiriyle tanıştırdım. Allah dur yeter. Sende halka hizmet etmişsin. Bunu da alın cennete götürün demiş. Allah bu seferde Muhammedi çağırır. Ya Muhammed ben seni peygamber yolladım sen halkına ne yaptın?

Muhammed; “ya rabim ben halka Abdest almasını, beş vakit namaz kılmasını öğrettim” der demez. Allah dur der. Sen halkına hizmet etmemişsin. Bunu doğru cehenneme götürün der. Dedim, hepsi birden ayağa kalkarak bu komünisti konuşturmayın bir daha, bizim aklımızı da çelecek dediler ve başladılar dövmeye. diye anlatıyordu.

 

Apê Musa böyle bir Kişilik. Rakısını da içerdi. Küfrünü de ederdi. Her küfrü edebiyat ölçülerinde emsalsiz değerliydi ve anlamlıydı.

Son görüştüğümde sanırsam Diyarbakır’a gitmeden bir iki Hafta önceydi, “beni tehdit ediyorlar bu ara çok sık oluyor” demişti. Aslında ben Diyarbakır’a gitmek istemiyorum, durumumda müsait değil. Fakat şimdi Musa`nin burnu büyümüş” derler. Bak buraya gelmeden sabah yine biri bana telefon açtı. Hızlı hızlı nefes alarak ne anamı ne bacımı ne karımı bıraktı. Ben hiç tepki vermeden dinledim. Tam kapayacaktı dedim dur benimde iki sözüm var. Bak ben dinledim seni. Şimdi sen dinle “şayet dinciysen senin peygamberini, milliyetçiysen senin liderini, Kemalistsen dedim tık dedi kapattı. EZ APÊ We me. Onlar benim küfürlerime de dayanmaz. Evet apê Musa küfür ederdi...

Bu Grup Yorum’un bir kasetine 33 kurşun şiirini okumuştu. Bunun için dahi eleştiri hedefi olmuştu. Şimdi derdi bu Grup Yorum çaldı mı, beni Munzur’un doruklarına götürüyor. Ne var bundan bana eleştiri getiriyorlar. Belki de Apê Musa daha ziyade bizim aptallığımıza küfür ederdi.

 

Hatta eski Çakıl Gazinosunda HEP (Halkı Emek Partisi) yemeğine bilet alarak bir köşede kepini öne doğru eğen yemek ve içkisini içen sırada bir insan gibi destek sunan AHMET KAYA fark edilir. Sunucuya iletilir. O arada sunucu Aramızda AHMET KAYA var, diye bir anons yaptı. Ahmet’i sahneye davet ettiler. Ahmet sahneye çıktı ben de kürdüm, fakat Kürtçe bilmiyorum dedi. Ve "Hele hay hay..." diye bir iki mısra söyledi. Hurra Ahmet’e saldırdılar. Ortalık karıştı. Sahnede önlem alındı. Sonra Ahmet´tin şu sesi duyuldu. Yahu Gözüm Bir Mercedes almışım, onu da sağlığım için bir kaza veya başka bir şeyde beni daha iyi korur diye. Neden bana böyle yapıyorsunuz demişti. Ahmet de iyi küfür ederdi.

 

Ya Allah aşkına biz çok ilginç bir halkız. Her şey beklenilir. Bakın Ahmet Kaya’yı Sünnet düğününe çağırıp şarkı söyletecek kadar enteresan halkız. Gerisini boş verin! Bunları konuşmak veya tartışmak insanları itibarsız etmez. İtibar kazandırır. Bir bakalım o dönemde Kürtleri yönetenler veya siyasetin en doruğunda olan insanlar bir parmak kaldırmakla 10 binleri ayağa kaldıranlar, burnunda kıl aldırmayanlar bugün ne haldeler! Hatta dünyanın hiç bir yerinde bir harekette veya başka bir yerde bu kadar insan ayrılmamış. Ayrılanların çoğu da üst düzeyde olsun. Bir başka yerde olsaydı kaç örgüt kaç parti oluşurdu. Hani bizde ne oluyor? İşte bizim gerçekliliğimiz. Bu zihniyette siyaset yapmak Kürtlere mahsustur. Bu zihniyetle Apê Musa’yı anlayabilir miyiz? Onun halinde, onun o yaşlı ve bilgeliğinde ne anlarız?

 

Peki, neden üç kişi bir araya gelemiyor. Burada bir yanlışlık yok mu? Nerede bilinç, politika, siyasetçi, demokratlık, hani nerede kalmış demokrasi? Apê Musa bir aydındı, biz aydın insani pek sevmeyiz. Bu bir gerçek. Kaldı ki Apê Musa bir sosyalisti. Anlayışı gereği asi ve eğilmezdi. Bu muteber bir tavır değil Kürtler açısında. Kürtlerin bir ata sözü var "NİSKİ GİSK GÖRMEK" biz bu niskleri GİSK gördük, ne yazık ki GİSK`ler aradan kayıp gitti. Şimdi şu yapılanlar, bu insanlara sağlığında verilen değerin bir ölçütü. Bu söylediklerim İbrahim yapmış veya yapmamış anlamında değil. Bu bir vaka. Bunu tartışıp tekerrür etmemesi lazım. Ölüler konuşamaz. Fakat bizler de bildiklerimizi doğruca yazmak veya konuşmak zorundayız. Doğruyu bulmak adına.

İsmail Hoca’nın söylediği yokluk, fakirlik doğrudur. Fakat bazıları da cebinde mark, dolarlarla dolaştığı bir gerçek.

 

İstanbul iline kaç araba tahsis edilmişti. Kaç kişi partinin veya başkasının parasıyla sözüm ona siyaset yapıyordu. Kaç milyonları alıp giden oldu. Bunlar şimdi nerede, ne yapıyorlar? İnşaat firmaları, evleri, daireleri kimler aldı? Apê Musa bunları hak etmiş miydi? Bu önemli. Hoca buna neden gerek görmüş bu da düşündürücü.

2. 12. 2012
Süleyman Doğan

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EN SON EKLENEN HABERLER

Munzur için pedal çeviriyorlar

29.07.2014

Munzur için pedal çeviriyorlar “Munzur'a Pedal” adı altında bir araya gelen 11 doğa gönüllüsü bisikletçi, Tunceli'de yapılması planlanan baraj ve HES'lere dikkat çekmek amacıyla yola çıktı. Bugün Pülümür'de başlattıkları
Antalya Bld. Başkanı Türel ANSAN’a Baskı Yapıyor

29.07.2014

Antalya Bld. Başkanı Türel ANSAN’a Baskı Yapıyor Yerel yönetim seçimleri sonucu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığını alan AKP'li büyük belediyeci Menderes Türel, bundan 2140 yıl önce kenti kuran II. Attalos'tan bu yana ücr
Seçimlere İlişkin Radikal Demokrasi E-Mail Grubuna Bir Açıklama

29.07.2014

Seçimler ve Marksistler Seçimlere İlişkin Radikal Demokrasi E-Mail Grubuna Bir Açıklama Yazılarımın anlaşılmasında bazı sorunlar var. Onları paylaşan bircok arkadaş bile sadece kendi pozisyonuna bir destek bulduğu için paylaşıyo
Kadim Laçin - Can Çekişen Tabu Ve Sol Şehitçilik

29.07.2014

Teba’nın Tabusu... Can Çekişen Tabu Ve Sol Şehitçilik Kadim Laçin Teba topluluklarının her zaman sarılması için bir Tabu’su olmuştur. Tabu’yu icat edenler tabiatıyla tabut’u nu da vermişlerdi. Henüz Teba toplumu olmaktan kur
Kamer Söylemez - Weçînîtîsê serokkomariye

29.07.2014

Weçînîtîsê serokkomariye Kamer Söylemez Tirkiye de dolimo virenoke jû siyasetvano kurd bi kamiya xo kuno weçînîtîsê serokkomariye. Kok-mok, asil-mesil niyo. Selahattîn Demîrtaş bi kamiya xo ya zelale bî namzetê HDP yê serokkomariy
Dengir Mir M. Fırat AKP'den istifa etti

29.07.2014

Dengir Mir M. Fırat AKP'den istifa etti İktidar partisi AKP'nin kurucu üyesi ve eski genel başkan yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Facebook adresinde yayınladığı bir açıklamada partisinden istifa ettiğini duyurdu. Fırat, geçen ha
Fidan Doğan için Muhabbet Cem'i yapıldı

29.07.2014

Fidan Doğan için Muhabbet Cem'i yapıldı Sev-Der tarafından Maraş'ın Elbistan ilçesinde dördüncüsü düzenlenen ve Paris'te katledilen 3 Kürt kadınından Fidan Doğan anısına atfedilen Sev-Der Halk Festivali ikinci gününde Kantarma D
Namık Çınar - Dikte edene tavır almayan özgürlükçü değildir

29.07.2014

Dikte edene tavır almayan özgürlükçü değildir Namık Çınar Bugün bayram!         Ve bayramlarda, gönlümüzün ne tasası varsa bir yana bırakıp iyi şeylerden konuşmak âdettendir.   &nb
Elazığ'da 2 Kaza 2 Ölü, 4 Yaralı

27.07.2014

Tunceli'ye giden Hasan Asıl yönetimindeki 62 AP 347 plakalı otomobil, aşırı hız nedeniyle sürücüsünün kontrolünü yitirmesi sonucu yaklaşık 30 metre derinliğindeki uçuruma yuvarlandı. Tunceli'ye giden Hasan Asıl yönetimindeki 62
İsrail Zulmüne Karşı Bir Aradayız!

27.07.2014

İsrail Zulmüne Karşı Bir Aradayız! İsrail işgalinin kıyıma, katliama dönüştüğü günlerden geçiyoruz. İşgalci İsrail Devleti Gazze Şeridi’ni bombalıyor. Aileler yok ediliyor. Katliamcı için ölenin asker ya da sivil olması
Yasemin Çin - KUR’AN, Özgürlük Kitabı’dır!

27.07.2014

KUR’AN, Özgürlük Kitabı’dır! Yasemin Çin Kur’an; Yüce Yaratıcı Allah’ın, Kendisini tanıttığı, muhteşem güzellikteki öğüt, öneri, tavsiyeleri ile, uyarı ve sınırlarını içeren sözlerini, Peygamberimiz aracılığı
Demir Küçükaydın - Kara Delik

27.07.2014

Kara Delik Herhangi bir gidişin (prosesin, sürecin) sonuçlarının kendini ortaya çıkaran koşullar ve nedenler üzerindeki karşı etkisinin incelenmesi diyalektiğin özüdür. Ama bunun için de öncelikle evrenin bir şeyler toplamı değil
İrfan Sarı - Yeniköprü Jandarma Devleti

27.07.2014

Yeniköprü Jandarma Devleti İrfan Sarı Evet, sene iki bin on dört aylardan temmuz ve ruhun temizlendiği ramazandayız. Ortadoğuda bir Arap fırtınası esti adına “Arap Baharı” dendi. Mübarek, Kaddafi yel hafifliği bir güçle devri
Abbas TAN - Sosyal Tesislere Cami Yapımı Başlayacak

27.07.2014

Sosyal Tesislere Cami Yapımı Başlayacak Abbas TAN Kıyılarda Sosyal tesislere ibadet yerleri eklendi. Yeni yasaya göre okullarda zorunlu olan ibadet yerleri artık tatil yerlerinde,özellikle sahildeki sosyal tesislerde de zorunlu oldu. Bu d
Paşacık Köylülerinden Sulama Göleti Tepkisi

26.07.2014

Tunceli'nin Çemişgezek ilçesine bağlı Paşacık köyünde yapılması planlanan sulama göletini köylüler protesto etti. Köy sakinlerinden emekli öğretmen Cafer Demir, pankart ve sloganlarla Cumhuriyet Meydanı'na inen kalabalığa, yapıl
Kurmeşliler festivalde buluşuyor

26.07.2014

Kurmeşliler festivalde buluşuyor Dêrsim'in Pêrtax (Pertek) ilçesine bağlı Kurmeş köyünde 7. Kurmeş Festivali, 'Munzur özgür akacak, Halklar kardeş yaşayacak' sloganı ile düzenleniyor. Almanya'nın Wiesbaden kentinde çal
Suat Bozkuş - İki üç daha fazla Rojava

26.07.2014

İki üç daha fazla Rojava Suat Bozkuş İsrail Filistin halkına saldırırken, Rojava Devrimine yönelik saldırılar da şiddetlendi. Görünürde saldırganlar IŞİD çeteleridir. Ama IŞİD çetelerini kim ne hesapla destekliyor sorusu açı
Günay Aslan memleketi Van'da çiçeklerle karşılandı

26.07.2014

Avrupa'da sürgünde geçen 19 yılın ardından ülkeye dönen Kürt Gazeteci Yazar Günay Aslan, memleketi Van'da çok sayıda kişi tarafından karşılandı.  Yazdığı kitaplar nedeniyle tutuklanan ve 1995 yılında Almanya'ya gitmek zoru
Cemal Babaoğlu - Gazze-Kobane Hattında İnsanlık Dramı

26.07.2014

Gazze-Kobane Hattında İnsanlık Dramı Cemal Babaoğlu Kürtler ve Filistinliler, Ortadoğu halklarının en mazlum topluluklarıdır. Biri İsrail devletinin, diğeri ise Türkiye, Suriye, İran ve (Irak) devletlerinin baskısı altında inim i
Faiz Cebiroğlu - Marks'ı aşanlar...

26.07.2014

Marks'ı aşanlar... Faiz Cebiroğlu faizce@hotmail.com Türkiye'de, moda oldu: Marks'i aştım. Lenin'i aştım diye. Moda, Fransızcadır, bir davranış biçimi de oluyor. Moda, güncelde kalmak içindir: Güncelde kalabilmek için, bir önceki
Karakoldan Açılan Ateş Sonrası Dersim’de Orman Yangını Başladı

25.07.2014

Karakoldan Açılan Ateş Sonrası Otların Tutuşmasıyla Orman Yangını Başladı Tunceli merkeze yaklaşık 13 kilometre mesafede bulunan Babaocağı Köyü yakınlarında akşam saatlerinde başlayan orman yangını, müdahale yapılamadığı
Hasan Ali KIZILTOPRAK - Alevilere “korku verirler”

25.07.2014

Alevilere “korku verirler” Hasan Ali KIZILTOPRAK “Dirilirler dilirler gelirlerHuzur-ı mahşerde divan dururlarHarami var diye korku verirlerBenim ipek yüklü kervanım mı var”(Karacaoğlan)Alevilere yönelik tahrik edici saldırılar son
Halil Savda - Oyum Ekmeleddin’e diyenlere

25.07.2014

Oyum Ekmeleddin’e diyenlere Halil Savda Erdoğan’ın otoriter ve tekçi iktidarından tek kurtuluş yolu olarak Ekmeleddin İhsanoğlu sunuluyor. Şimdi Kürtleri, Alevileri, demokratları ve sosyalistleri bu çatının altına sürüklemeye
Sibel Özbudun - Bolivya’nın “Komünoter Sosyalizm”i Ve “Buen Vivir”i

25.07.2014

BOLİVYA’NIN “KOMÜNOTER SOSYALİZM”İ VE “BUEN VİVİR”İ…[1] SİBEL ÖZBUDUN “Dikensiz gül yoktur ama gülsüz pek çok diken vardır.”[2] Ağustos 2011’de, Yuracare, Moxeno ve Chiman cemaatlerine mensup 1000-1500 kadar yerli
Temel Demirer - Tiyatronun Saldırganlığa Yanıtı, Başkaldırıdır!

25.07.2014

TİYATRONUN SALDIRGANLIĞA YANITI, BAŞKALDIRIDIR![*] TEMEL DEMİRER “Asıl özgürlük, başkaları gibi ya da herkes gibi düşünmeye mecbur olmama özgürlüğüdür.”[1] Coğrafyamızdaki -çoklu hedefleri olan- “Büyük Dönüşüm
Fikret Başkaya: ‘Kurucu kaos’ işliyor

25.07.2014

Fikret Başkaya: ‘Kurucu kaos’ işliyor Prof. Fikret Başkaya, şu anda Ortadoğu’da ‘kurucu kaos’ stratejisinin gereği olan planın işlediğini belirterek, Musul’un el değiştirmesi, Rojava’ya saldırılar ve İsrail’in son hamle
Namık Çınar - Erdoğan başkan olacak gibi görünüyor

25.07.2014

Erdoğan başkan olacak gibi görünüyor Namık Çınar Hiç tereyağından kıl çeker gibi olacağa benzemiyor, bu badireyi atlatmak.         “Cumhurbaşkanı”, daha doğrusu kendi ifadesiyle “Başkan”
Kardere Köyü’nün Tek çeşmesi ve Deresi Kurumuş Durumda

25.07.2014

Dersim’e bağlı Kardere Köyü Muhtarı İzzet Polat’ın Facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden yazdığı mesajda; “Şebeke suyu, köyün tek çeşmesi ve köyün deresi kurumuş durumdadır. İçme suyu ped şişelerde satın alınmakt
Tunceli Emek Gazetesi’nden Festivale Özel T-shirt ve Şapka

25.07.2014

20 Liraya Şaşırtan Teklif Festivale özel 200 adet kupamız var. 14. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne geldiğinizde, sevdiklerinizi20 liraya çok mutlu etmeye ne dersiniz?Sizin, sevdiklerinizin, beğendiğiniz sanatçının veya tanınmı
Munzur Kültür Ve Doğa Festivali Programı Açıklandı

24.07.2014

Tunceli’de bu yıl 14.’sü düzenlenecek olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali programı açıklandı. Tunceli’de bu yıl 14.’sü 31 Temmuz, 1-2-3 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali programı